a devir edilen Mersin ili ......., ilçesi 11049 Ada 1 numaralı parsel, ...ilçesi 8712 Ada 4 parsel D blok 1 numaralı bağımsız bölüm, ... ilçesi ... köyü 156 Ada 1 parsel zemin kat 5 ve 6 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazlarla ilgili olarak dava dışı Aktif Bank A.Ş. tarafından tasarrufun iptali davaları açıldığını, bu davaların kabulle sonuçlanması üzerine mezkur taşınmazların dava dışı Aktif Bank AŞ. tarafından cebri icra yolu ile satışa çıkarıldığını, diğer davalılar...Lojistik Ltd.Şti. ve ...nın bu ihaleye iştirak ederek taşınmazları aldıklarını, davalılar...Lojistik Ltd.Şti. ve ...nın nam-ı müstear olarak borçlular ... ve ... adına ihaleye iştirak ettiklerini, taşınmazların gerçekte borçlular tarafından alındığını, diğer davalılar üzerinden alınarak davacı bankanın alacağının tahsilinin önlenmeye çalışıldığını belirterek, davalarının kabulü ile dava konusu taşınmazların satış işlemlerinin İİK 283/1 maddesi uyarınca müvekkili banka bakımından iptali ile ve bu taşınmazlar üzerinde...
Somut olayda, davalı borçlunun babasından kendisine intikal etmesi gereken dava konusu iki adet dairenin takip konusu alacağı karşılıksız bırakmak amacıyla borçlunun isteği üzerine davalı eşi adına satış gösterildiği ancak taşınmazların halen davalı borçlu ve eşi tarafından kullanıldığı belirtilerek borçlunun eşi lehine yaptığı tasarrufun iptali istenilmiştir. Bu durumda iptali istenen tasarrufun borçlu ... ile eşi ... arasında olduğu (nam-ı müstear- 15 HD 21.10.1998 T. 2561-3344 E-K, 29.4.1993 T. 2212-2029 E-K ) kabul edilerek taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, İİK.nun 282. maddesine aykırı olarak borçlunun babası ...'un davaya dahil edilmesi yönünden ara karar oluşturulması ve bu ara kararın süresi içinde yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın müracaata daha sonra da açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; ...'...
ye verilen konut kredisi karşılığında ipotek tesis edildiğini haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Diğer davalılarda ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece, borç kaynağı kira sözleşmesinin 2008 yılına ait olduğu iptali istenilen tasarrufun ise bu tarihten önce 20.04.2007 tarihinde yapıldığı yani tasarrufun borcun doğmundan önce olduğu, kaldıki borçlu ve üçüncü kişilerin birlikte hareket ettiklerinin ispatlanmadığından bahisle davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan nam-ı müstear niteliğindeki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisi 2005 yılından beri devam ediyor ise de dava dayanağı takiplere ilişkin borcun sadece 01.01.2008 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesine ilişkin olup ödenmeyen kira borçlarının...
Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müsteair neliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir. 1-Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür işlemlerin İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenmesi mümkün olduğundan mahkemenin red gerekçelerinden biri olarak borçlu ile üçüncü kişi arasında bir tasarruf bulunmaması sebebi bu nedenlerle yerinde değil ise de tasarrufun borcun doğmundan önce yapılmış olması nedeniyle reddi isabetli olup davacı vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, dava koşulu yokluğundan red edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir....
kararının kesinleşmediğini diğer taraftan müvekkilinin her iki şirketten de alacaklı olduğunu ve tasarrufun iptali davasının konusunun ipoteğin muvazaalı olduğu noktasında toplanmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili borçlunun, ... İli, Merkez İlçesi, ... Köyü ... Mevkii, 2263 Parsel, K Blok ,D:2 adresindeki taşınmaz ile ...Yağ San.Tic.Ltd. Şti.'nin bir kısım hisselerini kendi hesabına fakat eşi olan diğer bir davalı ... adına satın alarak tescil ettirdiğini, davalı ...'in bu konuda aracılık ettiğini, her iki işlemde de nam-ı müstear durumunun mevcut olup devirlerin muvazaalı şekilde yapıldığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmaz ile hisselerin devrine yönelik tasarrufların iptali ile bunların ... adına yapılmış sayılmasını, talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17....
den alacakları karşılığında davalı ... adına tescil edildiğini ve teknede çalışan bir kısım işçilerin de muristen olan alacaklarının, davalı ... tarafından ödendiğini beyan ettikleri, davalının dava konusu teknede tadilatlar ve bakım işleri yaptığı hususları değerlendirildiğinde davacı tarafın, İİK 277. vd. maddelerinde sayılan tasarrufun iptali koşullarını ıspatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalılar ...,... ,... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müstea niteliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19.maddesine göre açılan dava yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır....
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve borçlunun ortağı olan davalı ...'a borcun doğmundan bonra yapılan temliklerin İİK'nun 280 maddesine göre iptali gerektiğinden davalı ... vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre 29.01.2008 tarihinde davalı ... tarafından dava dışı Serpil'den satın alınmıştır. Bu satışla ilgili banka kredisi ... adına çekilmiş ve kredi borcunun ödemelerine ilişkin olarak düzenlenen dekontlarda ödemenin anılan şahıs tarafından yapıldığı görülmüştür. Kredinin borçlu tarafından çekildiği ve ödemelerin onun tarafından yapıldığına ilişkin olarak diğer bir ifade ile tasarrufun, nam-ı müstear şeklinde yapıldığına dair soyut iddiadan başka bir delil bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ve temyize cevap dilekçesi ile davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.11.2014 Salı günü davacı vekili Av. ... ve Av. ... ile davalılar ..., ..., ... vd. vekili Av. ... davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü. -K A R A R- Davacı Şirket vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava dışı ......


