Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde harç ve vekalet ücreti, takip konusu alacak ile iptal edilen tasarruf konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hükmedilir. Somut olayda takip konusu alacak miktarı 99.530,88 TL olup iptaline karar verilen taşınmazın gerçek değeri 260.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğundan, takip konusu alacak 99.530,88 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
Davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde İİK'nun 283/1. maddesi uyarınca iptal ve tescil olmaksızın, dava konusu gayrimenkule ilişkin hisselerin haciz ve satışına karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dava konusu gayrimenkulün davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2003/7066 esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil res’en bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve bozmaya uygun olarak karar verilmiş bulunmasına ve muvazaa iddiasının hertürlü delil ile ispatlanmasının mümkün olmasına ve iddianın aksinin de ispatlanmamış bulnmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Dava ön koşul yokluğundan red edildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerikerken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın geri alındığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden ise Dairenin 2013/8456 Esas -14534 Karar sayılı kararına atıf yapılarak temlikten 50-55 yıl geçtikten sonra davacının eldeki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 29. ve 33. maddeleri gereğince olayları bildirmek taraflara, hukuki nitelemeyi tespit ederek uygulanacak kanun hükmünü bulup tatbik etmek hâkime aittir. Somut olayda; iddianın içeriğine göre davadaki istek, miras bırakanın ölüme bağlı olarak gerçekleştirdiği tasarrufun iptali ile ilgili olmayıp, hukuksal dayanağını Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi (mülga Borçlar Kanunu'nun (BK) 18. maddesi) ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararından alan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı alacaktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekillerince talep edilmiş davalı ... vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22/11/2022 Salı günü davacılar vekili Av. ... geldi, davalılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 10/03/2021 tarih, 2019/6054 Esas ve 2021/2516 Karar sayılı bozma ilamında; "dava konusu gayrimenkulün ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne devredildiği, ... San. ve Dış Tic. Ltd....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ile diğer davalılar ... ve ......
Birinci talebi, borçlu ile davalı ... arasındaki 01.12.2004 tarihli tasarrufun iptali, ikincisi ise şirket ortaklarının sorumluluğundan doğan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen kararda, ikinci taleple ilgili ayrıntılı bir değerlendirme yapılarak bu taleple ilgili davanın reddine karar verilmiş ancak birinci talebin yani tasarrufun iptali talebinin kabulüne ilişkin olarak bu davanın koşullarının varlığı veya yokluğu yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın salt bedel düşüklüğü gibi bir tesbite dayalı olarak karar verilmiştir.Ancak bu tesbite dahi taşınmaz değerinin, bilirkişi aracılığı ile objektif verilere dayalı olarak alınmış bir rapor olmaksızın, subjektif bir değerlendirme ile sonuca ulaşılmış olması nedeni ile itibar edilmesi mümkün olmayıp yasanın aradığı bir gerekçe olarak kabulü mümkün değildir....
Aynı yasanın 283.maddesi uyarınca, davanın sabit olması halinde, 3.kişi adına oluşturulan kaydın tashihine gerek olmadan dava konusu malın alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak haciz ve satış yetkisi tanınmak üzere tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2.maddesi göndermesiyle HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
Bu durumda mahkemece davalılar ... ile ... arasında yapılan taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptaline ve Davacının Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2014/1434 ve 2014/3826 sayılı dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptali ile dava konusu taşınmaz üzerinde haciz yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil re'sen bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Bu nedenlerle, mahkemece takip konusu alacak ve fer'ileri toplamı ile sınırlı olmak üzere tasarrufun iptali ile yetinilmesi gerekirken, 08.10.2012 tarihinde tefhim edilen kararda tapunun iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....


