WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/35 Esas KARAR NO : 2022/376 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2020 KARAR TARİHİ : 31/03/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin,.... ili, ... İlçesi ... Mah. Tapunun ... ada ... parsel .. ... tipi, 289 bağımsız bölümdeki gayrimenkulü Beyoğlu ... Noterliğinin 04/09/2019 t. ve ... Y.nolu Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi devriyle 2,250,000 tl.ye ...’dan devir ve teslim alındığını, ...’ın devrettiği bu hakkın, davalılardan ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. ile düzenlediği Bakırköy ... Noterliğinin 09/10/2018 t. .... Y. Nolu Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesine dayandığını, ......

Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde yükleniciden bağımsız bölüm ya da bölümleri satın alanlara yapılan tapu devirleri sözleşme gereği arsa sahibince yapılan avans ödemesinin iadesi niteliğinde olduğundan tapu kayıtlarının iptâl ve arsa sahipleri adına tescili gerekir ise de, satış arsa sahibince yapılıp satın alanın arsa sahibinden satın aldığını savunması ve arsa sahibinin kendisince yapılan tapu devrini yüklenicinin istek ve talimatı ile yapıldığını kanıtlayamaması halinde satış işleminin bedel karşılığı arsa sahibi ile satın alan kişi arasında yapıldığının kabulü zorunlu olacağından tapu kaydının iptâl ve tesciline karar verilmesi mümkün değildir. Somut olayda davalı ...'nın bu yoldaki savunmasına karşı davacı arsa sahiplerince bu davalı ile yüklenici kooperatif arasında devir ve satış ilişkisinin bulunduğu ile tapu devrinin yüklenicinin talimatı ve isteği ile yapıldığı yasal delillerle kanıtlanmamıştır....

ISLAH: Davacı vekili -----tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müddeabihi HMK md. 176 uyarınca ------------- yükselttiğini, davanın kabulünü, taraflar arasında imzalanan ---------- gayrimenkul satış vaadi ve borçlanma sözleşmesinin feshini, işbu davanın ikame tarihine kadar davacı müvekkilince ödenen ---- ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, sözleşmede satış bedeline karşılık verilen ve halen ödenmemiş olan senetlerin iptali ile müvekkiline iadesini talep etmiştir. DAVANIN VE ÇEKİŞMELİ KONULARIN TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ: 1-Davanın ve uyuşmazlık noktalarının tespiti: Dava, sözleşmenin iptali ve ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme nedeniyle geri verilmesi istemlerine ilişkindir....

CEVAP Davalı; davaya konu edilen 03.06.1986 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle, tapu iptal ve tescil talebinde bulunulamayacağını, yine davacılardan Ömer'in taşınmazdaki hissesini üçüncü şahsa sattığını, alıcı sıfatını kaybettiğinden alacak isteminde de bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen 03.06.1986 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, sözleşme ile davacılara satışı yapılan 15 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının bulunmadığı, bu nedenle tapu iptal ve tescil isteminin reddi gerektiği; davacılar tarafından satış bedeline mahsuben davalıya toplam 105.000 TL ödendiği, davalının sebepsiz zenginleştiği, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca toplam ödenen paranın ifanın imkansız hale geldiği dava tarihi itibariyle ulaşacağı miktarın 527.087,40 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 527.087,40 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV....

sebepsiz zenginleşme teşkil etmediği, intifa hakkından bağımsız olarak taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre için kararlaştırıldığı ve süresini tamamladığı, bayilik sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getiren davalıdan sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle satış teşvik primi adı altında ödenen ücretin iadesinin istenemeyeceği, satış destek priminin istasyondaki bayilik faaliyetiyle ilgili olup intifa hakkı ile ilişkilendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden ise, taraflar arasında meydana gelen ticari ilişki nedeniyle davacı yararına 2. derecede 400.000 TL tutarında limit ipoteği tesis edildiği, intifa bedelinden iadesi gereken bedelin 357.591 TL olduğu, diğer taleplerin ise yerinde olmadığı, bu sebeple ipotek limiti 400.000 TL ise de takip tarihi itibariyle iadesi gereken bedelin 357.591 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....

olarak artırımı niteliğini taşıdığını, diğer bir deyişle sabit bir satış bedelinin yanında şarta bağlı ek bir satış bedeli kararlaştırıldığını, yoksa taşınmaz satışına bağlama veya satış olmazsa bedel ödememe gibi bir hükmün söz konusu olmadığını, ayrıca hiçbir şekilde kârın %40-%60 oranında paylaşılmasına ilişkin bir hüküm de bulunmadığını, ...’ın üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerin tamamen kendi adına akdedilen taşınmaz satış sözleşmesi olduğunu, ...’ın henüz maliki olmadığı taşınmazları üçüncü kişilere satmayı vaad ettiğini, ...’ın üçüncü kişilerle taşınmaz satış sözleşmesi yapması ve tescili talep ederek ayni hakkı karşı tarafa geçirebilmesi için önce kendisinin satış bedeli ödeme borcunu yerine getirerek malik olması gerektiğini, ...’ın çok açık olarak ......

ödediğini ispat ettiği 145.600 TL satış bedelinin iadesi açısından yüklenici ile birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından hükmün düzeltilmesi gerektiği, öte yandan, dava dilekçesinde davacı tarafından rayiç kira bedeli ve uğranılan müspet zarar tazminatı talebinde bulunmasına karşın, herhangi bir bedel belirtilmediği, yargılama sırasında mahkeme tarafından açıklama yaptırılmadığı gibi istinafa konu da edilmediği, ilk derece mahkemesinin bu talepler açısından davalı ... lehine yargılama ücreti hükmedilmemesine ilişkin seri dosyalardaki kararlarının da Yargıtay 3....

Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının inanç sözleşmesine dayanmadığı, TMK’nun 724. maddesinde tanımlanan temliken tescil nedenine dayalı tapu iptal ve tescil talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu binanın bulunduğu arsa niteliğindeki 88 parsel sayılı taşınmaz 07.09.1995 tarihinde satış nedeniyle davalı ... adına kayıtlıdır. ... İl Özel İdaresi, İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü’nün 07.10.2008 tarihli yazısından taşınmaz üzerine davalı ... adına inşaat ruhsatı alınarak bina yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı binanın yurtdışında çalıştığı dönemde gönderdiği paralar ile yapıldığını iddia etmiştir. Dosya kapsamı ve mevcut duruma göre bina değeri arsa değerinden fazla olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmiş ise de, binanın davacı tarafından yapıldığı kanıtlanamamıştır. Ayrıca, davacı dava dilekçesinde de açıkladığı üzere 88 parsel sayılı taşınmazın bina yapıldığı tarihte kendisine ait olmadığını bilmektedir. Bu nedenlerle, temliken tescil koşulları oluşmadığı açıktır....

Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, koşulları henüz gerçekleşmediği için kurulması olanaksız olan asıl satım sözleşmesinin görevini yerine getirmek üzere kolay ve güvenli bir yol olarak görülüp tercih edilen bir sözleşme türüdür. 17. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ilgili olarak kanunlarda açık bir tanıma rastlanmamaktadır. Bununla birlikte, kanun koyucu tarafından 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 213 [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237], 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60/3 ve 89 ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve 1009 uncu maddeleri ile taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine daha çok şekil ve şerh konuları itibariyle yer verilmiştir. 18....

Taraflar arasında imzalanan 15/10/2014 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesinin 3. madde hükmünde; belirtilen 5 nolu dairenin KDV hariç 200.000 TL satım bedelinin tamamı konut inşaatındaki, elektrik tesisatı işlerinin alıcı tarafından yapılarak iş karşılığında ödeneceği, işlerin sonunda yapılacak kesin hesap itibari ile bakiye bedel kalır ise alıcı tarafından satıcının hesabına nakit olarak ödeneceği konusunda anlaşıldığı, ödemenin 1 adet daire karşılığı ve bakiye bedel ödemesi ile barter olarak yapılacağı kararlaştırılmıştır. 3. 03.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; imalat bedeli diğer alınan bilirkişi raporlarına taraf itirazlarını değerlendirilerek belirlenmiş ve fatura kesilen imalatlar için bu faturadaki birim fiyatlar , fatura kesilmeyen işler için ise piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılarak 456.312,60 TL olarak bulunmuş, ilk derece mahkemesince imalat bedelinden taraf defterlerine göre 299.192,00 TL ihtilafsız ödeme ile devredilen taşınmazın devir tarihindeki...

UYAP Entegrasyonu