adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek, şuf’a bedelinin davalıdan tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talep edilmiştir.Davalı vekili cevabında; takibin yasal dayanağı olmadığı, davacının şuf’a davasında tapu kaydındaki şerhi bilerek dava açıp taşınmaza sahip olduğu, dava dışı ... ’nin açtığı dava sonucu taşınmazı adına tescil ettirdiği, davalının daha sonra hisse bedeli ödeyerek (mükerrer) taşınmazı tekrar ... ’den satın aldığını, belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının tapu kaydındaki şerhi bilerek şuf’a davası açtığı, herkesin kendi fiilinin sonuçlarına katlanması gerektiği, davalıya ödenen 24.830 TL’nin hukuki dayanağının şuf’a davasındaki ön alım bedeli Olduğu, bu durumda ödenen bedelin hukuki dayanağının mevcut olduğu, bu nedenle parayı davalıdan talep edemeyeceği gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizin 18.02.2014 tarih ve 2013/18540 Esas, 2014/2413 Karar...
Belediyesi payı hariç tutularak, diğer hissedarların payına düşen bedelin tespiti ile hisse oranında tapu iptali talep edildiği gözetilmeden, davalıların hisse payı yerine ... Belediyesinin payını da kapsar şekilde tam pay bedeline hükmedildiği, tapudaki hacizlerin tespit edilen bedele yansıtılmadığı, bu defa yapılan incelemeden anlaşılmakla davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.12.2017 gün ve 2016/24048 Esas - 2017/28198 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede; Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Arsa niteliğindeki Kurtuluş mahallesi 1381 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.12.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 17.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı,maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davalılar lehine konulan ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece tapu kaydındaki ipotek bedeli esas alınarak görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.12.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 17.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı,maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davalılar lehine konulan ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece tapu kaydındaki ipotek bedeli esas alınarak görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava; tapu kaydındaki şerhin terkini ve buna dayalı hisse tashihi istemine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 24.01.2014 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 29.01.2014 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 14. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacının murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde "çoğun içerisinde az da vardır" kuralı gereğince bu yönde bir "tespit kararı" verilmelidir. Somut olayda mevcut duruma göre "..."ın artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki malik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen "... oğlu ...'ın davacının murisi olan ... oğlu ... olduğunun tespitine" şeklinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken dava konusu taşınmazda ...'ın baba adının "..." olarak düzeltilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....
Somut olayda, davacı murisine ait taşınmazların tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydı ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen “... kızı, ...’nın” nüfus müdürlüğünden getirtilen nüfus kaydından soyadının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasının amacı, malikin tapu kaydına yazılan isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgileri ile Nüfus kaydındaki bu bilgilerin uyumlu hale getirilmesidir. Malik “... kızı, ...’nın” nüfus sicilinde soyadı mevcut olmadığı tapu kaydındaki kimlik bilgilerine de soyadı eklenmesi istenemeyeceği açıktır. Ancak, “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen “... kızı, ...” ile davacının murisi “... kızı, ...’nın” aynı kişi olduğunun kanıtlanması halinde bu yönde bir tespit hükmü kurulmalıdır....
Ancak; 1-Dava konusu taşınmazın fiilen el atılan772,16 m² sindeki davacıların tapu kaydındaki payları oranında tapuların iptali ile davalı adına tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde tapudaki hisse oranları değiştirilmek suretiyle el atılan ve kalan kısım yönünden oluşturulan paylara göre tescil hükmü kurulması, 2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki vakıf şerhiyle birlikte tesciline karar verilmesi gerekirken vakıf şerhinin bedele yansıtılmasına karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya hergangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mükün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde çoğun içerisinde az da vardır " kuralı gereğince bu yönde bir "tespit kararı "verilmelidir. Somut olayda mevcut duruma göre "...'in "artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki malik bilgileri de nüfus kayıtlarında göre düzeltilemeyeceğinden tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen "... ...'ın davacının murisi olan "..."olduğunun tespitine "şeklinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken dava konusu taşınmazda ... ...'ın soyadının "... "olarak düzeltilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/316 E. 2013/667 K. sayılı dava dosyasında; 1-Davacıların ... kızı ... yönüyle açtıkları davanın mahkememizin 2009/768 E. 2011/423 K. ve 08/06/2011 tarihli ilamı ile ... hakkındaki davanın reddine karar verildiği ve verilen karar da kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2-Davacıların tapu maliki Hacıbekir yönüyle açtığı dava takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına,.. 3-Davacıların diğer malikler ... ve ... hakkındaki davasının kabulü ile; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...parselde ¼ hisse ile ... oğlu ... (mirasçıları) adına olan tapu kaydındaki malik sütununun ... oğlu ... (mirasçıları ), ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... parselde ¼ hisse ile ... oğlu ... (mirasçıları) adına olan tapu kaydındaki malik sütununun ... oğlu ... (mirasçıları ) olarak tashihlerine,” yazılmak suretiyle kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar oluşturulması doğru değildir....


