"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat, tapu iptali ve tescil davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı karşı davalı vekili tarafından, davalı karşı davacı aleyhine 07.10.2005 gününde verilen dilekçe ile mülkiyetin tespiti, birleşen dava ile de 30.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, davalı karşı davacı tarafından davacı karşı davalı aleyhine 3.2.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 13.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, mülkiyetin tespiti, birleşen dava ise Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil istemlerine ilişkindir....
nın dava konusu alana ilişkin tapu tahsis belgesi mevcut ise de belgeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/173-2012/636 sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiği, yine davalıların tahsis istemlerinin muhtelif tarihlerde belediyece reddedildiği, 30.04.2014 tarihli keşifte dinlenen davalı tanıklarınca, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan düğün salonu ve diğer muhdesatların yaklaşık 20 yıldır davalıların tasarrufunda olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır. 1. Elatmanın önlenmesi isteğine yönelik temyiz incelemesinden, TMK'nin 683/2. maddesinde "Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir." denilerek mülkiyet hakkına değer verileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca Anayasanın 35. maddesi de benzer bir düzenleme getirmiştir....
ve müvekkiline karşı müdahalenin meni davasını bekletmek için iş bu davayı açtığını, davacının tapu iptal tescil talebinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını ve dosyaya sunulan adi yazılı belgede davacı şirketin imzasının bulunmadığı gibi müvekkili şirketin de imzasının olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı-birleştirilen dosya davalısı; kayden maliki olduğu 219 parsel sayılı taşınmaza davalının uzun yıllardan beri müdahale ettiğini ve kullanımını engellediğini ileri sürerek; davalının müdahalesinin önlenmesini talep etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur. Davalı-birleştirilen davanın davacısı; asıl davanın reddini savunmuş, birleşen davasında; tarafların komşu parsel malikleri olup, belirledikleri sınırlar içerisine bağ ektiklerini ve bu kullanım şeklinin 40 yıldan beri devam ettiğini, yetiştirdiği bağın zemin değerinden çok fazla olduğunu belirterek, davalı tapusunun takriben 3500 metrekarelik bölümünün iptali ile adına tesciline veya hisseli olarak tesciline karar verilmesini istemiş; son celse "meni müdahale kararı verilmesi halinde taşınmaz üzerindeki bağların sökülmesi telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağından en azından bağların değeri ödenmek koşulu ile müdahalenin önlenmesi kararı verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur....
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı mirasçıları vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat .... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Kat 2 nolu dairesine - ikamet etmek -suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin önlenmesine, ancak İstanbul 12....
Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no'lu ... Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 25.07.1974 tarihli ... Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmî Gazetede yayımlanan ... Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ... Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ......
Hukuk Dairesi'nin 2021/239 Esas -2021/1556 Karar sayılı kararı ile kararın gerekçesi düzeltilmek üzere borçlunun istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği ve mahkeme kararı kaldırılarak, takibe dayanak ilamın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, kesinleşmeden infaz edilebileceği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği ve bu kararın 16.12.2021 tarihinde kesinleştiği, bu durumda şikayetin kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu, takibe dayanak ilamın el atmanın önlenmesine ilişkin olsa da bu davaya karşılık olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklendiğini, ... 1....
Taraflar arasındaki müdahalenin meni ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kırıkkale ili, Çelebi ilçesi, ......


