WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Davalı borçlu vekili, müvekkilinin davacıya ait işyerini her yıl için birer yıl süreli ayrı ayrı sözleşmeler yapmak suretiyle kiraladığını, 07.09.2014 tarihinde aynı taşınmazla ilgili olarak yeni 1 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, tahliye taahhüdünün düzenlenme tarihinin ise 07.01.2014 tarihi olduğunu, dolayısıyla geçersiz olan bu tahliye taahhüdüne dayanılarak müvekkilinin taşınmazdan tahliyesinin istenemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin serbest iradesi ile tahliye taahhüdünü imzalamadığını, tahliye taahhüdünü imzalamazsa kira sözleşmesi akdedilmeyeceği için imzalamak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

Mahkemesince, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin .../05/2008 tarihinde başladığı, tahliye taahhüdünün bu tarihten sonraki bir tarihte .../08/2008 tarihinde düzenlendiği, davalının tahliye taahhüdündeki tahliye tarihine ve imzaya herhangi bir itirazının bulunmadığı, borçlunun itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı tarafından takibe yapılan itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, takibe itirazın kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan tahliye talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının takibe itirazında taşınmazı ilk kiraladığı esnada davacının kendisine bir evrak imzalattığını, kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, borcu bulunmadığını beyan ettiği, davalının tahliye taahhütnamesindeki imzaya, taahhütnamenin içeriğine ve tarihe açık bir itirazının bulunmadığı, her ne kadar duruşmadaki beyanında taahhütnamedeki tarihin...

Davalılar vekili, tahliye taahhüdünün tahliye tarihi belirtilmeksizin verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davaya konu edilen tahliye taahhütnamesinin kira süresi dolmadan 01.04.2008 tarihli ve adi şekilde düzenlendiği, sözleşmenin ise noterden düzenlendiği, tarafların 10 yıllık sözleşmeyi bertaraf etmek istedikleri takdirde taahhüdün de noterden düzenlemesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş 12.05.2000 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı vekili, 15.05.2000 günlü düzenleme, 01.04.2008 tahliye tarihli tahliye taahhüdüne dayanarak, davalılar hakkında 04.04.2008 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Davalılar, gerek icra takibine karşı süresinde yaptığı itirazında, gerekse mahkemedeki savunmalarında, taahhütnamedeki imzaya karşı çıkmamış, taahhüdün tahliye tarihleri belirtilmeksizin verildiğini ileri sürmüştür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayanılarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 15.10.2012 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalı kiracının 3.12.2012 tanzim ve 15.10.2014 tahliye tarihli tahliye taahhüdü verdiğini, davalı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, davacı alacaklının davalı ile aralarında İ.İ.K'nun 272. maddesinde öngörülen şekilde kira sözleşmesi bulunduğunu ispatlayamaması nedeniyle sırf tahliye taahhütnamesine dayanılarak tahliye ve itirazın kaldırılmasının istenemeyeceği ve İ.İ.K'nun 272. maddesinde düzenlenen onbeş günlük temerrüt süresi dolmadan tahliye talebinde bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı 23/08/2010 tanzim tarihli noter onaylı tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi yapmıştır. İ.İ.K'nın 275. maddesinde; "tahliye talebi noterlikçe re'sen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır....

Davada, davalı kiracıların vermiş olduğu tahliye taahhütnamesinde gösterilen tarihte mecuru boşaltmaması nedeniyle, tahliyenin taahhüt edildiği tarihten itibaren tahliye tarihine kadar haksız işgal tazminatının tahsili talep edilmiş, mahkemece davalıların haksız işgalci olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davalı Osman, kiracı olarak kullanmakta olduğu taşınmazı 02.09.2003 tarihinde tahliye edeceğini 14.10.1999 tarihli belge ile taahhüt etmiştir. Ancak tahliyenin bu tarihte gerçekleşmemesi üzerine davacının açmış olduğu dava sonunda davalının tahliyesine karar verilmiş ve taşınmaz 23.03.2004 tarihinde tahliye edilmiştir. 6570 sayılı Yasa'nın madde 7/a hükmü uyarınca kiralayan; "kiracı tarafından gayrimenkulun tahliye edileceği yazı ile bildirilmiş olmasına rağmen tahliye edilmezse icra dairesine müracaatla tahliye isteyebileceği gibi, tahliye davası açabilir"....

Davalı kiracı süresi içinde yapmış olduğu itirazında, tarafından kiralayana yasanın aradığı koşullarda yasal bir tahliye taahhütnamesi verilmediği, kiralayanın ilk kira sözleşmesinin düzenlendiği gün, kira sözleşmesi ile tanzim tarihi aynı olan tahliye taahhütnamesinin kendisinden boş olarak alındığını, tahliye tarihinin sonradan yazıldığını belirterek, tahliye taahhüdündeki tarihe açıkça itiraz etmiştir. İcra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhüdü noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş değildir. İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih, 11/26 sayılı İBK gereğince alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirir....

Davalı kiracı süresi içinde yapmış olduğu itirazında, tahliye emrinin eki olan tahliye taahhütnamesindeki tanzim tarihine itiraz ettiğini, tahliye taahhüdünün taşınmaza kiracı olarak taşınmadan önce verildiğini belirterek, tahliye taahhüdündeki tarihe açıkça itiraz etmiştir. İcra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhüdü noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş değildir. İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih, 11/26 sayılı İBK gereğince alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirir. Somut olayda davalı kiracı tahliye taahüdündeki tarihe karşı çıkmış olmakla uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gözetilerek itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir....

KARAR Dava, kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı 01.11.2012 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 27.08.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 8.200,65 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, ancak takip talebinde tahliye istemine yer vermemiştir. Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenleyerek gönderilmesi alacaklıya tahliye yönünden bir hak sağlamaz. Zira icra müdürlüğü takip talebi ile bağlı olup talebin dışına çıkılarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlenmesi tahliye açısından hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanılarak tahliye kararı verilemez. Davacı alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilmesi için, takip talepnamesinde tahliye talebinin bulunması zorunludur....

Davalı cevap dilekçesinde; Davacının süresinde kendisine ihtiyaç nedeni ile tahliye istemli ihtarname göndermediğini, ihtiyaç nedeni ile tahliye davası ile tahliye taahhüdüne dayalı tahliye davasının kira süresinin bitiminden itibaren 1 ay içerisinde açılması gerekirken, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının kiralamaya konu taşınmazı tahliye edeceğine dair 20.05.2013 tarihli tahliye taahhüdüne rağmen 01.02.2015 tarihinde kiralananı tahliye etmediği ve söz konusu taahhütnamenin de davalı tarafından verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. 6098 Sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir....

UYAP Entegrasyonu