Dava, alacaklının 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve mahkeme kabulünün aksini bedel farkı olmamakla birlikte, davalı üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olmasına göre davalıların aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/06/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir....
Bu durumda mahkemece dava konusu gayrimenkulün davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3579 esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil res’en bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendindeki “tasarrufların iptaline” ifadesinden sonra gelmek üzere hükme “davacı alacaklıya dava konusu gayrimenkul üzerinde İstanbul Anadolu 4....
Bu durumda mahkemece dava konusu gayrimenkulün davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3579 esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil res’en bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendindeki “tasarrufların iptaline” ifadesinden sonra gelmek üzere hükme “davacı alacaklıya dava konusu gayrimenkul üzerinde İstanbul Anadolu 4....
ye 16.000,00 TL bedelle tapuda satış suretiyle devir ve temlik ettiğini, yapılan bu devrin ... takibini sonuçsuz bırakmak için 818 Sayılı BK.18.maddesine (6098 Sayılı TBK 19.madde) göre muvazaalı olduğunu, her iki davalının da tapudaki satış işlemindeki iradelerinin gerçek bir satış işlemi olmayıp, alacaklıdan mal kaçırmak için yapılan muvazaalı işlem olduğunu, zira taşınmazın o günkü piyasa bedelinin 75.000,00 TL civarında olup, gerçek bedelinin çok altında 16.000,00 TL üzerinden satış işlemi yapılmasının işlemin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, söz konusu taşınmazın halen davalılarca kullanıldığını,muvazaalı tasarrufun iptalini, ... dosyasındaki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere gayrimenkul üzerinde cebri haciz ve satış yetkisi verilmesini dava ve talep etmiştir....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21/10/2014 gününde verilen dilekçe ile mirası reddin iptali, ıslahla tasarrufun iptali istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, mirası reddin iptali, ıslahla tasarrufun iptali isteğine ilişkindir....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21/10/2014 gününde verilen dilekçe ile mirası reddin iptali, ıslahla tasarrufun iptali istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, mirası reddin iptali, ıslahla tasarrufun iptali isteğine ilişkindir....
Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapıldığı, gerekçeli karar başlığında dava konusunun sehven tasarrufun iptali olarak belirtildiği, ancak karar gerekçesinde açıkca davanın İİK 94. maddeye dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunun belirtilmiş olduğu ve buna göre değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. 3....
Bu durumda dava, BK nun 19 maddesine istinaden açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkin olup, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması nedeniyle, tarafların tacir olması veya davalılar arasındaki temel ilişkinin ticari nitelikte bulunması veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisi olmamasına göre, davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu29. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12/12/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere...
Mahkemece,davanın İİK'nun 277.maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olduğu, ticari dava niteliğinde olmayıp genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı...vekili tarafından temyiz edilmiştir Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 6100 sayılı HMK’nin ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile tasarrufun ... iptali davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunmasına bundan dolayı asliye hukuk mahkemelerinin görevine girdiği ve öte yandan 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisi olup, somut olayda da dava bu tarihten sonra 24.06.2013 tarihinde İİK.nin 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış bulunmasına göre davalı...
e devrettiğini, tasarrufun davalının müvekkile olan borcunun doğumundan sonra yapıldığını belirterek, dava konusu Ilgın ilçesi, ... ada 45 parsel 7 nolu bağımsız bölüm olarak kayıtlı olan davalı ... adına kayıtlı gayrimenkule ilişkin davalılar arasında yapılan satış ve devir işleminin müvekkilin alacağı miktarıyla sınırlı olarak iptali ile ... İcra Müdürlüğünün 2015/2139 sayılı takip dosyasında haciz ve satış yetkisinin tanınması ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2, 115/1-2, İİK 277 gereğince usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Bu tür davaların görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında, borçlunun aciz halinin olması gerekir....


