Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/234 Esas ve 2015/177 Karar sayılı tasarrufun iptali davası açıldığının tespit edilmesi karşısında, tasarrufun iptali davasının sonucunun kesinleşmesi beklenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mahkemece eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasına yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi üzerine davalı vekilinin tavzih talebinin de ek kararla reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/651 Esas 2007/26 Karar sayılı ilamı ile verilen tasarrufun iptali davasının yargılamasının yenilenmesi istenilmiş, mahkeminin verdiği 02.10.2012 tarih 2011/938 Esas 2012/462 karar sayılı ilamı ile red edilmiş ve anılan karar Dairemizin 23.06.2014 tarih 2013/593 Esas 2014/9741 karar sayılı ilamı ile onanmış, davacının karar düzeltme talebi red edilmiştir. Davalı vekili, kesinleşen red kararında vekalet ücretinin nisbi olması gerekirken maktu verildiğinden bahisle kararın tashihini istemiştir. Davacı vekili, talebin reddini istemiştir....
"İçtihat Metni" Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; davanın,’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davasına ilişkin olduğu, bu tür davalardaki amacın, dava sabit olduğu takdirde davaya konu teşkil eden mal üzerinde alacaklıya cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisinin sağlanmak olduğu, bu nedenle, davanın dinlenebilmesi için diğer dava koşulları yanında geçerli bir takibin varlığı ve kesinleşmiş olması gerektiği, somut olayda, davacı alacaklı tarafından 13.04.2009 tarihli ihtiyati haciz kararı alındığı, 15.04.2009 tarihinde takibe geçildiği, ancak borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmediği ve 26.05.2009 tarihinde icra dairesine ihtiyati haciz kararından feragat edildiğinin...
e satış yoluyla devredildiğini, söz konusu satışın muvazaalı olması nedeniyle hükümsüz olduğunu ileri sürerek satışın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ... yargılama sırasında yapmış olduğu savunmasında, dava konusu taşınmazın vergi borcu doğmadan önce kardeşine devrettiğini, davalı ...'...
in alacaklı bankadan mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı bir devir olduğunu beyan ederek, yapılan tasarrufun iptali ile (davacı bankanın icra takip dosyasındaki alacak ve fer'ilerini karşılayacak miktarla sınırlı olmak üzere) davacı bankaya dava konusu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1982 T.C. Anayasa'sının 26. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27.maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez....
den miras yoluyla intikal eden ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 283 ada 69 parselde bulunan payını aynı adreste hissedar olan kardeşi ...'e intikal işleminden 6 gün sonra 05/03/2014 tarihinde değerinin çok altında 100,00 TL bedelle sattığını, tüm bu sebeplerle tasarrufun iptali ile tasarruf öncesi davalılardan ...'...
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
Ne var ki; yukarıda belirtildiği gibi dava genel muvazaa iddiasına değil, niteliği itibariyle İcra ve İflas Kanununun 277. ve devamındaki maddeleri hükümleri kapsamına giren tasarrufun iptali davasıdır. Davanın nitelendirilmesinde yanılgılı değerlendirme ile hatalı sonuca ulaşılmıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; orta yerde İcra ve İflas Kanununun 277. ve devamı maddelerinde sıralanan tasarrufun iptali sebeplerinin bulunup bulunmadığını incelemek ve değerlendirmek, bunun sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır. Tarafların karar düzeltme istekleri yerinde olduğundan kabul edilmeli, hüküm yukarıda açıklandığı gibi bozulmalıdır. ” denilmiştir. Bozma sonrası mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir....
Tic.AŞ vekili, hükmü HUMK'nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 30.4.2009 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından davalı şirket vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir. 2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden; Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasanın 282.maddesine göre tasarrufun iptali davası; borçlu, borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına veya kötüniyetli kişilere karşı açılabilir. Somut olayda iptali istenen tasarruf davalı borçlu... ile üçüncü kişi ... ...arasında yapılan hisse devrinin iptali istemine ilişkindir. Davalı ... Mermer San. Tic. AŞ tasarrufun tarafı olmadığı halde zorunlu dava arkadaşlığı gerekçesiyle aleyhine dava açılması ve hüküm kurulması doğru değil ise de, sonuca etkili görülmediğinde bu husus bozma nedeni yapılmamıştır....


