Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; "Dava, geçersiz taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca verilen senetlerin bedelinin istirdadı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m 237 ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26.maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. Taşınmazların harici satışı mülkiyetin nakli sonucunu doğurmayıp, geçersizdir. Bu nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Ancak ortada geçersiz bir sözleşme olsa bile taraflar birbirlerine verdiklerini geri alacaklardır. Taşınmaz maliki mülkiyet hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesini istediğinde satım sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için taşınmazını geri alabilecektir....
DAVA : İtirazın İptali (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/04/2011 KARAR TARİHİ : 15/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında akaryatı bayilik sözleşmesinin imzalandığını , bu kapsamda 10.05.2008 tarihli bayilik sözleşmesi ve 05.05.2008 tarihli Protokol gereği müvekkilince, davalı şirkete 700.000USD bayilik hizmet bedeli ödendiğini, .......
Akaryakıt Enerji Üretim İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş. iş ortaklığı ortak girişim grubuna satılmasına, ...-... ortak girişiminin sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde teminatlarının idare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, bu hususların Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmasına, ... karar verilmiş, 09/03/2021 tarih ve 3633 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, söz konusu İhale Komisyonu kararı onaylanmış ve bu karar çerçevesinde taşınmaz satış sözleşmesinin imzalanması ile karar gereklerinin yerine getirilmesi hususlarında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yetkili kılınmıştır....
Buna göre, bölge adliye mahkemesince yapılacak iş; dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit görmesi nedeniyle, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin baştan beri geçerliliğinden söz edilemeyeceği, davacının devletin hüküm ve tasarrufunda olan özel mülkiyete konu olamayacak taşınmaz için davalıya ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde davalıdan geri isteyebileceği gözetilerek uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar vermek olmalıdır. 3) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının ön ödemeli konut satış sözleşmesiyle satın aldığı taşınmazın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle, sözleşmeden dönerek bedel iadesi ve gecikme tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hukuku Kanunu'nun 11 inci maddesinde: "(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlikhaklarından birini kullanabilir....
nın şirketin tek mal varlığı olan ve fabrika binası olarak kullanılan taşınmaz kapsamında şirkete ortak olduğu, şirketin önceki temsilcilerinin sonradan düzenlenme imkan ve ihtimali bulunan protokole göre şirket taşınmazının inançlı işleme dayalı olarak devredildiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.Yapılan yargılama sonucunda; davalı şirketin tek mal varlığı olan ve üzerinde faaliyetini sürdürdüğü Beylikdüzü İlçesi, Kavaklı Mahallesinde kain ... ada, 10 nolu parselin davacı tarafından davalı şirkete 03/05/2005 tarihinde satış yoluyla devredildiği, satış evrakında taşınmazın bedelinin 150.000,00TL olarak gösterildiği ve satış bedelinin tamamının taşınmaz maliki olan ...'e ödendiğinin belirtildiği, satış sözleşmesinin davalı şirketi temsilen ... ile ...'...
Yolu ... ada, ... parsel no.lu 2.380,57 m2 yüzölçümlü tapu kaydı ve .... Belediyesi İmar İşlem dosyası ile ispatlanacağını, ... Yapı Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin borçlu olmadığından aleyhine yapılan takip geçersiz bir takip olduğunu, 02.11.2017 ve 08.11.2017 tarihli sözleşmelerden açıkça anlaşılacağı üzere alacaklının muhatabı ... Yapı Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, bu sebeple ... Yapı Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhinde yapılan takibe ve talep edilen alacağın tamamına itiraz edildiğini, davacı ve dava dışı ... ortaklık hukukuna aykırı hareket ettiğini, 08.11.2017 tarihli Pay Satış Vaadi Sözleşmesi halen yürürlükte olan bir sözleşme olduğunu, iş bu Satış Vaadi Sözleşmesinin iptali için dava açılmadığını, bu sebeple dahi alacaklının, yasal muhatabı olmayan ......
Mahallesi 47357 Ada 1 Parselde kayıtlı taşınmazda bulunan D blok 2 nolu bağımsız bölümün müvekkili tarafından 19.10.2012 tarihinde davalıdan 127.500,00 TL bedel ile satın alındığını, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak yüklenici ile arsa sahipleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli ve 2011/222-2012/393 sayılı kararı ile geriye etkili olarak feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini, arsa sahiplerinin açtıkları tapu iptali ve tescil davasının Ankara Batı 4....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu senetler ve protokoller nazara alınarak davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları, senetlerin ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Bozma ilamından önce davacı şirketin ağır kusuruna ilişkin dosyaya sunulan bir bilgi ve belge bulunmamakta iken, bozma kararı sonrasında ... ile davacı şirket ve ortakları arasında taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kaldığı ve tapusunun iptali nedeniyle daha önce Hazine tarafından M. Uğur Kadayıfçıya tazminat ödendiğinin bilindiği halde davacı şirket tarafından tazminata konu taşınmazın alındığı, bu işlemin de gerçek bir satış işlemi olmadığı yönünde sunulan delillerin değerlendirilmemiş olması hatalıdır....


