Taraflar arasında görülen davada; Davacı...ilçesi 274 ada 59 parsel sayılı taşınmazın nevi hanesinde davacı vakıf lehine icareteyn şerhi bulunduğunu, kadastro tespiti sırasında nam-ı müstear ... (... oğlu) adına tescil edildiğini, gerçekte böyle bir kişi olmadığını, 5737 sayılı Kanun’un 17. maddesi gereğince mülkiyetin vakfa geçeceğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile vakıf adına tapuya tescil edilebilirliğinin tespitini istemiştir. Davalı hazine, kayıt maliki ..... oğlu ...’nun namı müstear isimle tescil edilen kişi olmadığını, kayıt malikinin mirasçı bırakmadan öldüğünün, gaip olduğunun ya da terk ve mübadil gibi durumlara düştüğünün kanıtlanması gerektiğini,1936 tarihli beyannamede bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasını belirterek, davanın reddini savunmuştur....
a yapılan tasarruf ile davalı ..... ile dedesi ... arasındaki 13.11.2012 tarihli tasarrufun İİK'nun 277,278,280 .maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. 3-Tasarrufunu iptali davalarında harç ve vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile (Kat'i aciz belgesine bağlanmış ise bu miktar)iptali istenen tasarrufun tasarruf tarihindeki değeri karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden nispi olarak hesaplanır. Somut olayda iptali istenen taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri 123.000 TL, takip konusu alacaklar ise esas davadaki takip dosyası yönünden 1.4.2013 tarihli kati aciz belgesine göre 38.557,91 TL, birleşen dava yönünden ise 20.3.2013 tarihli kati aciz belgesine göre 35.466,90 TL'dir....
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. İİK.nun 282.maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir....
Mahkemece iptali istenilen belgenin ayni hakka dönüşmüş bir belge olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine 2)Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK.nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır....
Somut olayda, davacı taraf, TBK'nın 19. maddesinde düzenlenen genel muvazaanın bir alt kategorisi olan nam-ı müstear iddiası, TBK 202. maddede düzenlenen işletme devri ve ayrıca, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi kapsamında, takip konusu alacaktan, takip borçlusu konumunda olmayan diğer davalıların da sorumlu tutulmasını talep etmektedir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre eldeki davada amaçlanan şey ile İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davasıyla amaçlanan aynıdır. Uygulamada, bu türden taleplere ilişkin davalar da tasarrufun iptali davası olarak kabul edilmektedir. Nam-ı müstear işleminde bazen bir sözleşme yapmak isteyen kimse çeşitli düşünce ve hesaplarla o sözleşmenin tarafı olarak gözükmeyi istemez ve sözleşmede kendi yerine bir başkasının yer almasını sağlar. Nam-ı müstear, sözleşmeyi kendi adına ancak gizlenmek isteyen kişi hesabına yapar ve onun bu sözleşmenin gerçek tarafı olmasının ve bilinmesini önler....
ye ait olduğunun anlaşıldığı, dosya içindeki maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde aynen 24.8.2007 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve inşaat sözleşmesinde olduğu gibi dava konusu iptali istenen 25.5.2012 tarihli tasarruf işleminde davalı borçlu şirket adına şirket ortağı ve temsilcisi tarafından şirket nam ve hesabına yapıldığı, iptali istenen tasarruflara konu taşınmazların aslında borçlu şirkete ait olması nedeniyle (nam-ı müstear şeklinde) davanın esasına girilmesi taraf delillerinin toplanması dava konusu 25.5.2012 tarihli tasarrufların İİK'nun 277,278,279,280 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadıkları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisinin isabetli olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar ... San ve Tic.AŞ., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ...’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla tüm mallarını boşanma protokolü ile boşandığı eşi davalı ...’a devrettiğini, bu nedenle dava konusu 167 ada 1 parsel 22 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin borçluya ait olması gerektiğini belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalı borçlu ... muvazaanın olmadığını ve davacıya da gerçekte borçlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, boşanmanın muvazaalı olmadığını, müvekkilinin boşandığı eşi ile hiçbir zaman bir araya gelmediğini, taşınmazın öncesinde borçluya ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddelerine görülmesi gereken bir dava olduğunu, buna göre nam-ı müstear, muvazaa ve kanuna karşı hile iddiası ile tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisine göre açıldığını, nam-ı müstear davalarının tasarrufun iptali davası mahiyetinde olduğunu, tasarrufun iptali davalarının da dava şartı arabuluculuk hükümlerine tabi olmadığından bu davanın da anılan hükümlere tabi olmaması sebebiyle usul ve yasaya aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C....
Mahkemece, davalı borçlu ...Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş’nin davacının takibini semeresiz bırakmak amacıyla nam-ı müstear çerçevesinde değerlendirilebilecek işlemler ile kendi işçilerine davalı ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti’yi kurdurduğu ve bu Şirket vasıtasıyla davaya konu taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davanın ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti ile davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile davalı ... S.A yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti, ... ve ... vekili ile davalı borçlu ...Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonunda mahkemece yazılı gerekçelerle davalı ... S.A hakkındaki davanın reddine ve diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç için yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Davalı ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd....
Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş’nin davacının takibini semeresiz bırakmak amacıyla nam-ı müstear çerçevesinde değerlendirilebilecek işlemler ile kendi işçilerine davalı ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti’yi kurdurduğu ve bu Şirket vasıtasıyla davaya konu taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davanın ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti ile davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile davalı ... S.A yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti, ... ve ... vekili ile davalı borçlu ... Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonunda mahkemece yazılı gerekçelerle davalı ... S.A hakkındaki davanın reddine ve diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç için yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Davalı ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin davalı borçlu ......


