KARAR Davacı, davalı TOKİ ile yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince 20 ay içerisinde teslim edilmesi gereken dairenin süresinden sonra geç teslim edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak geç teslimden kaynaklanan kira alacağı tazminatı olarak 500,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, konut teslimi için belirli bir tarih verilmediğini, belirlenen program dâhilinde teslimlerin yapıldığını, sosyal projelerde ödemelerin teslimden itibaren başladığını, hak kaybı bulunmadığını, kampanyalı satışlarda geç teslimden söz edilemeyeceğini, Sözleşmeye göre idareye olan borç bitene kadar konutun kiraya verilmesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının savunması esas alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı geç teslim sebebiyle kira alacağı tazminatına ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili tarafından, davalı ... aleyhine 18.03.2009 gününde verilen dilekçe ile noterden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat, davacı ... vekili tarafından ise davalı ... ve ... aleyhine 29.12.2009 gününde verilen dilekçe ile noterden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine dava dosyaları birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davacı ...'in davasının reddine, davacı ...'...
Asıl davada davacı, davacının 349 ada 3 parselde paydaş olduğunu, davalı ... ...’a ait 1/3 hissenin 28.10.2013 tarihinde davalı ...’na satıldığını belirterek ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Birleştirilen davada davacı, dava konusu 349 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki davalı ...'un hissesini 04.05.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile, davalı ...'un hissesini ise 28.12.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, davalı ...’nun bu durumu bilmesine rağmen hisseleri hile ile ... ...’a devredip daha sonra kendi adına tescilini sağladığını beyan ederek gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair verilen ilk hükmün Yargıtay 14....
Noterliği'nin 27.01.2009 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 2460 ada 9 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen ikinci normal kattan (girişte sol tarafta, yoldan bakıldığında ikinci normal kat sağ köşede bulunan) dairenin satışı konusunda anlaşıldığını, vekilin 50.000,00TL peşinat aldığını ve harici daire satış sözleşmesi ile peşinat olarak 50.000,00TL alındığına dair 27.01.2009 tarihli satış makbuzu tanzim edildiğini, bilahere davalı ... tarafından ... İnşaat Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. adına farklı bir imza ile harici daire satış sözleşmesi imzalandığını, ne var ki davacıya sözleşmeye konu taşınmazın devredilmediğini ileri sürerek öncelikle sözleşmeye konu bağımsız bölümün davacı adına tescilini, ikinci kademede 50.000,00TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen 2011/145 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili, müvekkili ile davalı ... Beton ve İnş. San. Ltd....
Taraflar arasında adi satış sözleşmesi imzalandığı ve 50.000,00-TL kapora bedelinin ödendiğini konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık; harici gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince satıcıya ödenen kaporanın tapu devrinin gerçekleşmemesi halinde geri istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamından; taşınmazların satış işleminin TMK. nun 706, TBK.'nun 237, Tapu Kanunun 26. maddeleri gereğince resmi şekle aykırı yapılmaları durumunda geçersiz sayılacağı tartışmasızdır. Buna göre, taraflar arasında akdedilen 21/06/2022 tarihli sözleşme, taşınmaz satışına ilişkin olup, geçerlilik şartı olan resmi şekilde düzenlenmediği için geçersizdir. Geçersiz sözleşme nedeniyle herkes verdiğini geri isteyebilir. Davacının 50.000,00-TL tutarında kaporayı talep edebileceği değerlendirildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17/09/2012 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat talebinin davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 25/11/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir....
Fakat elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa, iştirak bozulmamak kaydıyla, satıcı elbirliği ortağının payı, alıcı elbirliği ortağının payına ilave edilmek suretiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır. Uyuşmazlığa gelince; satış vaadi sözleşmesi ile davalı taraf 11 parsel sayılı taşınmazdaki murisinden intikal edecek hissenin satışını vaat etmiş olup, ... kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazın 18/32 hissesinde muris ... mirasçılarının elbirliği halinde malik oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmenin henüz ifa olanağı bulunmadığından, erken açılmış bir dava söz konusu olduğundan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.12.2012 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... 1. Noterliğinin 20.10.1999 tarih ve 28158 yevmiye No'lu düzenleme şeklide gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 225 parsel sayılı taşınmazda yapılan binanın 1. katı bulunana 2 No'lu 145 m2 miktarlı daireyi bir kısım davalıların murisi den satın aldığını, bedelini ödediğini ancak ...'...
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket, davacı şirket ve dava dışı 3. kişi olan ... arasında imzalanan ancak noter tarafından düzenleme şekilde tanzim edilmeyen 08/12/2020 tarihli "satış vaadi ve tellallık sözleşmesi" nin geçerli bir sözleşme olmaması sebebiyle sözleşmeye istinaden hak ve alacak talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, tellallık sözleşmesinde tellallın komisyona hak kazanabilmesi için ana sözleşmenin, yani gayrimenkul satış sözleşmesinin yapılması gerektiğini, mevcut durumda imzalanmış bir gayrimenkul satış sözleşmesi de bulunmadığını, somut olayda tellal (simsar) olan davacı tarafın ücret alacağının da doğmadığını, satış vaadi sözleşmesinin asıl sözleşme gibi düşünülerek talepte bulunulmasının mümkün olamayacağını belirterek, davanın usul veya esastan reddi ile birlikte davacı şirket aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini...
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasında düzenlenen 29.6.2001 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi geçerli bir satış sözleşmesidir.Dava dışı ... tarafından açılan satış sözleşmesinin iptali ve tespit davasının 3.7.2007 tarihinde keşinleştiği anlaşıldığından, bu tarih itibariyle taşınmazın muhdesat dahil belirlenecek bedelinin tahsiline karar verelmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir....


