Hukuk Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA K A R A R 1-Davacı Annenin Maddi, Davacı Kardeşlerin Manevi Tazminat İstemlerine İlişkin Hükümler Yönünden,Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.Davacıların dava dilekçeleri ve ıslah ile anne için 30.909,47 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, baba için 6.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, kardeşler için 50.000,00'er TL manevi tazminat talebinde bulundukları, ilk derece mahkemesince, annenin maddi ve manevi, babanın manevi tazminat istemlerinin kabulüne, babanın maddi tazminat isteminin reddine, kardeşler lehine 40.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, davacılar ve davalı ... Genel Müdürlüğü'nün bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 3....
; dava dilekçesi ve aşamalardaki beyan dilekçeleri ile davalı yüklenici şirket ile yaptığı arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin sözleşmeye aykırı proje ve imalât yapılması nedeniyle feshi, yükleniciye avans olarak verilen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptâli ve adına tescili, yüklenici şirketin yaptığı imalâtların çıplak imalât bedeli karşılığına isabet eden bağımsız bölümlerin yüklenicide bırakılmasına ve sözleşmenin bu şekilde tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca 60.000,00 TL sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradıkları zarar karşılığı maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat ile yüklenicide kalacak bağımsız bölümlerin değeri ile imalât bedeli arasındaki fark karşılığı 400.000,00 TL alacak isteminde bulunmuştur....
aykırılık nedeniyle 5.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak müvekkiline verilmesine; esere yönelik tecavüz nedeniyle de 5.000,00 TL maddi ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen her iki davalıdan tahsiline, tecavüzün ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.10.2012 günlü ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini yükseltmiştir....
Davacı ...; davalının sebep olduğu 1.000-TL lik manevi, menfi, müspet ve munzam zararların tazmini için şimdilik 14.000- TL maddi toplam 15.000- TL'nin tarafına ödenmesini talep etmiştir. Ancak davalı ile yapılan sözleşmenin tarafı olmayan davacının, sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluştuğu iddia olunan zararın tazmini talebi yönünden, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi uyarınca aktif husumeti(taraf sıfatı) bulunmamaktadır. Böyle bir zararın varlığı varsayımında, tazminat talep hakkının diğer davacı şirket olan ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait olacağı şüphesizdir. Bu saptama karşısında davacı ...nin davalıya karşı açtığı uğradığı zararın tazmini davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bulunmuştur. İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı ... ile ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü arasında 09/10/2017 tarihli ......
Maddesi uyarınca manevi tazminat talep edebileceği, emsal rayiç bedel ile ilgili kurumlardan tespit yapılamadığından sektör bilirkişisince resen rayiç bedel tespiti yapıldığı bu bedelin 200.000,00 TL olarak hesaplandığı mahkememizce de bu bedelin davacının sanat geçmişi şarkının bilinirliği kullanıldığı alan da dikkate alındığında uygun bulunduğu davacı tarafından bu bedelin üç katı yerine 450.000,00 TL tazminat talebinde bulunulduğu, bu bedelin de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından bu bedel üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise davalının sosyal ekonomik durum tespiti eser için yapılan rayiç bedel eserin bilinirliği, kullanım alanları ve kullanım şekli ile davacının eser üzerinde hem besteci hemde söz yazarı da olduğu dikkate alınarak talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından manevi tazminat yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, her ne kadar davacı tarafından...
tazminatı doğurmayacağını, zira manevi zarar talep edebilmesinin şartlarının oluşmadığını, sayın Mahkemeniz tarafından bir an için aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkil şirket yalnızca taşımada meydana gelen kayıptan oluşan ispat edilebilir zararlardan sorumlu tutulması gerektiğini, nitekim TTK.883 maddesi de taşıyıcının ziya veya hasardan sorumlu olduğu hallerde yalnızca ödenmesi gereken tazminat tutarı ile taşıma ücretinin geri verilebileceği, başkaca zararların karşılanmayacağı hükmünü havi olup, bu durumda davacınnın illiyet bağını ispatlayamadığı yan giderlerine ilişkin istemlerinin hukuki dayanağı olmadığından taleplerinin reddi gerekmekte olup ancak taşıma ücretinin iadesi mümkün olabileceğini, sonuç olarak, her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi davacı tarafça da meydana gelen taşıma sebebiyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilemediğinden huzurdaki hukuka aykırı ve kötü niyetli ikame edilmiş davanın reddine karar verilmesi gerektiği izahtan...
aykırılık nedeniyle 5.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak müvekkiline verilmesine; esere yönelik tecavüz nedeniyle de 5.000,00 TL maddi ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen her iki davalıdan tahsiline, tecavüzün ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03...2012 günlü ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini yükseltmiştir....
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının milli piyango idaresi seyyar bayi olduğu, bayilik sözleşmesi gereğince satış merkezinden bilet bedellerinin peşin ödeyerek alınabileceği, davacının peşin para ile bilet talep etmesine rağmen kendisine bilet satılmadığını ispatlayamadığı, davalı bankanın davacıya bilet satmamasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
nin ilanları üzerinde değişiklik yapma hakkı bulunduğunu, faturayı bizzat davalı şirketin kestiğini ve hizmet sağlayıcı olduğunu, davalı şirketin bu niteliğinin belirlenmesi için yalnızca Bilgi Teknolojileri ve İletişin Kurumu'nun cevabi yazısının yeterli olmadığını, hizmet sağlayıcısı olan davalı şirketin sorumluluğunun davalılar arasındaki sözleşmeye göre değerlendirilmesi gerektiğini, takdiri tazminat indiriminin doğru olmadığını, hali hazırdaki maddi tazminat miktarının da düşük hesaplandığını, davalı ...'nin defterlerinin lehine delil olamayacağını, taklit ürünlerin kalitelerinin düşük olduğunun tespit edildiğini, manevi tazminat miktarının da son derece düşük olduğunu, faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hükümlerde de hata bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C....
Zira, davacı abonman sözleşmesine uyulacağı yönünde kendisinde uyarılan güvene (koruma yükümüne) aykırı olacak şekilde meydana gelen davranış sonucu manevi zarara uğramıştır. Bu şekliyle, hem sözleşmeye aykırılık hem de haksız eylem unsurlarının bir arada gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; mahkemece, davalıların birlikte kusurları ile davacıya ait nüfus bilgilerinin onun rızası dışında icra takip dosyasında kullanılmasına neden olarak davacının kişilik haklarına saldırıda bulundukları sonucuna varılarak, uygun tutarda manevi tazminat ödetilmesi gerekirken istemin tümden reddi doğru değildir. Hal böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da yukarıdaki ilave gerekçelerle benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle, direnme kararı bozulmalıdır....


