WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Ancak; 1) Dava konusu taşınmazın yüzölçümü, niteliği ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyaları da dikkate alındığında, kapitalizasyon faiz oranının % 5 kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, % 6 alınmak suretiyle az bedel tespiti, 2) Davalılardan ...'ın tapu kaydındaki hissesi üzerindeki hacizlerin kamulaştırma bedeline yansıtılmaması, Doğru görülmemiştir. Davalılar ... vd ile ... vd vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı .. ... vd.peşin alınan karar düzeltme harcı ile davacı idare ile davalı ... vd. peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine,12/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Ancak ; Dava konusu 472 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki ipoteğin bedele yansıtılmaması, Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenerek (Dava konusu 472 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki ipoteğin bedele yansıtılmasına,) cümlesinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDAKİ PAY ORANLARININ DÜZELTİLMESİ Yanlar arasında görülen tapu kaydındaki pay oranlarının düzeltilmesi davası sonunda, yerel mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına a, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu Kaydında Düzeltim Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu kaydındaki ismin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 20.12.2017 gün 2016/11233E - 2017/7495K sayılı kararının düzeltilmesi isteği bulunduğuna göre; Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 13.01.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 09.02.2018 günlü ve 2018/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 21.02.2018 tarihli ve 30339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.03.2018 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen karar düzeltme isteğinin incelenmesi Yargıtay (1.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 15.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Fiilen su altında kalan taşınmaz tescile tabi olmadığından davacı gerçek kişilerin dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyetlerinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekmesine rağmen tapu iptal ve tescil kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca, davacı gerçek kişiler Mayıs 1967 tarih 79 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Ancak, davacı gerçek kişilerin murisinin tapu kaydında 28/140 oranında hissesi bulunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 20282,00 m²  yüzölçümünde olan taşınmazın miktarı ile tapu kayıt hisse miktarı arasında oranlama yapılmak suretiyle davacı gerçek kişilerin murislerinin tapu hissesi oranında mülkiyetlerinin tesbitine karar verilmesi gerekirken, dayanak tapu kaydındaki hisse miktarı aşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır....

‘ın aynı kişi olduğu iddia edildiğinden bu hususta tapu kayının düzeltilmesi için davacı tarafa süre verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Tapu kaydı düzeltilemediği takdirde ise, mahkemece öncelikle davalının dava konusu taşınmaz kaydındaki açık kimlik bilgileri Tapu ve Nüfus Müdürlüklerinden istendikten sonra, adı geçen davalıların açık adresi Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde belirtilen tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve Tebligat Kanununun 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki kayıtlardan belirlenip kendisine; şayet davalının ölü oldukları tespit edilirse, sunulacak veraset belgesi veya nüfus müdürlüğünden getirtilecek aile nüfus tablosu esas alınarak mirasçıları Kamulaştırma Kanununun 14/5 maddesi uyarınca davaya dahil edildikten ve aynı şekilde adresleri tespit edildikten sonra mirasçılarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek, nüfus kaydı ile mirasçılarının tespit edilememesi halinde ise 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım...

Tapu kaydının düzeltilmesi davaları ile tapu kaydında bulunması gerekli kimlik bilgilerinin nüfus kaydındaki kimlik bilgileri ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Dava konusu taşınmazların maliki olduğu iddia edilen "... ..."ın nüfus kaydı bulunmadığına göre, tapu kaydının nüfus kaydıyla uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığı davada, davanın reddi yerine sadece aksi sabit oluncaya kadar geçerli veraset ilamındaki kimlik bilgilerine dayanılarak kabul kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Davacıların temyiz itirazlarına gelince; Hemen belirtilmelidir ki, nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda, davacının, murisi ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı olduğu açıktır. Bu durumda, tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı şahıs olduğu yönünde tam bir kanaat oluştuğu taktirde "Çoğun içerisinde az da vardır." kuralı gereğince dava tespit davası olarak değerlendirilerek aynı şahıs olduklarının tespitine karar verilmelidir. Somut olayda, kayıt maliki ... kızı ...’nin ...’ın annesi olduğu, ... 1....

Dava konusu taşınmazın hükmen tescil edildiği, mahkeme hükmünden ... çocuklarına hisse verildiği, davacının babası ...’ye aynı kararla hisse verilerek tescil edildiği, davacının amcası ...’in ölü olması nedeniyle onun kızı ...’ye babasının hissesi verilerek tescil edildiği, malik adının düzeltilmesi istenen hissenin dayanak kayıtların incelenmesinde sözü edilen ... kızı ...’ye ait hisse olduğu kanaati uyanmaktadır. Tapu kayıtlarında isim düzeltilmesindeki amaç tapu kayıtlarını nüfus kayıtlarına uygun hale getirmektir. Bunu yaparken mülkiyet nakline yol açmamak gerekir. Somut olayda, mülkiyet nakli meydana geldiği izlenimi oluşmaktadır....

Sicili Müdürlüğü'ne izafeten ..., davalı idarenin aleyhine dava açılmasına sebep olacak hatalı ve kusurlu bir tasarrufunun bulunmadığını, mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talepli davaların kural olarak kayıt malikine karşı açıldığını, bu nedenle tapu müdürlüğü yönünden pasif husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı ..., tapu kaydına güvenerek dava konusu taşınmazı satın aldığını, mahkeme kararının verilmesinden 23 yıl sonra tapu kaydındaki hatanın tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, eski malik ... ile aralarında satış öncesinden herhangi bir tanışıklık ve akrabalık bulunmadığını, TMK 1023 maddesi uyarınca iyi niyetlerinin korunması gerektiğini, diğer davalılar ..., ..., ... ve ... mirasçıları, zamanaşımı, hak düşürücü süre, kesin hüküm ve husumet itirazında bulunarak davacıların iddia ettiği hususların, bahsi geçen mahkeme dosyalarında karara bağlanmış olduğunu, kararların kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

UYAP Entegrasyonu