"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne itirazın kaldırılmasına kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ... hakkında 26.09.2011 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 31.08.2011 tarihli tahliye taahhüdüne dayanarak davalının tahliyesini talep etmiştir. Bu istek üzerine düzenlenen 14 örnek tahliye emri davalı kiracı ...’ye tebliğ edilmeden takibe itiraz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir....
Somut olayda ise, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda, taşınmazda oturmadığından dolayı tahliye emrinin kendisine gönderilemeyeceğini belirterek, tahliye emrinin iptalini istediği, bu nedenle tahliye emrinin iptalini istemesinde hukuki yararının bulunmadığı, ancak İİK'nun 135/2. maddesinde belirtilen nedenlerle tahliyenin istenebileceğinden şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Taşınmaz malikinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ödeme emrine itiraz ile duran ilâmsız tahliye takibine devam edilebilmesi için, alacaklı kiraya veren, (ilâmsız tahliye takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki) icra mahkemesinden borçlu kiracının itirazının kaldırılmasını ve taşınmazı tahliye etmesini isteyebilir (2004 sayılı Kanun md. 269/b; 269/c). 5. Alacaklı kiraya verenin icra mahkemesinden tahliye isteyebilmesi (ve icra mahkemesinin şartları varsa tahliyeye karar verebilmesi) için alacaklının takip talebinde tahliye istemiş olması ve (13 örnek No.lu) ödeme emri ile borçlu kiracıya tahliye ihtarının yapılmış olması gerekir. Takip talebinde tahliye istenmemiş veya istenmiş olmakla beraber ödeme emri ile tahliye ihtarı yapılmamış ise alacaklı, icra mahkemesinden tahliye isteyemez; istese bile icra mahkemesi tahliyeye karar veremez (Kuru, s. 841). 6. Alacaklı kiraya veren, borçlunun itirazı üzerine, (tahliye istemeden) yalnız itirazın kaldırılmasını (icra mahkemesinden) isteyebilir....
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin satış bedeli bakiyesi olarak verildiğini, eğer senet müvekkiline tahliye sağlanması için verilseydi protokolde de tahliye sağlanmadığı takdirde tahliyeye dair hukuki giderlerin mahsubunun düzenlenmeyip senedin geçersiz sayılacağının öngörüleceğini, mahkemece tahliye etmek için senet verildiği, tahliye edemediği, senet bedeline hak kazanamadığı gerekçesiyle hüküm kurulduğunu, oysa protokolden de anlaşılacağı gibi bononun satış bedeli bakiyesi olarak düzenlendiğini ve bononun ödenmesi için tahliye şartı olmadığını, davacının ödeme yaptığını iddia ettiği kişilerin varlığı ve hukuki durumlarının tartışmalı olduğunu, tahliye taahhüdü imzaladığı iddia olunan şahısların esasen kiracı mı yoksa işgalci mi olduklarının ilk derece mahkemesi yargılaması aşamasında tartışılmadığını, davacı malik sıfatını haiz olduğu andan itibaren bu kişilerin hukuken işgalci konumunda olacaklarından davacının hukuk mahkemelerinde tahliye davası...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava tahliye taahhüdü nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davadan feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davalı vekili 16.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirdiğinden feragat nedeniyle temyiz dilekçesinin REDDİNE, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tahliyesi istenilen taşınmazın paylı mülkiyete konu olduğundan bahisle tahliye işlemlerinin iptaline ilişikindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK 16, 135/2 ve ilgili maddeleri 3. Değerlendirme İİK'nın 135/2. maddesi; "Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise on beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmez ise zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur." hükmünü içermektedir. Anılan hükme göre, alıcıya ihale edilen taşınmaz bir üçüncü kişi tarafından işgal edilmekte ise "ihalenin kesinleşmesi üzerine" alıcı, satış memurluğundan, üçüncü kişinin taşınmazdan çıkarılmasını isteyebilir. Tahliye emrine karşı yalnız (taşınmazı işgal eden ve bu sıfatla kendisine tahliye emri gönderilmiş olan) 3. kişi şikayet yoluna başvurabilir....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 04/02/2016 tarihli kararı ile borçlunun itirazının 3.600,00 TL asıl alacak ve bunun üzerinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iptaline karar verildiği, davanın; İİK.nun 269 ve 269/a maddelerine göre açılmış bir temerrüt sebebi ile tahliye davası olduğu, borçlunun itirazının iptaline karar verildiği ve iş bu davanın da iptal kararından itibaren 6 aylık sürede açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Alacaklı kiraya veren, borçlunun itirazı üzerine icra mahkemesinden "tahliye" istemeden, yalnızca "itirazın kaldırılmasını" isteyebilir. Yani itirazın kaldırılması davası ile tahliye davasının ayrı ayrı açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır....
Alacaklı kiraya veren, borçlunun itirazı üzerine icra mahkemesinden "tahliye" istemeden, yalnız "itirazın kaldırılmasını" isteyebilir. İcra mahkemesinin itirazın kaldırılmasına ilişkin kararından sonra alacaklı kiraya veren buna dayanarak kararın kesinleşmesinden itibaren icra mahkemesinden borçlu kiracı hakkında tahliye davası açabilir. Bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Ancak bu gibi hallerde tahliye davasının hangi tarihten başlayarak ne kadar sürede açılması gerektiği hususu önem kazanmaktadır. Şayet itirazın kaldırılması davası devam etmekte ise tahliye davası yargılama devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Eğer itirazın kaldırılması kararı kesinleşmiş ise bu takdirde tahliye davası itirazın kaldırılması kararının kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Zira İİK.nun 269/a maddesinde "takibin kesinleşmesi halinde tahliye davasının ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde açılması gerektiği" öngörülmüştür....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/122-636 E.K. sayılı dosyasında, şikayetçilerin başvurusu, 10.01.2011 tarihli tahliye işlemine yönelik olup, verilen karar, somut olay yönünden kesin hüküm oluşturmaz. Bu durumda, şikayetçilerin, tahliye kararının infazından sonra taşınmazı işgal etmeleri ve İİK'nun 276. maddesinde düzenlenen durumun somut olayda bulunmaması karşısında, temerrüt nedeniyle tahliye kararına dayalı olarak taşınmazdan tahliyeleri mümkün olmadığından mahkemece, şikayetin kabulü ile 11.02.2015 tarihli tahliye işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....


