Noterliğinin 24945 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih bildirimi için karşı ihtar gönderildiğini, ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilerek sözleşmenin rekabete aykırılık nedeni ile fes edildiğini bildirerek taraflar arasında imzalanan 29.03.2016 tarihli sözleşmenin davalı tarafından haksız fes edildiğinin tespiti ile davacı ... adına 50.000,00TL , ... için 50.000,00TL olmak üzere 100.000,00TL manevi tazminatın, haksız rekabet ve sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğranılan tüm zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 TL , portföy tazminatı talebiyle şimdilik 2.000 TL , ödenen bayilik giriş ücretinin şimdilik 1.000 TL, yoksun kalınan kar sebebiyle şimdilik 1.000 TL olmak üzere toplam 10.000TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle, 21/07/2018 tarihli "PROTOKOL" başlıklı sözleşmenin 9.maddesinde yer alan: "Taraflar, işbu protokolde kurala bağlanmış hususlara aykırı olarak karşı tarafı zarara uğratacak şekilde protokol hükümlerinden herhangi birini ihlali halinde zarara uğrayan tarafa uğranılan zararın iki katını tazminat olarak ödemeyi kabul eder" şeklinde düzenlenen cezai şart uyarınca davacı tarafça talep edilen 1.000 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir....
Noterliğinin 01/11/2018 tarih ve 25521 yevmiye nolu ihtarnamesi ile eksik işlerin tamamlanarak sözleşmeye uygun hale getirilmesi ayrıca günlük 250,00 TL üzerinden hesaplanacak cezai şart bedelinin de ödenmesinin istendiği, davalının yetki ve husumet itirazında bulunduğu ve açtığı karşı dava ile maddi ve manevi tazminat talep ettiği ancak yargılama devam ederken karşı davanın takipsiz kaldığı, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın sözleşmenin ifa yerinde açıldığı, yetki itirazının yerinde olmadığı, ayrıca davalı her ne kadar sözleşmenin geçerli olmadığını ileri sürmüş ise de davalının sözleşmeye konu işe fiilen başladığı, bu durumun sözleşme iradesinin bulunduğu hususuna delil teşkil ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacının davalı taraftan cezai şart talep edip edemeyeceği, davacı tarafından sözleşmeden kaynaklanan edimin ayıplı ve eksik ifa edilip edilmediği, davacının ayıplı ve eksik ifa nedeniyle...
Davalının sözleşmeye aykırı bir davranışı bulunduğu, sözleşmenin ifası sırasında gönderilen bir ihtar veya uyarı ile davacı tarafından kanıtlanmamış ve davacının talimatları benimsenmiştir. Sözleşmeye uygun talimatların kabul edilip, sözleşmenin uygulanması ve bu talimatların yerine getirilmemesi üzerine sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshi üzerine, davalının daha önce benimsenen eylemlerinin, sözleşmeye aykırı olduğunun ileri sürülmesi dürüstlük ilkesine aykırıdır.Davalının sözleşmeyi feshi haklı nedene dayalı olup, davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle feshedilen sözleşme nedeniyle denkleştirme tazminatı takdir edilmemesi yerindedir. Feshin haklı olması ve TBK'nın 58. maddesinde belirlenen manevi tazminat şartlarının oluştuğuna ilişkin bir kanıt da sunulmamıştır....
den aldığı 173.052 TL'lik borcu ödeme yükümlülüğünün doğduğu, dolayısı ile davalı ... tarafından davacı tarafça kendisine verilen teminat mektubunun nakde çevirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesi sebebi ile bu bedelin iadesine yönelik açmış olduğu davanın reddine, yine davacı tarafça davalı ...'den sözleşmenin feshi sebebi ile manevi zarara uğradığı iddiası ile 100.000 TL'lik manevi tazminat davasının da davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi, bu bağlamda davacı bayinin kendi eylemleri nedeniyle sözleşmenin feshine neden olduğu anlaşılmakla manevi tazminat istemi uygun görülmediğinden bu davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davalılar-birleşen dosya davacısı vekilince temyiz edilmiştir....
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında halen ayakta bulunan bir lisans sözleşmesi olduğunu, 09.03.2006 tarihli bu TSE Markasını Kullanma Tip Sözleşmesi'nin 5.maddesine göre taraflarca 1 ay önceden sözleşme feshedilmez ise aynı şartlarda yenileneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye dayalı kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturmayacağını, eğer davacı taraf sözleşme bedelini tahsil edemediği iddiasında ise bunu dava konusu yapması gerektiğini, marka tecavüzü iddiasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin gayri faal olduğunu, aktif bir marka kullanımının söz konusu olmadığını, sadece internet sitesinden yola çıkılarak dava açılmasının haksız olduğunu, tazminat taleplerinin de mesnetsiz olduğunu, istenen maddi ve manevi tazminat rakamlarının hesaplama yöntemini kabul etmediklerini" savunarak davanın reddini istemiştir....
Yine; 6098 sayılı TBK'nin 58/1 maddesine göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık, manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Davalının sorumluluğunun yasal dayanağı sözleşmeye aykırılık olmakla birlikte, TBK'nin 114/2. maddesine göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanması gerekmektedir....
ihaleler nedeniyle uğradığı zararlar, kendisinin ekonomik olarak mahvına ve işi neredeyse durdurmasına neden olduğunu, davacı şirket acentelik sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirilmesi nedeniyle denkleştirme alacağına da hak kazandığını, davalının hukuka aykırı eylemleri nedeniyle davacının ticari itibarı zarar görmüş ve bu nedenle manevi tazminat isteme hakkı doğduğunu, huzurdaki davanın .......
Minibüs İşletmesi olarak imzalanmış olduğu, bu nedenle, hukuka aykırı olarak tesis edildiği saptanan ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ihaleden yasaklama kararı nedeniyle ticari itibarının zedelendiği, ticari güvenirliğinin ise azaldığı açık olan davacı firmanın uğradığı manevi zararın kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olayın niteliği, yasaklama kararının dayanağı dikkate alınarak takdiren 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi belirtilen kısım haricindeki manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği, sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu yasaklama işlemi hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline, geçici teminatın iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 16/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir....
müşterilerine ulaştığını ve onlara teklif ve tanıtımlarda bulunduğunu, davalının müvekkili firmada çalıştığı süre içinde edinmiş olduğu bilgileri müvekkilinin zararına kullandığını, davalının bu hareketi ile taraflar arasında akdedilen rekabet etmeme / gizlilik sözleşmesini açıkça ihlal ettiğini ve müvekkili şirketi maddi- manevi zarara uğrattığını, haksız rekabet/gizlilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacının elde etmekten yoksun kaldığı kâr miktarı ve elde etmesi mümkün görülen yararın, (bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesini müteakip) şimdilik 500,00-TL maddi tazminata dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte hükmedilmesini, haksız rekabet/gizlilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle 300.000,00-TL manevi tazminata dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte hükmedilmesini, dizaynı ve kullanımı müvekkili şirkete ait olan ürünlerin davalı tarafından pazarlanması, fiyat teklifine çıkartılması ve müvekkili şirketin müşterilerine...


