Davacı davalı tarafından aralarında akdedilen sözleşmeye aykırı olarak satılan evin kendisine eksik ve geç teslim edildiğini iddia etmekte, davalı ise davanın reddini dilemektedir. Taraflar arasında noterde düzenlenen 05.07.2002 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul yer belirleme sözleşmesinin şartlar başlığı altındaki 6,7 ve 8. maddelerde davalının evi teslim etmeden önce yapılması gerekenler kalem kalem sayılmıştır. Bu sözleşme tarafları bağlar. Davalı bu 2012/1950-5679 maddelerdeki taahhütlerini yerine getirmek durumundadır. Mahkemece, davalının bu taahhütleri yerine getirmesi gerektiği gözetilerek, bilirkişi raporunda belirlenen bedel üzerinden taleple bağlılık ilkesini de gözeterek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik işler yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....
Şehir Projesi ile ilgili taraflar arasında 30.07.2018 tarihli mali işler sorumluluk sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşme kapsamında yine taraflar arasındaki Ankara ... Noterliğinin 24.08.2016 tarihli ve .. yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu .... nolu bağımsız bölümün müvekkili şirket tarafından davalı şirkete fiilen teslim edildiğini, sözleşmelere aykırı hareket edilmesi nedeniyle davalı ile akdedilen tüm sözleşmelerin Beyoğlu .... Noterliğinin 31.10.2018 tarihli ve ,,, yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, yine Beyoğlu .... Noterliğinin 28.11.2018 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile de Ankara......
Somut olayda dosya kapsamından; davacı ile dava dışı yüklenici arasında akdedilen 21.05.1993 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile dava konusu dairenin yükleniciye bırakıldığı, yükleniciden bu daireyi 27.03.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalının satın aldığı, yüklenicinin işi % 45 seviyesinde bırakması üzerine davacının yükleniciye karşı 08.06.1999 tarihinde sözleşmenin feshi davası açtığı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin borçlunun temerrüdü nedeniyle geçmişe etkili olarak 21.05.1993 tarihinden itibaren feshine karar verildiği ve kararın 02.05.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı satış vaadi sözleşmesini, yüklenici ile davacı arsa sahibi arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak yaptığından; kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilmedikçe davalı taşınmazda oturmakta iyiniyetli kabul edilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında düzenlenen devre mülk sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olarak açılan davada Adana 1.Tüketici Mahkemesi ve Yalova 2....
Davalı taraf, sözleşme gereğince davacıya verilen senetlerin takibe konduğunu ve icra takibine istinaden ödeneceğini belirtmiş ise de, süre sonunda ödeme yapılmadığı, sözleşmenin feshi koşullarının oluştuğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, taraflar arasında akdedilen 10/04/2018 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin davacı tarafça haklı sebeple feshedildiğinin tespitine, dava konusu taşınmazların boş olarak davacıya teslimine, tapu kayıtları üzerindeki finansal kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaa yazıılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur....
Maddesinin uygulanması icra vekalet ücreti ve icra giderleri ile sınırlı olmak üzere iptaline, 2-Takibin bu miktarlar üzerine devamına, 3-İİK'nun 67/2 maddesine göre toplam alacağın %20 si olan 160.944-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuş, gerekçeli kararda ise; taraflar arasında noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin Tapu Kanunu 26. maddesi ve Türk Medeni Kanunun 706. maddesi, Borçlar Kanunun 213. maddesi gereğince düzenlenmediğinden geçersiz olduğu belirtilmiş, ardından ödenen satış bedelinin ihtarnameler ve icra takibi yolu ile geri istenmesinin sözleşmenin feshi iradesine yönelik olduğu kabul edilerek geçerli sözleşmelerde olduğu gibi sözleşmenin feshi nedeniyle davalıya ödenen 560.000 USD.nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olmakla, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu gibi, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında iki farklı gerekçeye yer verilerek de çelişki oluşturulmuştur....
bir göstergesi olduğunu, davalılar arasında akdedilen sözleşmede villaların müştereken satılacağının hiçbir şekilde kararlaştırılmadığını, davalılar arasında ortaklığa konulmuş ve tarafların elbirliğiyle malik oldukları bir sermaye veya malvarlığı unsurlarının olmadığını, müvekkiline ait taşınmazların diğer davalı ile birlikte üçüncü kişilere birlikte satılmadığını, bu taşınmazların sadece diğer davalıya satışının vadedildiğini, taraflarca birlikte satış yapma olgu ve iradesinin bulunmadığını, davalılar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedildiğini, müvekkili tarafından satış bedelini ödeme borcunu yerine getirmekte temerrüde düştüğü için diğer davalı aleyhine ikâme edilen dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir....
Tüketici Mahkemesince, satışa konu taşınmazın inşa edilmemiş olduğu gibi davalıya da ait olmadığı, devre tatil sözleşme yükümlülüklerinden kaçınmak için hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi şeklinde tanzim edildiği, bu şekliyle sözleşmenin esasen batıl olduğu, sözleşme tarihinden değil teslim ve muayeneden sonra 14 gün içinde cayma hakkını kullanabileceği, tüketicinin edimini yerine getirmiş olsa bile uzun süreli yararlanma detaylarının belirsiz olduğu, bu hususların haksız şart mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle sözleşmenin iptaline, davacının ödediği 11.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 18....
Noterliğinin 17/01/2008 tarih ve 511 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre en geç 17.03.2008 tarihinde ruhsat alınması, 17.01.2009 tarihinde inşaatın teslimi gerektiğini, aradan geçen süreçte davalının inşaat ruhsatı almadığını, sözleşme ve yasaya uygun inşaat yapılmadığını, belediyece ... tadil zaptı düzenlenerek davacıya para cezası verildiğini, yıkım kararı alındığını, davacı tarafından davalıya vekaletname verildiğini, idare tarafından verilen süre içerisinde kaçak yapının ruhsatlandırılmadığını, davalının ekonomik olarak iflas derecesine geldiğini, sözleşmeyi sona erdirmeye yanaşmadığını, noter ihtarnamesiyle inşaat sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini, davalının cevabı ihtarnameyle mesnetsiz iddialarda bulunduğunu ileri sürerek kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile davalının inşaattan men'ine imara aykırı yapının kal'ine, yıkım masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen sözleşmenin feshi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile imzaladığı hisseli gayrimenkul (devremülk) satış sözleşmesinin feshini ve ödediği bedelin iadesini talep etmiştir. İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi tarafından, sözleşmenin feshi talebinin kabulü halinde feshin doğal sonucu olarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı adına tescili gerekeceği, buna göre uyuşmazlığın taşınmazın aynından kaynaklandığı ve yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19....


