Dava, İİK’nin 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmasına ve her bir davalı hakkında ayrı gerekçe ile davanın reddine verildiğinden tek bir vekalet ücreti takdirinin mümkün bulunmamasına göre davacı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Dava her bir davalı yönünden, ayrı gerekçe ile red edildiğinden ve davalı ... firması aleyhine açılan dava da ön koşul yokluğundan red edildiğinden anılan davalı lehine ayrı bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
İş Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davalı şirketin prim borçları nedeniyle davacı kurum tarafından başlatılan takipte davalının, davaya konu taşınmazlarını diğer davalıya devrettiği iddiasına dayalı tasarrufun iptali davasıdır. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın, davacı ... tarafından 6183 sayılı Kanuna göre açılan tasarrufun iptali davası olduğu ve 5510 sayılı Kanunun 88/19 fıkrası uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
İş Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi,gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davalı şirketin prim borçları nedeniyle davacı kurum tarafından başlatılan takipte davalının, davaya konu taşınmazlarını diğer davalıya devrettiği iddiasına dayalı tasarrufun iptali davasıdır. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın davacı ... tarafından 6183 sayılı Kanuna göre açılan tasarrufun iptali davası olduğu ve 5510 sayılı Kanunun 88/19 fıkrası uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve bozmaya uygun karar verilmiş bulunmasına göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Tasarrufun iptaline göre açılan davada amaç alacaklının alacağına kavuşmasını temin olduğu için, İİK'nun 283/1. fıkrası gereğince işlemin alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali ile davacıya haciz ve satış isteme yetkisinin verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nin geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklının icra dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Bu tip davaların dinlenebilmesi için, diğer dava koşullarının yanında dava konusu tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması ön koşuluna bağlıdır. Dava bu ön koşul yokluğundan reddine karar verildiğine göre karar tarihindeki Avukatlık Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle esastan reddi ile nisbi vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2013/2179 Esas sayılı dosyası üzerine tedbir konulmasına, borçlu şirket ile yapılan tüm tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar; davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın Kabulüne, Büyükçekmece 3.İcra Dairesinin 2013/2179 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin, davacının İstanbul 24. İcra Dairesinin 2013/9083, İstanbul 1. İcra Dairesinin 2013/9680 ve İstanbul 2. İcra Dairesinin 2013/10177 sayılı dosyalardaki alacağı nispetinde tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
Gerek İİK'nun 277 maddesine göre açılan tasarrufun iptali davalarında yine BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan danışıklı işlemin iptaline ilişkin davada da somut olaya göre asıl amaç alacağın tahsilini sağlamak olduğu, böyle olunca davacının muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davası açabilmesi için bir alacağının olması gerekir. Somut olayda taraflar arasındaki boşanma davası sonucunda davacı lehine nafaka ve tazminata hükmedildiği gibi davacı dava dilekçesindeki ileri sürülüşe göre katkı payı alacağı iddiasıda ileri sürülmediğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.Davanın bu nedenle reddi gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, davalı borçlu Meliha aleyhine takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla davalıların murisi ... ’e devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir. Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin kararı, Dairemizin 01.11.2016 tarih 2014/20635 Esas-2016/9661 Karar sayılı ilamı ile alacağın gerçek olmadığından davanın reddi gerektğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve bozmaya uygun olarak karar verilmiş bulunmasına ve borçlu hakkındaki takip dayanağı bonoların tanzim tarihlerinin 15.01.2009 10.02.2009 olduğu tasarrufların ise 03.12.2008 tarihinde yapıldığı, alacağın bu tarihten sonra doğduğunun iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Dava ön koşul yokluğundan red edildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur....


