WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Davacı, davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinde, 30.01.2012 düzenleme tarihli adi el yazılı tahliye taahhüddüne dayalı olarak, kiralananın 30.10.2012 tarihinde tahliye edileceği vaat edildiği halde, tahliye edilmediğinden, davalı hakkında tahliye istekli ilamsız icra takibi başlatmış, İcra Müdürlüğünce 30.11.2012 günlü İİK’nun 272 ve 273 maddeleri gereğince düzenlenen Örnek 14: tahliye emri davalıya gönderilmiştir. Tahliye emrinin davalıya 13.12.2012 tarihinde tebliğinden sonra, davalı 18.12.2012 tarihinde takibe itiraz ederek, akdin yenilendiğini savunmuştur. Davacı, itirazın kaldırılmasını kiralananın tahliyesini istemiş, Mahkemece itirazın kaldırılmasına takibin devamına karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir....

bulunmadığı ancak kiracının cebri tahliye tehdidi altında taşınmazı kendiliğinden Ocak 2011 ayının son günlerinde tahliye ettiğini, kira sözleşmesinin 01.01.2010 -30.06.2010 dönemi için akdedildiği, kira süresinin 30.06.2010 itibariyle sona ereceği, kiracının tahliye tehdidi altında bile olsa taşınmazı erken tahliye etmiş sayılamayacağı, kiracının kira süresini tam olarak kullandığı, kiraya verenin tahliye ihtarlı icra takibi başlattığı dikkate alındığında, bu hususun kira sözleşmesini dönem sonunda yenilemeyeceği ihbarı olarak değerlendirildiği, 12.05.2010 tarihinde de itirazının kaldırılması isteği ile birlikte tahliye isteyerek bu iradesini net olarak ortaya koyduğu, bu bağlamda 2011 Ocak ayı sonunda gerçekleşen tahliye nedeniyle kiralanan erken tahliye edilmiş sayılmayacağından herhangi bir kazanç kaybının olmayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir....

Sulh Ceza Mahkemesinin 04/07/2014 tarihli kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 108/1 maddesi uyarınca hükümlünün şartla tahliye edilerek mükerrir olması nedeniyle bihakkın tahliye tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasını müteakip, 08/08/2014 tarihinde işlediği bir başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiş ise de; esasen şartla tahliye edildikten sonra bihakkın tahliye tarihine kadar olan süre içerisinde bir başka suç işlenmesi halinde şartla tahliye kararının geri alınarak ikinci suçun işlendiği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verilebileceği, şartla tahliye kararının geri alınmasını gerektiren durumun ortaya çıkmasından önce şartla tahliyeye konu ceza süresi tümüyle sona ermişse, cezanın infaz edilmiş sayılacağı, somut olayda; şartla tahliye kararına konu ceza süresi 1 ay 45 gün olup hükümlünün 17/04/2014 tarihinde cezaevine alındığı ve bihakkın tahliye tarihinin 01/07/2014 olduğu, şartla tahliye...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 15.01.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kiralananı 27.12.2005 tanzim tarihli yazılı tahliye taahhütnamesi ile 15.01.2007 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde tahliye etmediğinden tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir....

Tahliye emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalı borçlu hakkında ilamsız tahliye takibinin kesinleştiği, otuz günlük yasal süre içerisinde kira borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı borçlunun temerrüde düştüğü ve ödeme süresinin bitim tarihinden itibaren yasal altı aylık süre içerisinde tahliye davasının açıldığı anlaşıldığından, İİK 269 vd. maddelerindeki tahliye şartlarının oluşması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle tahliye ile kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kiralanan yargılama sırasında tahliye edildiğinden, tahliye hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ile ödenmeyen kira paralarının davalıdan tahsilini istemiştir. Tarafların beyanlarından kiralananın dava açıldıktan sonra 26.6.2009 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus mahkemenin de kabulündedir....

Davalı borçlu 09.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, ... icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, kira sözleşmesinde yetkili kılınan ... mahkemelerinin ve icra dairelerinin tahliye emrinin gönderilmesinde hiçbir yetkisi olmadığını, yetkili icra dairesinin belirlenmesinde genel yetki kurallarının dikkate alınması gerektiğini, yetkili icra müdürlüğünün müvekkilinin ikamet adresinin bağlı bulunduğu ... adliyesi olduğunu, ayrıca tahliye taahhüdünün geçersiz olduğunu, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi yapılırken alındığını, müvekkilinin mecburen tahliye taahhüdü imzaladığını, ancak taahhüde daha sonra elle düzenleme tarihinin eklendiğini, yine tahliye taahhüdü olarak verilen tarihin de sonradan yazıldığını ileri sürerek yetkiye ve tahliye taahhüdüne itiraz etmiş, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....

Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde mecurun tahliye edildiğini bildirmiş, davalı da mecuru tahliye ettiğini savunmuştur. Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır....

Davanın açıldığı 09.05.2011 tarihinde tanıkla ispat sınırı 590 TL olup,davacının dayandığı kira sözleşmesindeki yıllık kira bedeli bu miktarın üzerindedir.Davalı tarafça kiralananın sözleşme bitiminde yani 31.05.2008 tarihinde tahliye edildiği savunulmuş, ancak kiralananın teslimine ilişkin yazılı belge sunulamamıştır. Kiralananın tahliye edildiğini ve kiralananın teslimini davalı kiracı kanıtlamalıdır. Davalı kiracı yukarıda açıklandığı üzere tahliye ve kiralananın teslimini yazılı delille kanıtlayamamıştır. Ancak davalı delilleri arasında açıkça yemin delili de yazılmıştır....

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili ve borcun ödenmemesi halinde tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine borçlu davalı tarafından itiraz edilmemesi üzerine alacaklı davacı vekili İcra Mahkemesinde dava açarak tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece, tahliye isteminin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece; dava takip talepnamesinde "tahliye" talep edilmediğinden reddedilmiş ise de davaya dayanak yapılan 22.8.2011 tarihli takip talepnamesinin 9.bendinde haciz yolu ile tahliye ibaresi yer almakta olup, alacağın dökümünün yapıldığı açıklama bölümünde "borçlunun temerrüdü halinde tahliye davası açılacağı" ifadesi yer almaktadır. Bu durumda mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tahliye isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu