Esas sayılı takip dosyasının getirtilerek yapılan incelemesinde; alacaklının ... ve borçluların ... ve ... olduğu, takibin 78.446,40-TL asıl alacak ve 4.236,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.682,51-TL üzerinden başlatılmış ve borçluların itiraz etmesi üzerine takip durdurulmuştur. Davalılardan ...'nın vefatı nedeni ile mirasçılarının Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/... esas sayılı dosyası ile reddi miras talebinde bulundukları görüldü. Mirasın hükmen reddi davasının yargılamayı uzatacağı anlaşılmakla davalı muris ... yönünden dosyanın mahkememizin 2015/... Esas sayılı dosyasına tefrik edilerek bu dosyaya kaydının yapıldığı görüldü. Somut uyuşmazlıkta ...nın dava dışı ...'...
Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında takip tarihi itibariyle haklılık durumu ve alacağın miktarı tespit edilir ve buna göre bir karar verilir. Davadan sonra yapılan ödemeler infazda nazara alınır. Bu durumda mahkemece davadan sonra yapılan ödemelerin davacı vekilinin talebi doğrultusunda asıl alacaktan mahsup edilebileceği de gözetilerek infazda nazara alınmak üzere takip tarihi itibariyle saptanan alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına şeklinde bir hüküm kurulması ve davadan önce yapılmış ödemeler var ise davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından ve bu husus dava şartı olup re'sen gözetilmesi gerektiğinden davadan önceki ödemeler bakımından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi biçiminde hüküm oluşturulması gerekirken belirtilen ilkeler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/08/2014 NUMARASI : 2014/135-2014/464 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili kurumun davalının murisi olan A. Ç.'e 31.03.2010 tarihinde 30.09.2000 vade tarihli ve 1244 borç senedi ile 3.909,60 TL kredi kullandırdığını, kredi borrcunun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, haksız ve dayanaksız yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, murisin kardeşi olan A.Y. ile birlikte çekilen kredinin A. Y.'...
in 22/08/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Kök raporda ... yönünden, Davalı ...’ın Kredilerin dayanağı Genel Kredi Sözleşmesindeki imzaların eli ürünü olmadığının bilirkişi raporları ile tespit edilmesi nedeniyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun bulunmadığı, Muris ...’ın kredi sözleşmesindeki müşterek borçlu ve müteselsil kefaletinin bulunduğu, davalı ...’ın murisin varisi olduğu, ancak İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında Mirasın Gerçek Reddi ile açtıkları davada mirasın reddine karar verilmesi nedeniyle varis sıfatıyla da sorumluluğunun bulunmadığı, Kefillerin imza kısmında tarih bölümü bulunmadığı, kefillerin ad soyad ,kefalet limiti ve imzalarını ihtiva ettiği, davalıların imzasının bulunduğu 30. Sayfa 58. Maddede: Müşterek Borçlu ve müteselsil kefiller Bankanın … tarih ve …....
CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacıların söz konusu iddialarının taraflarınca kabulü mümkün olmamakla birlikte, hukuk ve usule aykırı iş bu davanın reddi gerektiğini, taraflarınca müteveffa ----- karşı kambiyo senetlerine dayalı haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müteveffanın vefatı üzerine dava konusu takibin İİK madde 53 kapsamında müteveffanın yasal mirasçılarına yöneltildiğini, söz konusu takibin dayanağının --- tarihinde Kartal---.Noterliği'nden alınmış olan "------- mirasçılık belgesi ile müteveffanın yasal mirasçısı görünen davacılar ..., ..------ taraflarınca ödeme emri çıkarıldığını, söz konusu ödeme emirlerinin 09/04/2019 tarihinde borçlulara tebliğ edildiğini, dosyaya borçlular tarafından herhangi bir itiraz olmadığından takibin kesinleştiğini, bilindiği üzere mirasçılık belgesi mevcut duruma uygun olsun ya da olmasın, iptali sağlanana kadar tüm sonuçları ile geçerliliğini sürdürdüğünü, iş bu sebeple, ortada hala geçerli bir mirasçılık...
CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacıların söz konusu iddialarının taraflarınca kabulü mümkün olmamakla birlikte, hukuk ve usule aykırı iş bu davanın reddi gerektiğini, taraflarınca müteveffa ----- karşı kambiyo senetlerine dayalı haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müteveffanın vefatı üzerine dava konusu takibin İİK madde 53 kapsamında müteveffanın yasal mirasçılarına yöneltildiğini, söz konusu takibin dayanağının --- tarihinde Kartal---.Noterliği'nden alınmış olan "------- mirasçılık belgesi ile müteveffanın yasal mirasçısı görünen davacılar ..., ..------ taraflarınca ödeme emri çıkarıldığını, söz konusu ödeme emirlerinin 09/04/2019 tarihinde borçlulara tebliğ edildiğini, dosyaya borçlular tarafından herhangi bir itiraz olmadığından takibin kesinleştiğini, bilindiği üzere mirasçılık belgesi mevcut duruma uygun olsun ya da olmasın, iptali sağlanana kadar tüm sonuçları ile geçerliliğini sürdürdüğünü, iş bu sebeple, ortada hala geçerli bir mirasçılık...
Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09/04/2015 NUMARASI : 2013/339-2015/185 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, müvekkili banka bünyesinde devren birleşen ... ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davalıların murisi ... müteselsil kefil olarak yer aldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için kefil murisin yasal mirasçıları olan davalılar hakkında girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Somut olayda; alacaklının, her aşamada davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiği, borçlular tarafından yapılan mirasın reddi başvuruları neticesinde kesinleşen ret kararlarının şikayete konu takipten sonra olup alacaklı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, şikayet yoluna başvurulmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı ve alacaklı tarafından aşamalarda pasif husumet yokluğu nedeniyle istemin reddi gerektiğinin ileri sürüldüğü göz ardı edilerek, alacaklı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılması zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir SONUÇ : A)Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 23....
Bu durumda mirasın hükmen reddine ve terekenin iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi yönündeki ilamın varlığı da gözetilerek eldeki dava açısından murisin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmekte iken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin usulden reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz....
E) sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda söz konusu takibin durduğunu ileri sürerekö davalı tarafından .... E (Yeni .... E) sayılı dosyası icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle itirazın iptali davasına konu icra takibinin borçlu aleyhine hangi sıfatla başlatıldığının belli olmadığını, müvekkilinin dava dışı ...'in mirasçısı sıfatıyla 03/09/2014 tarihli hisse devir sözleşmesinden ve bu sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu olmadığını, .... E sayılı dosyasından ...'in terekesinin 09/01/2018 ölüm tarihi itibariyle borca batık olduğunun ve müvekkilinin mirası hükmen reddettiğinin tespitine dair verilen kararın usuli eksiklik nedeniyle kaldırılmasına karar verildiğini ve .......


