"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Uyuşmazlık; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi sonrası taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 13. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine 21.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi....
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan harici "gayrimenkul satış sözleşmesi" ve aynı tarihte yapılan resmi satış sözleşmesi bir bütün olarak ele alındığında satıcı, taşınmazın satımını ticari ve mesleki bir amaçla yapmış, alıcı ise tüketici sıfatıyla satın almış olup aralarındaki ilişki tüketici işlemi olduğundan bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklara da tüketici mahkemesi bakması gerektiğinden o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması kanundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Açıklanan bu olgu karşısında, mahkemece, ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yok ise, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi yerine davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Az yukarda da açıklandığı üzere, söz konusu “alacağın temliki” sözleşmesi ile, gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar, alacağı temellük eden davacıya geçmektedir. Sonuç olarak davacının, dava dışı ... ile imzalamış olduğu 15.12.2008 tarihli “Devir Protokolü” ve bu protokolün ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen, davalı ile dava dışı ... arasında imzalanmış olan 16.2.2005 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince, alacağın temliki hükümlerine göre taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli alacağı yönünden davalı-satıcıya karşı dava ve talep hakkı mevcut olup, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.01.2015 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir....
Somut olayda; Davacı noterden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı, taşınmazın üçüncü kişiye satıldığını, satışın muvazaalı olduğunu iddia ederek ... iptal ve tescil ikinci kademede tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı davalı ...'in kötüniyetli olduğunu satışın muvazalı olduğunu ispat edemediğinden mahkemece ... iptal ve tescil davasının ve davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmüştür. Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesi geçerlidir. Davacı ve davalı ...'ın yaptıkları biçimine uygun satış vaadi sözleşmesi ile belirlenen bedelin davacı tarafça nakten ve tamamen ödendiği sözleşmede belirtilmiştir. Böylece, resmi sözleşmede ödendiği belirtilen bedelin ödenmediğinin; ancak, aynı değerde başka delil ile ispatı gerekeceğinden davacının satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirdiğinin kabulü gerekir. Taşınmazın davalı tarafından üçüncü kişiye satıldığı ve ifanın artık imkansız hale geldiği tartışmasızdır....
Mahkemece toplanan delillere göre, noterlikçe resmi şekilde yapılmayan gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin geçersiz olduğu, taraflar arasında adi şekilde yapılan dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olması nedeni ile bu sözleşmenin feri nitelikteki cezai şart hükmündeki gecikme bedelinin de istenemeyeceği, ayrıca geçersiz sözleşme gereğince belirlenen teslim tarihi de geçersiz olup, bu gecikme nedeni ile manevi tazminatın da istenemeyeceği gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ile dava dışı arsa maliki arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenicinin payına düşecek olan taşınmazların alacağın temliki hükümleri uyarınca 3.kişilere yazılı şekilde devri geçerlidir. Mahkemece davacı ile davalı arasındaki yazılı satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu düşünülmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Mahkemece, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 14.06.2004 tarihinde düzenlenen gayimenkul satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın dava dışı kooperatife olan borçlarından davalının sorumlu olduğu iddiasıyla açılan alacak davasıdır. Mahkemece; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden doğan hakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davalı ile davacı ... ... arasında imzalanan 14.06.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile kazanılan hakların 14.06.2009 tarihine kadar geçerli olacağı, bu nedenle davaya konu 19.11.2012 tarihinde düzenlenen kooperatif borçlarından dolayı düzenlenen senetler nedeniyle yapılan ödemelere ilişkin olarak davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçe gösterikmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirmek gerekir ki; satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemlerinde uygulanacak zamanaşımı süresi 6098 sayılı T.B.K....
Hukuk Hakimliğince verilen 07.03.2013 gün ve 2011/254-2013/79 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptâl tescil veya alacak istemiyle açılmış, mahkemece davalı ... girişim aleyhine bedele hükmedilmiş, karar davalı ... girişim vekilince temyiz edilmiştir. Davadaki talep, mahkemenin kabulü dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında, tapunun devredilememesi nedeniyle tazminat isteminden kaynaklanmış olmakla, kararın temyiz incelemesi yapma görevi ... .... Hukuk Dairesi’ne aittir. Ne var ki; aynı Dairece de görevsizlik kararı verilmiş olduğundan, dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Dairenin belirlenmesi için ... Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu’na gönderilmesi gerekmiştir....
Anılan kararın temyizi üzerine---- sayılı ilamı ile;"Ne var ki davacının dayandığı 23.11.2015 tarihli "Gayrimenkul Alım Satım Sözleşmesi" adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237 inci maddesi, “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır…” şeklindedir. Anılan hüküm bir geçerlilik şartıdır. Bu maddede öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler hüküm doğurmaz. Bu nedenle tapulu taşınmazların harici satış yoluyla devri mümkün değildir.Dolayısıyla düzenlenme anında resmi şekilde yapılmamış olan taşınmaz satışına ilişkin sözleşme geçerli kabul edilemez.Davaya konu uyuşmazlığa neden olan 23.11.2015 tarihli satış sözleşmesi, resmi şekilde yapılmadığı için geçerli kabul edilemez. Böyle bir sözleşmede, taraflar aldıklarını iade ile yükümlüdürler. Ayrıca, cezai şarta ilişkin hükümlerde geçerli olarak kabul edilemez....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/549 Esas KARAR NO : 2021/672 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2021 KARAR TARİHİ : 16/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili davalı dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı arasında 01/12/2018 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca müvekkil şirketin davalıya taksitler halinde 264.000,00-TL ödemeyi kabul ettiği, davalının da daireyi 31/10/2021 tarihinde sözleşmede yazan özelliklerde teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, müvekkil şirketin bütün taksitlerini eksiksiz ve zamanında ödediği ancak buna rağmen sözleşmeye konu projede hiçbir ilerleme olmadığını öğrendiği, yapılan araştırmada davalı şirketin ekonomik olarak zor durumda olduğu, piyasaya borçlarını ödeyemediği, işlerini tamamlayamadığının tespit edildiği, vadesi gelmemiş senetlerin ...-... şubesi tarafından taraflarına...


