WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır....

Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır....

Bilindiği üzere 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4. maddesine göre, tüketicinin satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde tüketici satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Ayıplı hizmet, sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetlerdir. Tüketici, hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde bu ayıbı sağlayıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, sözleşmeden dönme, hizmetin yeniden görülmesi veya ayıp oranında bedel indirimi haklarına sahiptir....

Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacıya kasko sigortası ile sigortalı -------- plakalı aracın 19/09/2020 tarihinde yol üzerinde arızalanarak yanması suretiyle tamamen kullanılmaz hale gelmesinden sonra dava dışı sigortalısına 200.900,00 TL ödeme yapan davacının TTK 1472 uyarınca halefiyet nedeniyle davalı satıcı ---------- Şti ve davalı ithalatçı --------- Şti'nden ayıplı ifa nedeniyle müteselsilen tazminat talebine ilişkin başlattığı,------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının TTK 1472 uyarınca dava dışı sigortalısının yerine geçtiği, bu sebeple dava dışı sigortalısının hukuki durumuna tabi olduğu, bu sebeple davacının alacağının dava dışı sigortalı ile davalı satıcı arasındaki satım sözleşmesine dayandığı, alacağın temelinin de ayıplı ifadan kaynaklanan tazminat talebi olduğu, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca davacının ayıplı ifa bulunduğunu (yani kötü ifayı/borca aykırılığı) ispatlamakla yükümlü olduğu, yukarıda atıf yapılan...

Buna göre, tahkikat usulüne uygun olarak tamamlanmamış olup, hukuki dinlenilme hakkının bu şekilde ihlal edildiği anlaşılmıştır.O hâlde, mahkemece yapılması gereken iş; gerekirse mahallinde keşif incelemesi yapılarak ve bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar da dikkate alınmak suretiyle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir eser sözleşmesi niteliği taşıdığı göz önünde bulundurularak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca ayıbın varlığı, niteliği (gizli veya açık ayıp olması) ve derecesi (kullanılamayacak ölçüde ağır olup olmadığı veya hakkaniyet gereği kullanılabilirlik durumu) belirlenerek, davacı iş sahibinin TBK m. 475 kapsamında haiz olduğu seçimlik haklara göre hukuki değerlendirme yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken; hatalı yöntemle düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle karar verilmiş olması doğru bulunmamış, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf...

K sayılı ilamıyla '' taraflar arasında alım - satım akdine dayalı hukuki ilişkinin varlığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın; davacı tarafından davalıya gönderilen emtianın ayıplı, ayıbın gizli olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı hususlarında olduğu, her ne kadar ilk derece mahkemesince davacı tarafın ayıplı malların kabul edildiği ve sevk irsaliyelerinin zorla imzalattırıldığına ilişkin yapılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığı gerekçesiyle bilirkişi raporunda ayıplı malların iadesine ilişkin fatura bedeli düştükten sonra davalının davacıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece, davanın taraflarının tacir olduğu nazara alınarak, bizzat davalı tarafça 16/02/2018 tarihli dilekçe ekinde sunulan "......

Vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Borçlar Kanunu’na tabi satışlarda alıcının ayıplı ifa nedeniyle uğradığı zararlar nedeniyle tazminat talebi yöneltebileceği tek kişi, md.227/2 ve onun atfı ile uygulanacak md.112 uyarınca, satıcı olup üretici ve ithalatçı TBK hükümleri uyarınca, ayıp nedeniyle alıcının uğradığı zararlardan dolayı özel bir hükümle sorumlu kılınmadığını, dava konusu araca ilişkin davacı şirket ile müvekkil şirket arasında herhangi bir satım ilişkisi bulunmadığını, müvekkil şirket davaya konu aracın ithalatçısı konumunda olduğunu, Huzurdaki ihtilafın ticari araç satımına dayandığı nazara alındığından Türk Borçlar Kanunu uyarınca satıcı konumunda olmayan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığı aşikar olduğunu, davacının taleplerinden müvekkil şirketin sorumlu olması hukuken ve kanunen mümkün olmadığını, Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanun 23. Maddesi; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir....

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını bu nedenle hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının makinenin arıza ve aksaklık sebebiyle ----- servis gördüğüne ve bu sebeple ayıplı bulunduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, maddi gerçeklerin çarpıtılarak sunulduğunu, davacı tarafın davaya konu ---- gizli ayıp bulunduğuna ilişkin iddiasınının kabul edilemez olduğunu belirterek davanın öncelikle görev, hukuki yarar yokluğu yönünden reddine, aksi halde esastan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, satıcının ağır kusurlu olması nedeniyle satım akdinin feshi ile satım edelinin aynen iadesi talepli, olmadığı takdirde ayıpsız misli ile değiştirilmesi taleplidir. Davacının talebi açıklatılmış, ---- iadesini isteği anlaşılmış, eksik harç tamamlatılmıştır....

Mahkemece, bozmaya uyularak davacının çevrede yapacağı basit bir soruşturmayla ayıbı öğrenebileceği, muyene ve gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ayıbı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, ayıplı ifa nedeniyle açılan sözleşmenin feshi ile birlikte tapu iptal tescil ve bedel tazmini,bunun mümkün olmaması halinde ise ödemek zorunda kaldığı tamir bedeli ile kira bedeline ilişkindir. Davanın açıldığı ve sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 194. Maddesinde (yeni 219) “Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir. Bayi, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür.” denilmektetir....

edimi gereği gibi yerine getirmediğini, tüm edimlerini ayıplı olarak ifa ettiğini ve müvekkili şirketin işbu sebeple birçok zarara ve ziyana uğradığını, dava konusu müteahhitlik sözleşmesine konu edimlerin davalı tarafça ayıplı ifa edilmiş olması nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zarar ve ziyanın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ayıplı eseri teslim aldığı tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile şimdilik 10.000,00-TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu