İli, ...r İlçesi, 76 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak 04.08.1955 gün ve 685 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, bedelin tamamının satış vaadinde bulunana ödendiğini, sözleşme tarihinden beri taşınmazın davacıların zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, davalıların murisi adına kayıtlı tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, "davacıların murisi...ile 04.08.1955 tarih ve 685 yevmiye no.lu taşınmaz satış vaadinin tarafı olan...’ün aynı kişi olduğuna ilişkin delil sunulmayıp ilgili husus ispat edilemediğinden davacıların 04.08.1955 tarih ve 685 yevmiye no.lu taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak talepte bulunma hakları olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine" dair hüküm kurulmuştur. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir....
Dava, düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre; Dava konusu parselin 09.06.1997 günlü düzenleme sözleşme ile 70.000.000 TL. bedelle satışı vaat edilmiştir. Ancak, 25.02.2007 gününde mahallinde yapılan keşif sonunda dava tarihi itibariyle taşınmazın değeri 8000 YTL. olarak tespit edilmiştir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davalarında mahkemenin görevi HUMK.nun 1. maddesi uyarınca müddeabihin dava tarihindeki değerine göre belirlenir. Bu durumda taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerine nazaran asliye mahkemesi görevli olmasına rağmen, mahkemece sözleşmedeki değer esas alınarak görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.05.2012 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali tescil, 2. kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 26.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, Çatalca 1. Noterliğinin 30.01.2001 tarih, 0726 yevmiye no'lu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile, bir kısım davalılar murisi ..., davalılardan ... ve ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Dava, gayrimenkul harici satış sözleşmesi nedeniyle ödenen paranın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın açıklanan bu niteliğine göre hükmün temyiz inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na ait olması nedeniyle dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na gönderilmesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
KARAR Davacı, davalı ile aralarında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 nolu meskeni satın aldığını,5000 YTL peşin ödediğini ancak taşınmazın devrinin verilmediğini denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak sözleşme tarihinde ödediği bedel nedeni ile 45.000 YTL nın faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ödenen 5000 YTL nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, dava konusu taşınmazı noterde yapılan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 8.10.2002 tarihinde davalıdan satın almıştır....
HUKUK DAİRESİ Dava; geçerli taşınmaz satış sözleşmesi sonrası zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan alacak istemi ile başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 13. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine 24.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Mahkemece, davacının dayanağı sözleşme adi yazılı olup geçersiz bulunduğundan, mülkiyet aktarımı istemine ilişkin davanın reddine, bilirkişinin güncelleme yaparak bulduğu 27.193.00 YTL satış bedelinin davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davacı ile davalı arsa sahipleri temyiz etmiştir. 1-Davalılar arasında var olan 12.12.2003 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yükleniciye kişisel hak sağlar. Koşulları yerinde ise, yüklenici kazandığı şahsi hakka dayanarak arsa sahibini bir şey vermeye veya yapmaya zorlayabilir. Kişisel hak kazanan yüklenici, bu hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi, şahsi hakkını arsa sahibinin rızası gerekmeden yazılı olmak koşuluyla (BK m.163) üçüncü bir kişiye de temlik edebilir. Davacı ile davalı yüklenici arasındaki “gayrimenkul satış protokolüdür” başlıklı adi yazılı sözleşme bir temlik sözleşmesi olduğundan, mahkemenin kabulünün aksine, yeterli ve geçerlidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.11.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
N.. hakkındaki davanın mahkemece taraf sıfatı yokluğundan reddi gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu bu davalıların da davacı mimar ile davalı yüklenici arasında imzalanan mimarlık hizmet sözleşmesi hükümlerinden sorumlu tutularak haklarındaki davanın kabulü doğru olmamıştır. 3-Birleşen dava davalısı S.. N.. vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; birleşen davada davalılardan S.. N.. arsa sahibi, A.. G.. ise yüklenici olup, aralarında F.. 3. Noterliği'nde 03 Şubat 2006 tarih 02287 yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş ve bu şözleşmenin 8. maddesinde proje bedellerinin yüklenici tarafından ödeneceği, 11. maddesinde de satış hariç hertürlü işlemi yapabilmesi için arsa sahibi tarafından yükleniciye vekâletname verileceği öngörülmüştür. Uyuşmazlığın kaynaklandığı 30.03.2006 tarihli mimarlık hizmetleri sözleşmesi ise davacı mimar ile davalı yüklenici A.....
Davalı vekili, davacının yurt dışında yaşadığını, dava konusu yerin teslim edilmediğini, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde belirlenen yerin ifrazdan sonra verilememesi durumunda aynı parselden aynı yüzölçümünde başka bir yerin verileceğinin taahhüt edilmesinin de yerin teslim edilmediğinin açık bir göstergesi olduğunu, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 05.10.2015 tarihinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarihli kararı ile ilamda yazılı nedenlerle hüküm bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece "davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. 26.01.1993 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya taşınmazın bir bölümünün satışı vaat edilmiştir....


