Asliye Hukuk Mahkemelerince görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. HMK’nın 22/2. maddesinde “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamından, davanın Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemece, 06.10.2014 günlü celsede davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına, 06.11.2014 gün ve 2009/669 - 2014/1885 sayılı ilâmla ise Diyarbakır Adliyesinde müstakil tüketici mahkemesi kurulması nedeniyle dosyanın tüketici mahkemesine aktarılmasına karar verildiği, Diyarbakır 1....
e iletilmesinin noter aracılığıyla ve ihtarnameyle talep edildiği, Bu ihtarnameyle davalı tarafa tebliğ olunan hususların da yerine getirilmemesi üzerine bu defa 19-27 Şubat 2022 tarihleri arasında yapılması gereken fuarın süresinin kısaltılarak, hatta önceki deneyimlerle sabit olduğu üzere fuardan faydanın yoğunlukla sağlanacağı 27 Şubat Pazar gününün fuar süresinden çıkarılıp, fuarın 19-26 Şubat 2022 tarihlerinde gerçekleştirileceğinin duyurulduğu, Bunun da sözleşmeye aykırı olduğu, Fuarın gerek sözleşmeyle belirlenmiş 19-27 Şubat, gerek tek taraflı olarak ve usulsüz şekilde değiştirilen 19-26 Şubat tarihlerinde yapılacağının "Yurt İçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul Ve Esaslar" kapsamında ilan edilen fuar ana takviminde gösterilmediği gibi ilan tarihi itibariyle sözü edilen takvime alınmasının ilgili mevzuat karşısında olanaksız olduğu, ayrıca ......
Dosya kapsamından, davanın vergi dairesine ve vergi dairesi müdürüne karşı haksız haciz ve yargı kararının yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle yargı merciinin verdiği kararın yerine getirilmemesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddia edilmektedir. 2577 sayılı İYUK'nun 2/1 ve devamı maddelerinde idari dava türleri açıklanmıştır. Eldeki dava idari eylem ya da işlemden değil, yargı kararının yerine getirilmemesinden kaynaklanmaktadır ve bu nedenle idari yargıda görülmesi gereken dava türlerinden değildir. İYUK'nun 28/2. maddesindeki değişikliğin 6526 sayılı Kanunun 18. ile maddesi 21/02/2014 tarihinde yapıldığı, dava tarihine göre davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş; hükmün, bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/07/2013 gününde verilen dilekçe ile mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/01/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 16/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/04/2015 gününde verilen dilekçe ile mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Borsa İstanbul AŞ aleyhine 15/04/2015 gününde verilen dilekçe ile mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin usulden reddine dair verilen 26/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 25/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :26/03/2015 NUMARASI :2013/475-2015/111 -K A R A R- Dosya içeriğine göre dava, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasına ilişkin olarak verilen kesinleşmiş mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Buna göre; temyiz inceleme görevi 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 14. maddesi ile Başkanlar Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 8 sayılı kararı uyarınca Dairemiz görev alanı dışındadır. Dosyanın inceleme yerinin belirlenmesi için 11 Nisan 2015 Tarihli ve 29323 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik Yargıtay Kanununun 60/II. fıkrası uyarınca dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 28/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Hukuk Dairesi 25.05.2016 gün 2014/10149 E., 2015/7641 K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verdiğini, Yargıtay bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna gidilmişse de bu talebin Yargıtay tarafından reddedildiğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. numarasını alan dosyada mahkeme tarafından 15.02.2018 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, temyiz üzerine Yargıtay'ın 30.09.2019 tarihinde hükmü onadığını, Yargıtay onama ilamına karşı taraflarından karar düzeltme başvurusu yapıldığını, Yargıtay'ın 10.03.2021 tarihinde yerel mahkeme kararını bozduğunu,mahkememizin 2021/283 E. Numarasına kaydedildiğini, hukuki sorunun ... ile ... arasında yapılan hisse devir sözleşmesi hükümleri çerçevesinde ...'nin tazmine konu tutarlardan dolayı ......
Anılan maddede; mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgilinin, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabileceği hükme bağlanmıştır. Madde metninde açıkça belirtildiği üzere; davalı kamu görevlisi (belediye başkanı) aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için mahkeme kararının davalı tarafından kasten yerine getirilmemesi gerekmektedir. Ancak dava dışı ... ile akdedilen sözleşmenin feshine ve adı geçenin dükkandan tahliyesine ilişkin 23/09/2010 tarih, 2010/244 sayılı karar ile davalının, davaya konu mahkeme kararlarını uygulama yönünde irade ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Bu tarihten sonra dükkanın davacıya teslim edilememesi dava dışı kişi ile ilgili yargılama süreçlerinden kaynaklanmakta olup davalı belediye başkanının mahkeme kararlarını kasten yerine getirmediği kabul edilemez....
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 9....


