Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenilmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda ( 2 ) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlunun tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tahliye davası ile sözleşmenin tarafı olan kiracının tahliyesi istenebilir. Davacının sözleşmeye göre yalnızca kiracı ... hakkında tahliye davası açması gerekirken müteselsil kefil ... hakkında da tahliye davası açmıştır. Mahkemece kefil ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kefilin de tahliyesine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece temerrüt olgusunun gerçekleştiğini, öne sürülen diğer tahliye koşullarının ise gerçekleşmediğini belirterek koşulları oluşan temerrüt nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş diğer tahliye sebepleri hakkında hüküm kurulmamıştır. Davada birden fazla tahliye sebebine dayanılmış olup ayrı hukuksal nedenleri bulunan bu davaların ayrı ayrı veya birlikte açılmaları mümkündür. Davaların birlikte açılması durumunda mahkemece her bir dava sebebi hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekmektedir. Ayrı bir dava sebebi olarak öne sürülen olguların mahkemece hukuki sebep olarak nitelendirilerek sadece koşulları oluşan temerrüt sebebi hakkında hüküm verilmesi, koşulları oluşmadığı tespit edilen diğer tahliye sebepleri hakkında hüküm verilmemesi doğru değildir....
Aynı Yasanın 11. maddesi gereğince kiracı kira süresinin bitiminden en az onbeş gün önce kiralananı tahliye edeceğini kiralayana yazı ile bildirmek suretiyle sözleşmeyi feshetmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılır. 6570 Sayılı Yasa kiralayana süre bitimi nedeniyle akdi fesih hakkı tanımadığı gibi 7. maddesinde de tahliye sebeplerini sınırlı olarak saymıştır. 6570 sayılı kanunda ve Borçlar Kanunu'nun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinde gösterilen haller dışında tahliye kararı verilemez. Davada 6570 Sayılı Kanunun 7. maddesinde belirtilen sebeplere dayanılmadığına göre, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
beklenmeden açılan tahliye davasının bu nedenle reddi gerekirken, tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir....
Davalı vekili, yıllık kira alacağının 11/12 sine isabet eden bölümünü ödemesine rağmen davacının kötü niyetli olarak tahliye talep ettiğini, yazılı iki ihtarda bulunulmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK.26/1. maddesine göre "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Davacı dava dilekçesinde, temerrüt nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş, yargılama sırasında da bu talebini tekrarlamıştır. Hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Talep temerrüt nedeniyle tahliye olduğuna göre, temerrüt nedeniyle tahliye şartlarının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, talep dışına çıkılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın kaldırılması ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptali ile 10.370,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, taşınmaz tahliye edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsiline yönelik tahliye talepli takip başlattığını, davalı borçlunun haksız yere takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir....
Davacı kiralayan tarafından davalı kiracı aleyhine başlatılan 31.07.2013 tarihli tahliye istekli icra takibi ile, 01.01.8.2011 ile 31.07.2012 ve 01.08.2012 ile 31.07.2013 tarihleri arasında muaccel olduğu halde ödenmeyen toplam 6800 TL kira alacağının tahsili istenmiştir. İhtarlı ödeme emri davalıya 12.08.2013 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş ve dava 28.08.2013 tarihinde açılmıştır. İcra İflas Kanunu 269/1 maddesi göndermesi ile uygulanması gereken TBK 315/2 maddesi gereğince 30 günlük ödeme süresi dolmadan ve henüz temerrüt koşulları oluşmadan 28.08.2013 tarihinde açılan tahliye davasının reddi gerekirken tahliye isteminin de kabulüne karar verilmesi doğru değildir Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....


