Tahliye istemli takiplere vaki itiraz üzerine alacaklı tarafından seçimlik hakkın kullanılarak İİK.’nun 67.maddesi uyarınca genel hükümler çerçevesinde itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunulması da 6100 sayılı HMK’nun 4/1-a hükmü uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamındadır. Olayımızda, davalı kiralananı tahliye etmek için 01.02.2010 tanzim tarihli ve 31.12.2010 tahliye tarihli tahliye taahüdü vermiş, ancak bu tarihte kiralanan tahliye edilmemiştir. Tahliye taaahüdünün verilmesi kira ilişkisinin sona erdiği anlamına gelmez. Kira ilişkisi ancak tahliye tahhüdüne dayalı olarak açılan dava sonucunda verilen tahliye kararının kesinleşmesi ile sona erer. Bu dönem içerisinde kiracı kiralananda fuzuli işgalcı olarak değerlendirilemez....
Dava tahliye taahhüdü ve süre bitimine dayalı olarak icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 17.10.2010 tanzim tarihli adi yazılı taahhütname ile taşınmazı 30.03.2014 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, davalının taşınmazı tahliye etmemesi üzerine, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/8837 esas takip sayılı dosyasında davalı hakkında tahliye taahhüdüne ve sözleşmeye dayalı olarak tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, ancak davalının tahliye emrine yasal süresi içinde itiraz ederek; tahliye taahhüdündeki tarihi kabul etmediğini, sözleşme yapılırken taahhüdün zorla imzalatıldığını, ayrıca sözleşmenin 11....
Davacı vekili, taşınmaz haricen tahliye edildiğinden bu davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. İcra mahkemelerinde davalı ancak tahliye tarihine kadar kira parası ödemesi ile sorumlu tutulabilir. Tahliye tarihinden sonraki alacak tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve alacağın tesbiti yargılamayı gerektirdiğinden dar yetkili icra mahkemesinde tahliye sonrasına ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekir. Bu durumda Mahkemece taşınmazın hangi tarihte tahliye edildiği tespit edilerek, tahliye tarihine kadar doğan kira alacağı yönünden istemin kabulüne, tahliye sonrası kira alacağı yönünden ise istemin reddine karar verilmesi gerekirken alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
Anılan ihbarnamede; Sulh Ceza Mahkemesinin 04/07/2014 tarihli kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 108/1 maddesi uyarınca hükümlünün şartla tahliye edilerek mükerrir olması nedeniyle bihakkın tahliye tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasını müteakip, 08/08/2014 tarihinde işlediği bir başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiş ise de; esasen şartla tahliye edildikten sonra bihakkın tahliye tarihine kadar olan süre içerisinde bir başka suç işlenmesi halinde şartla tahliye kararının geri alınarak ikinci suçun işlendiği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verilebileceği, şartla tahliye kararının geri alınmasını gerektiren durumun ortaya çıkmasından önce şartla tahliyeye konu ceza süresi tümüyle sona ermişse, cezanın infaz edilmiş sayılacağı, somut olayda; şartla tahliye kararına konu ceza süresi 1 ay 45 gün olup hükümlünün 17/04/2014 tarihinde cezaevine alındığı ve bihakkın tahliye tarihinin 01/07...
Sulh Ceza Mahkemesinin 04.07.2014 tarihli kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 108/1 maddesi uyarınca hükümlünün şartla tahliye edilerek mükerrir olması nedeniyle bihakkın tahliye tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasını müteakip, 08.08.2014 tarihinde işlediği bir başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiş ise de; esasen şartla tahliye edildikten sonra bihakkın tahliye tarihine kadar olan süre içerisinde bir başka suç işlenmesi halinde şartla tahliye kararının geri alınarak ikinci suçun işlendiği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verilebileceği, şartla tahliye kararının geri alınmasını gerektiren durumun ortaya çıkmasından önce şartla tahliyeye konu ceza süresi tümüyle sona ermişse, cezanın infaz edilmiş sayılacağı, somut olayda; şartla tahliye kararına konu ceza süresi 1 ay 45 gün olup hükümlünün 17.04.2014 tarihinde cezaevine alındığı ve bihakkın tahliye tarihinin 01.07.2014 olduğu, şartla tahliye...
Somut olayda tahliye taahhütnamesi 01.07.2013 tarihinde düzenlenmiş olup düzenleme tarihi itibariyle kiracılık ilişkisi mevcuttur. Davacı, da söz konusu 01.07.2013 tanzim ve 15.06.2014 tahliye tarihli, adi yazılı nitelikte olan tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi yapmıştır. Ancak davalı vekili süresi içinde icra müdürlüğüne yaptığı itirazında; “müvekkilim bu tarihli bir tahliye taahhüdü imzalamamıştır” diyerek itirazda bulunmuştur. Alacaklı, noterlikçe resen tanzim edilmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça, tahliye taahhüdündeki imza ve tahliye tarihine itiraz edilmesi halinde icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi istenemez. Bu durumda mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuksal dayanağı olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali-Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayanılarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 15.08.2013 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalı kiracının 05.02.2014 tanzim ve 25.02.2014 tahliye tarihli tahliye taahhüdü verdiğini, davalı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi ise davanın icra takibine vaki itirazın iptali ile birlikte tahliye ve alacak istemine ilişkin olduğu, dava sırasındaki tahliye istemine yönelik feragatın görevli mahkemeyi değiştirmeyeceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda, dava icra takibine vaki itirazın iptali ile birlikte tahliye ve alacağının tahsiline ilişkindir. Her ne kadar dava sırasında tahliye isteminden vazgeçilmiş ise de, dava kira alacağı ile birlikte tahliye istemiyle açılmıştır. HMUK’nun değişik 8. maddesinin 2. fıkrasının 1 no’lu bendi gereğince kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi veya tespit davaları ve bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı davaları değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.Bu durumda mahkemece,davacının dava açarken tahliye isteği de bulunduğundan davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir....
Dava, yazılı taahhüde dayalı olarak başlatılan tahliye istekli icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu yazılı taahhüde dayalı ve tahliye istekli icra takibi sebebiyle düzenlenen tahliye emrinin, davalıya tebliğ edilmesi üzerine; davalı kiracı tarafından yetki itirazında bulunulmuş ve yetki itirazının davacı tarafından kabul edilmesi üzerine, dosya yetkili gönderilmiş ve yetkili icra müdürlüğünce yeniden düzenlenen 02/02/2015 günlü tahliye istekli Örnek 14 nolu tahliye emri ekli tebligat, davalı kiracıya tebliğ edilmeden davalı vekili tarafından icra takibine itiraz edilmiştir. Tahliye emri davalıya tebliğ edilmeden tahliye emrinde İİK.nun 272 ve 273.maddeleri gereğince verilen süreler işlemeye başlamaz....
nün 2011/50 Talimat sayılı dosyasında yapılan 26.01.2015 tarihli tahliye işleminde, işyeri vasfındaki taşınmazı işleten 3. kişi ...’in tahliye için süre talep etmesi üzerine 7 gün süre verildiğini, 18.02.2015 tarihinde tahliye için taşınmaza gidildiğinde, işyerinde hazır bulunan 3. kişi ...’in, işyerinin ... tarafından kendisine devredildiğini ileri sürerek tahliye ve teslim tutanağı ibraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce tahliye işleminin yapılmadığını ileri sürerek tahliye yapılmamasına dair icra müdürlüğü işleminin iptalini talep ettiği, mahkemece, 3. kişi ... ve borçlu ... tarafından dosyaya sunulan belgeler nazara alınarak İİK'nun 276/3. maddesi gereğince davacıya, 3. kişi ...'e karşı genel mahkemede tahliye davası açması için 7 gün süre verilmesine ve davanın neticesine göre hareket edilmesine karar verildiği görülmektedir....


