Yasanın açık hükmü ışığında somut olay değerlendirildiğinde davacı tarafça imal edilen ürünün projeye aykırı şekilde imal edildiği, eksik ifada bulunulduğuna dair iddiaların sübut bulmadığı, eserin taşınması sırasında hasara uğradığı ve bu deformasyonların açık ayıp niteliğinde olduğu, davalının yasanın aradığı makul sürede bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediği dolayısıyla ayıptan doğan seçimlik haklarını yitirdiği kanaatine varılmıştır. Davalının takas ve mahsup talebi yönünden değerlendirme yapıldığında; davalı tarafça davacı adına düzenlenen 02/01/2021 tarihli 62.245,00-TL tutarlı fatura davacı defterinde kayıtlı olmadığına göre takas ve mahsup edilebilir bir alacağı varsa bu konudaki ispat yükü davalıdadır. Davalı teslim aldığı üründe imalat hatası, eksik ifa bulunduğuna dair iddialarını ve taşınma sırasında meydana gelen ayıp ayıplar için yasal süresinde bildirimde bulunduğunu ispat edemediğine göre takas ve mahsup edebileceği bir alacak bulunmamaktadır....
42 nci maddesine dayalı olarak takas mahsup hakkının bulunduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki takas mahsup hakkına ilişkin 42 nci maddenin genel işlem koşulu niteliğinde kabul edilemeyeceği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazminat davası reddedilen davacı aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir....
Ayrıca davacı taraf takas mahsup talebinde bulunmuş olup, mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu yönler itibariyle yargılama eksik bırakılmış olup davacı vekilinin istinaf talebinin belirtilen bu yönlerden kısmen kabulüne" karar verilerek kaldırılmıştır.İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada, mahkemece davacı vekiline yemin metnini hazırlaması ve sunması için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 31/05/2023 tarihli duruşmada "Yemin deliline dayanmadıklarını" beyan ettiği anlaşıldığından, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davacı tarafın "Takas - mahsup" savunmasının mahkemece ayrıntılı olarak değerlendirildiği ve taraflar arasındaki alacak ve borçların karşılıklı olmadığı gerekçesiyle davacının şartları oluşmayan takas talebinin de reddedilmesi yerinde olmakla; davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takas mahsup talebi KARAR 1-Dosya arasına hata ile alındığı anlaşılan...8. İcra Dairesi'nin 2013/2199 Esas sayılı dosyasının ilgili İcra Dairesi'ne iadesi, 2-.... 12. İcra Dairesi'nin 2013/1677 Esas ve...16. İcra Dairesi'nin 2013/2617 Esas sayılı dosyalarının sıralı, onaylı ve okunaklı birer örneklerinin getirtilerek dosyaya eklenmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere geri çevrilmesi için dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 25.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, terditli olarak beyan edilmesi de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmemektedir. Takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. 10 günlük cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir....
DAVA TÜRÜ : Takas mahsup talebi KARAR İncelemesi gerekli bulunduğundan; İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı takip dosyası aslının incelendikten sonra iade edilmek üzere ya da okunaklı onaylı örneğinin tüm belgeleri ile noksansız ve sıralı olarak temin edilip eklenmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı yüklenicinin sözleşmeye konu parsellerde yaptığı inşaat oranı nazara alınarak, 17 adet bağımsız bölümün tescilini istemeye hak kazandığı, ancak dava açılırken 16 adet bağımsız bölümün tescilinin talep edildiği, ıslahla tescile konu bağımsız bölümlerin sayısının artırılamayacağı, davalının teminat iddiasının ise ifaya bağlı şart olmayıp tapu iptali ve tescilin şartı olduğu, davalının mahsup talebine davacı yanın muvafakat etmediği ve takas mahsup talebinin yargılama konusuna ilişkin bir husus olmadığı gerekçesiyle, 16 adet dairenin tescil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalının takas mahsup talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile alacak istemlerine ilişkindir....
Davalı tarafından depozitonun takas mahsubu talebi ileri sürüldüğüne ve davacı tarafından da kiralananın hasarlı bir şekilde teslim edildiği iddia edilerek bu hususta bir talepte bulunulmadığına göre mahkemece bilirkişi raporu ile belirlenen alacak miktarından davalı tarafından ödenen depozito miktarı mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken depozitonun kira bedellerini kapsamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre takas talebinin süresinde ve yerinde olduğu, gerek hor kullanmaktan ve gerekse ödenmeyen elektrik bedelinden kaynaklanan takas talebinin davacının istediği bedelden daha fazla olduğu, bu durumda davalı tarafın takas talebi yerinde olduğundan davacının istediği üç aylık fazladan ödenen kira bedeliyle ilgili talebi yerinde bulunmadığı, her iki tarafın istemiş olduğu tazminat talebinin koşullarının olmadığı gerekçesiyle davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının takas nedeniyle reddine, takas talebinde bulunan vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. HUMK.nun 74. maddesi uyarınca “kanuni medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlıdır”....
Sayılı icra sayılı dosyasında hesaplanan 136.088,22 TL'lik alacakların mahsup edilmesi durumunda davacının davalı taraftan hem asıl davada hem de birleşen davada dayanak olan icra takipleri ile ilgili herhangi bir hak ve alacağının olamayacağı, Takas mahsup hakkının Sayın mahkeme tarafından kabul edilmemesi ve/veya sadece davalının faturaları yönünden kabul edilemesi durumlarında asıl dava ile ilgili değerlendirmenin kök raporda belirtilmiş olduğu, İş bu birleşen davada takas mahsup hakkı talebinin kabul edilmemesi halinde ise davacının 24.12.2021 takip tarihi itibari ile davacı taraftan 136.088,22 TL'si asıl alacaklı olacağı, Davalının takip öncesi temerrüdünü ispat edici mahiyette vesaikin bulunmadıdı ancak Sayın mahkemenin davacının beyanı ve talebi doğrultusunda faturaların 60 gün vadeli olması ve vadesinin dolduğu tarih itibari ile davalının mütemerrit olduğuna kanaat getirmesi halinde davacının 24.12.2021 takip tarihi itibari ile faizli alacağının talepte ki gibi 179.116,84 TL'si...


