WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki olmadığının beyan edildiği, alacağın dayanağının nakit alacak-borç illişkisi olduğu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, mahkeme ilamına dayalı Ankara 29 İcra Müdürlüğü'nün 2010/1030 sayılı icra dosyasının iptal edilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delayetiyle 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3....

Bu açıklamalar ışığında dava niteliği itibariyle İİK'nın 277 vd. maddelerinde düzenlenen muvazaa ve hile iddiasına dayalı tasarrufun iptali davası olup BK'nın 18. maddesi anlamında muvaza temeline dayalıdır olayda taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle borcun varlığı ve miktarı tartışma konusu olmayıp muvaza yolu ile gerçekte borçlu olmadığı halde borçlu imiş gibi bir görünüş yaratılarak mahsuben taşınmazın devri işlemine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin babalarından kendilerine ... önemli bir mevkiinde fırın işletmelerinin kaldığını ve babası hayatta olduğu dönemden beri şirketin fiilen yüksek kar elde ettiğini bildiğini, buna ilişkin şirketin adı ... Limited Şirketi olduğunu, işlerin yürütülebilmesi için kardeşlerinin isteği üzerine, babalarının vefatından sonra abisi ...'...

Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptalini ilişkindir. 1-Davalılar vekili tarafından temyize cevap dilekçeleri ile vekalet ücreti yönünden düzelterek onama istemişler ise de, sunulan dilekçenin temyiz esas defterine kaydı olmadığı gibi temyiz harcıda yatırılmadığından reddi gerekmiştir. 2-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3-Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için diğer dava koşullarının yanında, iptali istenilen tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerekir.Somut olayda, tasarruf borcun doğumundan önce gerçekleştiğinden davanın ön koşul yokluğundan reddi durumunda davalı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT’sinin 7/2 fıkrasındaki göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü...

vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava, İİK'nun 277.vd.maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa'ya dayalı tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ...'nin kamu alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı dava konusu taşınmazlarını 21.09.2005 tarihinde davalı kardeşi ...'e onun da 18.06.2008 tarihinde davalı ...'ya sattığını,...'nın babası ...'un borçlu ...'...

hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nın 283. maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır." şeklinde karar verilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmiştir. Yine emsal nitelikte ki Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2016/8983 E. ve 2018/3951 K. sayılı kararında da " ... Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine girmektedir." şeklinde karar verilmiştir....

Dava, 6183 sayılı..'nun 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı alacaklı ve davalı Ahmet vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/06/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerekir nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 3-Tasarrufun iptali istenilen dava konusu taşınmazlardan biri de 1009 nolu parsel olmasına rağmen mahkeme ilamında 1900 olarak yazılması da hatalı olmuştur....

Dava; 6098 sayılı BK'nun 19. (818 sayılı BK'nun 18) maddesi uyarınca açılan muvazaaya dayalı temliki tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesine göre, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu uyarınca Aile Mahkemeleri, Aile Hukuku'ndan doğan dava ve işlere bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık ise, anılan yasal düzenlemeler kapsamındaki bir uyuşmazlık olmayıp davalı eş ile diğer davalının haksız eylem niteliğindeki davranışlarından kaynaklanmaktadır....

Hukuk Dairesinin 24/02/2016 tarihli emsal kararı gereğince mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olmakla; tasarrufun iptali yönünden açılan dava bakımından bu dosya üzerinde karar verilmesine yer olmadığına, 2/Arsalar yönünden mal rejimine yönelik açılan davanın yukarıda açıklanan gerekçeye dayalı olarak reddine” karar verilmiştir. Birleşen muvazaa nedeniyle tapu iptal-tescil davası tefrik edildikten sonra elde kalan değer artış payı alacağı ve katılma alacağına ilişkin davada bozma sonrasında kısa kararda hüküm kurulması gerekirken hüküm kurulmadığı, esasa ilişkin gerekçeli kararda esasa ilişkin red kararı verildiği, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karararasında çelişki oluştuğu görülmektedir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu çelişki mahkemelere olan güveni sarsmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz....

UYAP Entegrasyonu