Dosya kapsamından davalı ...in ve ... mirasçılarından ..., .. ..., .. ..., ... ve ...’ ın vekillerinin takas mahsup definde bulunduğu; fakat bunlar dışındaki davalıların takas mahsup definde bulunmadıkları anlaşılmaktadır.Mahkemece; yukarıda zikrolunan maddi ve hukuki durum karşısında, takas mahsup talebi olmayan davalılar yönünden de bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya uygun görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. .." denildiği görülmüştür....
Davalı kendisinin de davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek bu alacağı ile davacıya olan borcunun takas edilmesini Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 132. maddesi ( Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 204. mad.) ile hüküm altına alınan karşılık dava ile isteyebilir. Ancak, Türk Borçlar Kanununun 143/1 (BK.122.mad.) maddesi uyarınca, takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır. Somut olayda; davalı tarafından ileri sürülen yasanın aradığı anlamada bir takas- mahsup talebi yoktur....
Mahkemece, davalının takas mahsup talebi yönünden de bir karar verilmesi gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece bozmaya uyularak asıl davanın 225.734.TL üzerinden ve asıl alacağa %70 faiz uygulanması suretiyle kısmen kabulüne, birleştirilen davanın BK.nun 122.maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacının dava ve ıslah dilekçesindeki talepleri doğrultusunda yapılan inceleme sonucu alacağının 194.019 USD ; karşı davada itirazın iptaline konu edilen kira alacağı ve eklentilerinin toplam 78.874.20 TL olduğu, davacının, davalının alacağının takas mahsubunu talep ettiği hususlarında çekişme bulunmamaktadır. Davalı-birleşen davacının temyizi, davacının talebi ve alacağının yabancı para (USD) cinsinden olduğu halde TL olarak tahsili ile takas mahsup işleminin hatalı yapıldığına ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesinde alacağının, yabancı para (USD) ve %10 yıllık temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir....
Şti'nin de ortakları olduklarını, bu şirketin vergi borçlarını da kendisinin ödediğini, davanın kabulü halinde kendisi tarafından ödenen vergi borcunun, davalı payına düşeninin takas mahsubunu istemiştir Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların her iki şirkette ortak oldukları ancak dava konusu şirketin 27.04.2011 tarihinde tasfiye edilip ticaret sicilinden kaydının silindiği, takas mahsup talebi olan şirketin ise halen faal olup vergi borcunu karşılayacak mal varlığının bulunduğunun tespit edildiği, hal böyle olunca davalının öncelikle vergi borcu için şirkete başvurmasının gerekli olduğu, doğrudan davalıya gidemeyeceği, dava konusu şirketin ortaklarının davacı ve davalı olduğu, şirket tasfiye edilmiş olduğundan davacının tasfiye giderleri için payı oranında diğer ortağa yönelmesinin yasal olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Ankara 28....
Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. En tipik örneği, zamanaşımı def'idir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Defiler, davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Tazminat, Takas Mahsup Talebi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli istem olan tazminat talebinin kabulüne, davalılardan ... ve ...'in takas ve mahsup talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2021 tarihli ve 2019/2927 Esas, 2021/4278 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmişti....
ile davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilin istinaf talebi ......
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/92 E. sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davalarında dava konusu edildiği, muaccel bir alacağın var olmadığı, takas şartlarının oluşmadığı, davacının icra inkar talebi bakımından ise İİK nun 67/2. maddesi gereğince fatura ve cari hesap alacağının borçlu tarafından belirlenebilir olduğu, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Ankara 27. İcra Dairesinin 2021/9205 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki şartlar ile birlikte devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının (4.080,44 TL) davalıdan tahsiline, takas mahsup talebinin reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Asıl dosya davacıları olan takip borçluları icra müdürlüğüne yaptıkları takas-mahsup talebi üzerine müdürlükçe tahsil harcının fazla hesaplandığını ileri sürerek yeniden hesap yapılması talebi ile, birleşen dosya davacısı olan takip borçlusu Vahdettin ise, zamanaşımına ve faize itirazlarını ileri sürerek icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, asıl dosya yönünden takas-mahsup talebinin kabulüne, birleşen dosya yönünden zamanaşımı şikayetinin reddine karar verildiği, Dairemizin 15.11.2017 tarih ve 2016/22867 E. - 2017/14211 K. sayılı kararı ile birleşen dosya yönünden faize itiraz hakkında...


