WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Bu madde uyarınca tazmin edilecek zarar doktrinde ve uygulamada menfi zarar ve müspet zarar olarak ikiye ayrılır. Müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kâr mahrumiyeti de müspet zararın içindedir. Kâr mahrumiyeti, borcun yerine getirilmemesi sebebiyle kâr elde edilememesi sebebiyle meydana gelen malvarlığındaki gerçek eksilmedir. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında kâr kaybının hesaplanmasında kesinti yönteminin uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. Yargıtay 15. HD’nin 2018/3513 Esas ve 2019/3182 Karar sayılı ilamında “Türk Borçlar Kanunu 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Düzenleme kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemez....

Karşı dava yönünden ise; Davacı vekili dava dilekçesinde 100.000,00 TL talepte bulunmuş ve bu miktar üzerinden harç yatırmıştır.03/12/2018 tarihli dilekçesi ile taleplerini açıklayarak silolar için ödenen konteyner ücretleri, hatalı tartı ve çeki listesi nedeniyle ödeme, müvekkilince temin edilen cıvatalar, harcanan montaj masrafları için yapılan ödemeler olarak toplam 95.000,00TL, edimin geç ifası nedeniyle 4 aylık gecikmeye bağlı olarak müvekkilinin dışarıdan hazır beton alması nedeniyle uğradığı menfi zarar olarak 5.000,00TL olmak üzere toplam 100.000,00TL’nın tahsilinin istenildiği belirtilmiş, talebini bu şekilde açıklamıştır....

GÖREVHAKSIZ EYLEMİTİRAZIN İPTALİ VE MENFİ TESPİT DAVASI 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 142 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "itirazın iptali ve menfi tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Alanya Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi )'nce itirazın iptali davasının reddine, menfi tespit davasının kabulüne dair verilen 22.03.2007 gün ve 2004/839 esas, 2007/275 sayılı karann incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Ondokuzuncu Hukuk Dairesi'nin 14.12.2009 gün ve 2071/11676 esas, karar sayılı ilamı ile; (...Davacı Tedaş vekili, asıl davada, davalı Hakan'a ait yerde kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, cezalı fatura düzenlendiğini, ancak ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini taiep ve dava etmiştir....

Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının --- ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır....

imalatlar bedeli ile yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen ve sözleşmeye aykırı olarak yapmış olduğu imalatlar varsa arsa sahibinin zararından sorumlu olduğu gözetilerek, bu eksik imalatların bedelinin hükme en yakın tarihteki piyasa rayici ile hesaplattırılıp, eksik imalat bedeli ile varsa ayrıca zarar tutarının faizsiz olarak mahkeme veznesine BK'nın 81. maddesindeki birlikte ifa kuralı uyarınca depo edilmesi için yükleniciye süre verilmesi, depo etmesi halinde, yüklenicinin edimini ifa etmiş sayılacağı ve tapu iptali ve tescil isteyebileceği gözetilerek, depo edilen anılan bedelin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesi koşulu ile tapu iptali ve tescile karar verilmesi, davalı arsa sahibinin dava tarihi itibariyle tapuda davacıya devir yapmamakta, diğer anlatımla davaya karşı çıkmakta haklı olduğu hususunun yargılama giderleri ve vekalet ücretinin takdirinde nazara alınması, depo etmemesi durumunda ise bundan bağımsız olarak ele alınması gereken sözleşmenin 10. maddesi uyarınca...

bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebileceği, zarar görenin bu hakkını düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabileceği, eldeki davanın ***tarihinde açıldığı, davacının sözleşmedeki edimler arasındaki oransızlığı en geç Mahkememizde açılan ve sonuçlanan itirazın iptali davası kapsamında öğrendiği zira aynı iddiaların o dosyada da dile getirildiği, Mahkememizde davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının ***tarihinde açıldığı ve kanunda belirtilen zamanaşımı süresinin fazlasıyla geçtiği anlaşılmakla davacının mevcut delillere göre davalıya borçlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle menfi tespit davasının reddine, alacak davasının ise zamanaşımına uğraması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve...

No'lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın sözleşmenin geriye etkili feshi ve tapunun iptali ile müvekkil adına tescili konusunda onayıp menfi zarar ve dava değeri hususları yönünden kararı bozduğunu, yerel mahkemenin bozma kararına uyarak yargılamaya devam ettiğini, ... Esas ve ... Karar sayılı 04.11.2021 tarihli kararı ile sözleşmenin ve ek sözleşmenin geriye etkili olarak feshi ile ... ada .... no'lu parselde bulunan G blok ... No'lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bahisle bu taleplere ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, müvekkil ... ile davacı arasında bugüne kadar herhangi bir ticari ilişki olmadığı gibi taraflar arasında aktedilmiş yazılı sözleşmenin de bulunmadığını, davacının ......

Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir....

Her ne kadar menfi tespit davalarında genel kural olarak ispat külfeti davalı alacaklı ise de davamız bir menfi tespit davası değildir. Davamız: iade faturasına dayalı alacaklı olduğu iddiası ile açılmış icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır. Dolayısıyla burada davacı borçlunun alacağın varlığını bizzat kendisi ispatlaması gerekmektedir. Esasen davacı 2015 tarihli ilk faturayı ticari defter ve belgelerine işlemiş, ödemesini de yapmış ve taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişki sonlanmış bulunmaktadır....

da birçok hastanede olduğu gibi Tükiye'de de aynı yöntemi kullanarak abisi ... kimlik bilgisi ile ... hizmeti aldığını, olay günü de hastaneye acil servisten giriş yaptığını, hastanın şikayetlerinin neler olduğunun ve uygulanan tedavilerinin uygulanmasını müteakip kimlik tespiti yapıldığını, kimlik tespitinde en ufak bir şüphe uyanmadığını, ya ağabeyinin nüfus kağıdına kendi resmini koyduğunu ya da ağabeyi ile çok benzediğini, bir çok kurumda aynı işi yaptığı belirtildiğine göre kimlik tespiti sırasında şüphe oluşmamasının olağan olduğunu, hastanın belirttiği şikayetlere müdahale etmenin ve gerekli tedavileri uygulamanın kamu yada özel bütün hastanelerin yasa gereği zorunlu olduğunu, davalı kurumca bu şekilde cezai şart uygulamasının sözleşmenin 11.3.1 maddesine ve 14. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 16/092014 tarihli para cezası işleminin iptali ile kesinti yapılacağı belirtilen 30.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu