in takas-mahsup talebi yönünden inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl dava yönünden; davacıların davalarının kesinleşen kısımları (iptal ve davalı ... Sebahattin Ateş'e karşı açılan ecrimisil) yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların davalı ...'e karşı açmış oldukları ecrimisil davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 1.160 TL ecrimisil tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, birleştirilen dava yönünden, davacıların davalarının kesinleşen kısımları (tescil) yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, davalı ... ve dahili davalılardan ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı....
II- * 6908 sayılı TBK'nın 139. maddesinin ilk iki fıkrasında, "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir." hükmünü içermektedir. Takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak ta ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. 10 günlük cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir....
ciro imzalarının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de davalı tarafın takas mahsup talebi nedeniyle tarafların alacak borç durumları değerlendirilerek davanın reddine karar verildiğinden yargılama ve vekalet ücreti yönünden de aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....
Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Somut uyuşmazlıkta, davacının banka maaş hesabına, avans adı altında dava açılmadan önce 28/01/2014 tarihinde 1000,00 TL yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu miktarın yukarıdaki açıklamalara göre davalının takas mahsup talebi gözetilerek mahsubu gerekirken bu talebin değerlendirilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davalının yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemediği, davalı tarafından gönderilen 4 adet reklamasyon faturasının 3’ünün 8 günlük sürede, diğerinin ise bu süre geçtikten sonra iade edildiği, kesilen faturaların gerçek anlamda bir reklamasyon faturası olmadığı, davalının davacıdan takas mahsup talebi bulunmadığı, ticari defterlerine göre davacının alacaklı olduğu belirtilerek kısmi itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Somut olayda, ticari mal satımından kaynaklanan davacı alacağının likit (bilinebilir) nitelikte olduğu gözetilerek İcra ve İflâs Kanunu'nun 67’nci maddesi hükmü gereğince davacı alacaklı yararına hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında...
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde, davalının yakıt tedarikçisi davacının peyderpey yaptığı yakıt teslimlerinde, hile ile eksik yakıt teslim ettiğinin anlaşılması üzerine yapılan şikayet sonucunda dava konusu takipteki alacakla ilgili teslimatın yapılması sırasında polisçe suçüstü yapıldığını ve bundan önceki teslimler sırasında da davacının davalıya 34.318 kg eksik yakıt verdiğinin, bununla davalı idareyi 85.740,33 TL zarara uğrattığının ceza soruşturmasından anlaşıldığını belirterek takas-mahsup talebi ile davanın reddini istemiştir....
Davalı vekili davacının isteminin zaman aşımına uğradığını akdin haklı nedenle fesih edilmediğini ve tazminat istenemeyeceğini, davacılardan mal bedelinden dolayı alacaklı olduklarını ve takas mahsup istediklerini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yanlar arasında görülen ve kesinleşen 2001/498 esas sayılı davada davacıların akdin feshi nedeniyle uğradıkları zararı talep edebilecekleri, davalının takas mahsup talebi ile temlik edilen alacaklar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....
Davalı, 2004 yılında davacının taşınmaza müdahalesinin önlenmesi ve ecrimisil talepli dava açtığını, mahkemenin harici satım bedelinin faiziyle davacıya ödenmesi karşılığında davacının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine karar verdiğini, kararın kesinleştiğini, davacının kullanımı nedeniyle takas mahsup talepleri olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davalının takas mahsup talebi reddedilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 9.216 TL'nin davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava konusu 68 nolu parselin tapu kaydına göre dava dışı ... adına kayıtlı iken davalıya 28.03.1996 tarihinde satıldığı, elma ağaçlarının ise davacı tarafından dikilip, yetiştirildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, davacı tarafından yetiştirilen ve davalının taşınmazında bulunan elma ağaçları yönünden davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktasında toplanmaktadır.TMK'nun 729/1.maddesinin yollaması ile...
O halde mahkemece davalının, davacıdan alacaklı olduğuna dair takas-mahsup talebi konusundaki savunması üzerinde durulup, taraf delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının savunması konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmadan, “bu hususta ayrıca dava açılabileceği” gerekçesiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesinde düzenlenen “....Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilamlar, her türlü vergi, harç, vs.den müstesnadır.” Hükmü gereğince davalı kurum harçtan muaf olduğu halde, mahkemece bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Hesaplama yapılırken izinli olup, fiilen çalışılmayan günlerde dışlanmalıdır. 3-Davalı takas mahsup talebinde bulunmuş olup, mahkemece bu talep hakkında "mevcut banka kayıtları ile bu hususun belirlenemediği" gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin bu gerekçesi denetime elverişli değildir. Mahkemece davalının takas mahsup talebi konusunda denetime elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hatalıdır. 4-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 11/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


