WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Mahkemece, borç kaynağı bonoların 12.07.2005 tarihinde düzenlendiği iptali istenilen tapu işlemlerinin 1999-2003 ve 2004 yıllarına ait olduğu, dolayısı ile borcun doğmundan önce yapıldığı, borçlu adına yapılmış bir işlem ve muvazaa olgusunun ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, nam-ı müstear olarak yapılan satış işleminin iptali istemine ilişkindir. 1. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu 207 ada 2 parsel, 1412 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölüm ile ilgili işlemlerinin borcun doğmundan önce yapıldığından bu taşınmazlar yönünden davanın reddinin yerinde olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır....

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değerleri arasında misli fark bulunduğu, davalıların yakın akraba oldukları, yapılan tasarrufun muvazaalı olduğu, dava konusu aracın davalı borçlu ... adına kayıtlı olmadığı, ... adına kayıtlı iken diğer davalı ...'a satışının yapıldığı gerekçesiyle esas ve birleştirilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile .....plakalı araçla ilgili talebin reddine, dava konusu taşınmazla ilgili davalılar arasındaki 17.10.2012 tarihli tasarrufun davacının 2013/3 ve 2013/1196 sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir....

Plst.Amb.Tem.Ürn.San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava, İİK.’nun 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında amaç, yapılan tasarrufların butlanına hükmetmektir. Borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarruflarının “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını engellemek ve tasarrufa konu mal üzerinde kaydın düzeltilmesine gerek olmaksızın taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir(İİK. md. 283). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte ve Yasadan doğan bir davadır. Davalı borçlular Mahir ve ..., İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2004/3012 esas sayılı dosyasında ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş.'nin davacı ile yaptığı kredi sözleşmesine, aynı icra dairesinin 2004/3013 esas sayılı takip dosyasında ise ... Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti.'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.2.2015 Salı günü davacılar ... mirasçıları vekili Av. ... İnan ve davalılar ... ve ... vekili Av. ... geldi. Davalı ... ve ... vekili Av. ... geldi....

Dava, nam-ı müstear niteliğinde olan işlemin iptaline yönelik tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve borçlunun aslında kendisine ait olana ve inaçlı işlemler ile devredildiği ve son olarak annesi adına tescil edilmiş taşınmazn satışının yapıldığı 17.03.2011 tarihinden hemen sonra 30.03.2011 tarihinde dava konusu taşınmazın alındığı, taşınmazın davalı ... adına çekilen kredi ile alınmış isede çekilen kredinin aylık ödemesinin 1.968,99 TL olup yine aynı tarihte çekilen ihtiyaç kerdisi aylık ödemesinin 1.284,38 TL olduğu, davalı ...'in 2.631,00 TL maaşı ile bu borcu ödemesinin mümkün bulunmamasına ve davalıların dava konusu satış işleminden sonra anlaşmalı olarak boşanmalarına göre, davalı ... vekili ve davalı ...'...

Taraflar arasındaki namı müstear a dayalı tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Turizm Seyahat ve Organizasyon ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ......

Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müsteair neliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür işlemlerin İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptalini istenilerek davacı alacaklınının alacağına kavuşması sağlanır. Somut olayda, davacı alacaklının alacağının dayanağı 04.05.2008 tanzim tarihli bonodan kaynaklanmaktadır. İptali istenilen ilk tasarruf tarihi ise 08.07.2008 olup borcun doğmundan sonradır.Borçlu adresinde 17.06.2009 tarihinde yapılan haciz İİK'nun 105.madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olup, borçlunun başkacı mal varlığına rastlanılmamıştır. Davalıların iddia ettiği taşınmazların ise davalı borçlunun babasına ait olmadığı tapu kayıtlarındaki açıklamalar ile sabit olmuştur....

Mahkemece, iptali sitenilen tasarrufun 17.05.2011 tarihinde yapıldığı, dava konusu teknenin hiçbir zaman borçlu ... ... adına tescil edilmediği doğrudan 17.05.2011 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, borçlu tarafından yapılmış bir tasarruf bulunmadığından, dava koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, nam-ı müstear nedeniyle İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasıdır. İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır.Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gereği açıktır....

Örneğin; alacağın temliki, boşanma protokolü ile yapılan işlemler, şirket hissesinin devri, ipoteklerin temliki, nam-ı müstear ile gizlenmiş danışıklı işlemler hakkında da tasarrufun iptali davası açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile istikrar kazanmıştır. 20. Bazı tasarruflar ise İİK’da öngörülen tasarrufun iptali davasının konusunu oluşturmaz. İİK’nın 278, 279 ve 280. maddelerinde borçlunun tasarrufundan söz edilerek iptalin koşulları belirlendiğinden İİK’nın 277 vd. maddelerinde öngörülen nitelikte tasarrufun iptali davasının varlığından söz edebilmek için takip borçlusu tarafından yapılmış bir tasarruf işleminin bulunması gerekmektedir. Kural olarak, borçlandırıcı işlemler hakkında iptal davası açılamaz....

Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava BK'nun 19. dayalı muvazaa nedeni ile nam-ı müstear olarak yapılan satış işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19. maddesine göre dava yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır....

UYAP Entegrasyonu