"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava, tapu iptali ve tescil ile tapu kaydındaki ilçe ve köy isminin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilerek çekişmeli taşınmazın bir bölümünün davacılar adına tesciline karar verilmiş, tapu kaydındaki düzeltim istemi ise reddedilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından tapu kaydındaki düzeltim isteminin reddine dair verilen karar temyiz edilmiştir. Tapu iptali ve tescil kararına yönelik temyiz olmadığına göre Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 gün ve 1 sayılı kararı ile kabul edilen Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Ancak dosya Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2014/5622-6356 sayılı ve 25.03.2014 tarihli kararı ile Dairemize gönderildiği anlaşılmakla temyiz incelemesinde görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.12.2009 ve 19.11.2009 gününde verilen dilekçeler ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, murislerine ait 415, 433, 681 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydındaki “... kızı, ...”; 187, 1130 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydındaki “... kızı, ...”, 280 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki “... kızı, ...”; ve 421 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki “... kızı, ...” olarak yazılı kayıtların, “... kızı, ...” olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Afşin 2....
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, İdari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir. Somut olayda; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yersel yazım yapıldığı ve tapu maliki olarak görünen kişinin nüfusta kaydının bulunmadığı, ölü kişinin nüfus siciline tescilinin de mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin uyumlu hale getirilebileceği nüfus kayıtları bulunmamakla birlikte, tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece “dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen ... ile davacıların murisi ... oğlu ... ...'...
Mahkemece, 1754 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi gerekirken, isteme aykırı biçimde 1454 parselin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle, Dairemizin onama ilamı kaldırılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 08.11.2010 tarih ve 2010/11771-12186 sayılı onama ilamı KALDIRILARAK; hüküm fıkrasının birinci paragrafının birinci satırındaki “1454” rakamının hükümden çıkarılarak, yerine “1754” rakamının yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 24.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ve bir kısım davalıların murisi ...'in maliki olduğu 8560 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı kooperatif lehine mevcut olan ipotek şerhinin süresi sona erdiği ileri sürülerek kaldırılması ve tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmiştir. Davalı kooperatife dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiştir....
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde "çoğun içerisinde az da vardır" kuralı gereğince bu yönde bir "tespit kararı" verilmelidir.Davaya konu olayda mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen kişinin artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece dava konusu 1434, 1435, 1436, 1437, 1507, 975, 247, 452, 405 ve 1054 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen ... ile davacının murisi ...'...
Ancak; 1) Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacıların toplam hisseleri 60/100 olduğu nazara alınarak bu hisse nispetinde iptal ve terkin kararı verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturulacak şekilde hüküm kurulması, 2) Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki davacılardan ... hissesi üzerindeki haciz şerhi ile ... ve ... hisseleri üzerindeki ipotek şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmaması, Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, a- Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki (60/100) ibaresinin başına (davacılara ait) kelimelerinin yazılmasına, b- Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin sonundaki (verilmesine) kelimesinden sonra (tapu kaydındaki davacılar ... hissesi üzerindeki haciz şerhi ile ... ve ... hisseleri üzerindeki ipotek şerhlerinin bu davacılara ödenecek bedellere yansıtılmasına) cümlesinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine...
Sonuç olarak; Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce ölmüş olup soy ismi almayan veya herhangi bir nedenle nüfus kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de; bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilebileceği nazara alındığında, kimlik bilgilerine soyadı eklenmesi (veya dava konusu olayda olduğu gibi yazılmaması gerekirken hataen yazılmış bulunan soyadının düzeltilmesi) biçiminde değil, “tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi” şeklinde bir hüküm kurulması gerekir. Bu şekilde bir tespit hükmü kurulması usul ekonomisine de uygun düşecektir. Davaya konu olayda mahkemece davacıların talepleri doğrultusunda bir tespit hükmü kurulması gerekirken kaydın düzeltilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirdi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve hisse oranının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, ... köyü 135 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “... kızı, ...” şeklinde yazılan kimlik bilgilerinden, isminin “...” olarak düzeltilmesini ve hisse oranlarının tevhidini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir....
Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davalılar adına 14.08.1987 tarihli satış işleminden 235/2048 şer pay ile, kalan payların ise dava dışı üçüncü kişiler adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı bulunan eski 64 parsel sayılı 289 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydındaki pay miktarları ile 117 ada 8 parsel numarası ile 289,01 metrekare yüzölçümlü ve olarak; davacıların 23.07.1992 tarih ve 1235 yevmiye numaralı ifraz işleminden 1/120 şer pay, davalıların ise ifraz işleminden sonra 31.01.2008 tarih ve 406 yevmiye numaralı ipka, satış ve hisse tevhidi işlemi sonucu 9/80 er pay davalılar ... ve ... ile kalan payların dava dışı üçüncü kişiler adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı eski 805 parsel sayılı 2.113 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydındaki pay miktarları ile 117 ada 6 parsel numarası ile 2.113,13 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2....


