WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Takas bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Somut olayda, davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesi ile davacının görev yaptığı bahçe büfe kantininde yapılan sayımlarda kasada toplam 21.000,00 TL açığa sebep olduğunun tespit edildiğini belirterek şirketin uğradığı bu zarar nedeni ile takas ve mahsup talebinde bulunmuştur. Mahkemece davalının bu konuda usulüne uygun dava açmadığı gerekçesi ile zarar iddiası konusundaki takas ve mahsup talebi değerlendirilmemiştir....

Henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacaklar takas edilemez. ./.. -2- Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, def'i olarak da ileri sürülebilir. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Davalı taraf davacı hakkında icra takibi yaptıklarını ve takibin kesinleştiğini, bu nedenle takas def'inde bulunduklarını belirtmiştir. Dosya kapsamında bulunan Söke 1. İcra Müdürlüğünün 2010/5092 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalının davacı hakkında ilamsız icra takibi yaptığı ve bu takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır....

Mahkemece, davalının takas ve mahsup talebi veya ayıptan dolayı alacağa ilişkin bir karşı davası bulunmadığı gerekçesiyle, ayıba ilişkin savunması değerlendirilmeyerek alacağın kabulüne karar verilmiştir. Davalının cevap dilekçesi 10 günlük yasal süre içerisinde verilmemiş ise de, davacı cevabın süresinde olmadığı ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğunu bildirerek karşı koymamış , aksine ayıp iddiasının esasına ilişkin karşı cevaba cevaplarını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece , davalının yukarıda açıklanan cevabındaki borçlu bulunmadığı ve davanın reddi gerektiğine ilişkin savunması, ayıp nedeniyle bedelden indirim ve ödemezlik def'i niteliğinde olduğundan, davalının savunması doğrultusunda ayıbın niteliği, süresinde olup olmadığı konusundaki delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir....

Davanın açıldığı tarih itibariyle takas ve mahsup talebi ilk itirazlardan olup, cevap süresi içerisinde ileri sürülmelidir. Her ne kadar, davalı taraf takas ve mahsup talebini süresi içerisinde ileri sürmemiş ise de, davacı tarafından bu talebe ilişkin savunmanın genişletilmesi yasağının ihlal edildiği gerekçesi ile itirazda bulunulmadığına göre, bu savunma üzerinde durulması gerekir. Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaması hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Diğer davalılar vekili de haklarındaki davanın reddi ile karşı dava olarak da 10.171,99 YTL'nın takas ve mahsubunu istemiş, bilahare bu taleplerini atiye bırakmıştır. Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı sigorta hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, karşı davacının takas ve mahsup talebi de atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davalılar ... ve ... hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasına rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmemiş olması doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....

isabet eden 500,00 TL. indirildikten sonra, davacı zararı yönünden sonuç olarak 3.250,00 TL. tazminata karar verilmesi gerekirken, takas-mahsup talebinin aşılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

İcra Müdürlüğümün 2007/-891 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu ödemenin dava konusu davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmesini talep etmiştr. Her ne kadar mahkemece davalı tarafın süresi içerisinde takas ve mahsup defiinde bulunmadığı gerekçesi ile davalının takas ve mahsup talebi reddedilmiş ise de davalı tarafın süresinden sonra ileri sürdüğü mahsup defiine karşı davacı taraf savunmanın genişletildiği iddiası ile itiraz da bulunmadığından mahsup definin dikkate alınması gerekir. Bu sebeple davalı işveren tarafından davalının ıslah dilekçesi vermesinden sonra ileri sürülen takas ve mahsup defii dikkate alınarak davalı işverenin müteselsil sorumluluğu gereği ödemek zorunda kaldığı miktarın belirlenerek davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmesi ve kalan miktar dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken bu hususlar göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir....

Zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 118. maddesi hükmünce takas definin sonuç doğurabilmesi için ayrı bir dava açılmasına veya karşı dava ile ileri sürülmesine gerek olmayıp, takas bildiriminin karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracağı kabul edilmelidir. Mahsup talebi ise, bir itiraz olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemenin de görevi gereği bu itirazı dikkate alması gerekir (HGK. 05.07.1967 gün ve 234/320 15. HD. 25.06.2007 gün ve 2007/853 E.- 2007/4314 K. sayılı kararları). Dava konusu somut olayda davacının eksik ve kusurlu işler nedeniyle alacağı KDV hariç 19.582,00 TL, KDV dahil 23.106,76 TL olarak saptanmıştır. Tarafların ticari defterlerine göre davalı taşeronun iş bedelinden bakiye 5.388,08 TL alacağı bulunmaktadır. Davalının cevap dilekçesindeki bakiye alacağı bulunduğu ve bu alacağı ödenmediği için eksik işleri tamamlamadığı biçimindeki savunması takas/mahsup niteliğindedir....

Mahkeme de asıl alacak yanında karşı davadaki alacağın da mevcut olduğu ve bunun daha fazla olduğu sonucuna varırsa asıl davanın takas ve mahsup sonucu reddi ile karşı davanın fazla alacak miktarı yönünden kabulüne karar vermelidir. Ayrıca vekâlet ücreti ve ilâm harcının hesabında takas ve mahsup sonucu bulunan miktar esas alınmalıdır. Somut olayda mahkemece karşı dava yoluyla ileri sürülen takas ve mahsup talebi dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Bu nedenle Dairemizin 31.05.2007 gün ve 2006/893 Esas-2007/3687 Karar sayılı bozma ilâmının kaldırılması gerekmiştir. Ancak vekâlet ücreti ile karar ve ilam harcı hesabının takas ve mahsup sonucu bulunan miktara göre yapılması gerekirken, her iki talep yönünden ayrı ayrı yapılmış olması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. Ancak mahkemece yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada 09.02.2015 gününde verilen dilekçe ile takas ve mahsup talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın ve birleştirilen davanın reddine dair verilen 14.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-birleştirilen dava davalısı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.10.2019 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı-birleştirilen davada davacı vekili Av. ... ve davalı asil ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı....

UYAP Entegrasyonu