WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine girmektedir." denilerek benzer şekilde karar verilmiştir. Dava, tasarrufun iptali istemli olduğu gibi, diğer yandan ihtilaf takip konusu bonodan kaynaklanmayıp, davacı ve davalı tacir olmadığı gibi, buna göre de, davanın mutlak ticari dava olması da söz konusu olmadığından , mahkememizin görevli olmadığı ,... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli mahkeme olarak davanın esasına ilişkin yargılamaya devam etmesi gerektiği anlaşılmakla, istinaf edilmeksizin kesinleşen ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararın karşısında, olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından aşağıdaki şekilde, görevsizlik kararı verilerek, HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ......

Dairenin 15.06.2021 tarihli ve 2021/1383 Esas, 2021/3024 Karar sayılı ilâmı ile; "...Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müstea niteliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19 uncu maddesine göre açılan dava yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür işlemlerin İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenilerek davacı alacaklının alacağına kavuşması sağlanır.İşlemin nam-ı müstear olarak gerçekleştiğini ispat külfeti davacıya aittir. Somut olayda, davacının alacağının dayanağı 09.09.2009 tanzim tarihli bonoya dayanmaktadır....

a satıldığı iddia olunan ve iddiaya konu yapılan her iki parselin 1/2 hissesi ... yoluyla satılmakla konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına, diğer 1/2 hisselerin ise davalı ... tarafından ... ye satılmadığı, ...'nin 2007 yılında üçüncü kişiden satın aldığı dolayısıyla tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığı kanaatiyle davanın reddine; 2723 nolu parselin 71149/119983 hissesi davalı ... adına kayıtlı iken ... yoluyla borcundan dolayı satılmış olup, dava dışı Metin Çıbık adına tescil edilldiği, parselin kalan hissesi tevhit yoluyla 2009 yılında ...'ye geçtiği dolayısıyla davalı ... tarafından davalı ...'a tasarruf yoluyla intikal ettirilen hisse olmadığı bu sebeple tasarrufun iptali şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak tasarrufun iptali iptali istemine ilişkindir....

a yapılan tasarruf ile davalı ... ile dedesi ... arasındaki 13.11.2012 tarihli tasarrufun İİK'nun 277, 278, 280. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve davalılar aleyhine harç ve vekalet ücreti hesabında hata yapıldığından bahisle bozulmuş, bozmadan sonra dava konusu araç yönünden davanın kabulüne, taşınmazla ilgili karar kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından iki ayrı takip dosyası yönünden iki ayrı dava açarak dava konusu taşınmaz ve araç hakkındaki tasarrufların iptali talep edilmiş, mahkemenin ilk kararında dava konusu taşınmaz yönünden dava kabul edilmiş ve bu husus kesinleşmiş ikinci karar da ise dava konusu araçla ilgili olarak kabul kararı verilmiştir....

Kat 6 nolu bağımsız bölümle ilgili davalılar ..., ... adına yapılan 19.06.2012 tarihli tasarruf işlemlerinin iptali ile İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2011/4027 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerini karşılar şekilde alacaklıya bu taşınmaz üzerinde cebri icra yapma yetkisi verilmesine, 1-3-4-5-7-9-10-11-12-13-15-16-18 nolu bağımsız bölümlerin el değişmesi nedeni ile takip miktarı olan 185.512,16 TL bedelin davalılar ..., ..., ..., ... Harita Ltd. Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalılar ..., ... ve ... Harita İnş. Tur. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19. maddesine göre dava yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır....

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, fer'i müdahillerce açılan dava neticesinde feri müdahillerce 9.766.617,00 USD'nin ... dışındaki davalılara iade edilmesi halinde hisselerin iadesine karar verildiği, ancak feri müdahillerce açılan davanın devamı sırasında Kanal Altı A.Ş hisselerinin 3. kişilere devredildiği, bu sebeple bu hisselerin anılan kararda belirtildiği şekilde iade edilemediği ve bedel iadesi yükümlülüğünün de yerine getirilmediği, buna göre 9.766.617,00 USD'nin ... dışındaki davalılardan tahsiline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, İİK 277. ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davasında iptali istenen tasarruf konusunun el değiştirmesi durumunda yeni maliklerin davaya dahil edilip kötüniyetli oldukları ileri sürülmek suretiyle ilk tasarrufun ve daha sonraki tasarrufun iptalinin istenebileceği veya yeni malikler davaya dahil edilmeyecekse bu durumda davanın tasarruf bedeli üzerinden tazminat şeklinde görülmesinin zorunlu olduğu, somut olayda tasarrufun iptali...

e 27.04.2011 tarihinde yapılan tasarruf işleminin iptali ile cebri icranın devamına, cebri icra yoluyla satıldıktan sonra kalan bedelin davalı ...'e verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklının icra dosyasındaki alacak ve ferilerine şamil olmak üzere tasarrufun iptali ile davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'...

Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde sadece borçlu tarafından yapılan tasarrufun takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali gerekmektedir. Mahkemece tapunun iptali ile borçlu ... adına tesciline karar verilmesi verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2.ve 3. bentlerindeki "Davalı ...'...

Mah.,2902 ada,11 parselde kayıtlı taşınmazın muvazaalı olarak davalı ... adına tescil edildiğini, ... tarafından da mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiği beyan edilerek davalılara arasındaki tasarrufun BK 19 ve İİK 283/1 hükmü gereğince iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı ... ve ... vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... Maden Nakliyat San ve Tic. Ltd. Şti vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkeme kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK'nun 19.dayalı muvazaa nedeni ile nam-ı müstear olarak yapılan satış işlemlerinin iptali istemine ilişkindir....

Şikayet olunan vekili, borçlu aleyhine yaptıkları takibin, aldıkları ihtiyati haciz kararının ve açtıkları tasarrufun iptali davasının şikayet edenden önce olduğunu, bu nedenle sıra cetvelinin yasaya uygun olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, şikayet olunanın borçlu aleyhine başlattığı icra takibinin, ihtiyati haciz tarihinin ve tasarrufun iptali davasının açılış tarihinin şikayetçinin açtığı icra takipleri, haciz kararı ve tasarrufun iptali davasından önceki tarihlerde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine dair verilen karar, şikayetçi  vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 12.07.2012 tarih, 2012/1284 E. 4899 K. sayılı ilamıyla, tasarrufun iptali davalarında  İİK'nun 281/2. maddesi  uyarınca uygulanan  ihtiyati haczin, tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüştüğü, somut olayda şikayetçi ...'ın  borçlu aleyhine açtığı  ve 17.07.2009 tarihinde kabul ile sonuçlanan   ... 6....

UYAP Entegrasyonu