Dava, eser sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğinin tespiti, sözleşme kapsamında fazla ödenen bedelin iadesi, sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeni ile uğranılan zararın tahsili ve eksik ve kusurlu imalatların tamamlanması için belirlenecek bedelin tahsili istemine ilişkindir....
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesindeki borçların gereği gibi ifa edilmediği iddiasıyla kısmen 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, bu talebin doğal olarak adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini de içerdiği dolayısıyla harcın ikmal edilip edilmeyeceği, davalıların davacıya adi sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken herhangi bir bedel olup olmadığı, var ise bu bedelin miktarının ne olduğu, davaya tek hakimle mi yoksa heyetle mi bakılacağı, yine mahkememizin bu davaya bakma konusunda görevli olup olmadığı hususlarına ilişkin davadır. Mahkememizce davacıya sözleşmenin toplam bedeli olan 3.500.000,00....
Sözleşmenin bu şekilde feshi fuardan çıkarma veya fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda Katılımcı fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunmak hakkına sahip olmadığını önceden beyan kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere davalı, pandemi nedeniyle fuarı iptal etmemiş ancak ertelemiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı tacir ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir....
Gayrimenkulun sözlşeme kapsamında üzerine düşen edimleri süresinde ifa etmediği ve dava tarihi itibariyle de ifa olanağının bulunmadığı anlaşıldığından davacının satış vaadi sözleşmesi ile bağlı olmasının beklenmeyeceği, davacı ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmenin bağlı kredi olduğu, davacıya satışı vaad edilen taşınmazın teslim edilmemesinin davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine, davacının davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş ile akdetmiş olduğu 24.02.2017 tarihli 02880 numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, 57.150,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ......
nın sözleşmenin feshi haksız olmakla bu kalemlere ilişkin talep hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Karşı davada iskan harcı talebinde bulunulmuş ve en son kök raporda SMM bilirkişi sözleşmenin 34. maddesi gereğince bu yükümlülüğünün karşı davalı yüklenici de olduğu görüşü bildirilmiş ise de sözleşmenin 34. maddesindeki düzenleme sözleşmenin damga vergisine ilişkin olup, iskan harcına ilişkin olmadığı, bu nedenle bu görüşün yerinde olmadığı, yine aynı kök rapordaki inşaat bilirkişisinin görüşündeki gibi davaya konu sözleşmede iskan harcına ilişkin açık düzenleme yok ise de sözleşmenin götürü bedel ile yüklenici sözleşmesi olması ve bu hususa ilişkin teamüller gereği bu harcın karşı davacı iş sahibi ...'ya ait olduğu, bu nedenle bu kalemlere ilişkin talebin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Karşı davada cari hesap alacağı talep edilmiş ise de karşı davacı ...'...
vekil edene yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği iddiasının sözleşmenin feshi için haklı bir neden olamayacağını, nitekim sözleşmenin kendisine de yüklediği sigorta yükümlülüklerini kendilerinin de yerine getirmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
amacıyla iskonto bedel olarak 23.649,75 TL'lik faturalarının da kabul edilip edilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, tarafların tazminat talepleri ile ilgili olarak bilirkişi ..... tarafından hazırlanan 18/02/2020 tarihli raporundaki tespiti yapılamayan hususların da açıklanması gerektiği" yönünde raporunu sunduğu görülmüştür....
Noterliği 11.10.2021 tarihli ...... yevmiye ile elektronik tespit yaptırıldığını, davalının fuar tarihini tek taraflı olarak ertelemesi nedeniyle fuar organizasyonu gerçekleşmediğinden katılım bedelinin iadesi amacıyla Beşiktaş .... Noterliği'nin ...... yevmiye numaralı ihtarıyla sözleşmeden dönülerek bedel iadesi istenildiğini ilamsız icra takibi başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle dava açıldığını, davalının 2021 yılında gıda fuarını, ....... fuarını gerçekleştiriğini bu fuarların gerçekleştirildiğinde dair ... tarafından tespitler yaptırıldığını, davalının ..... gibi düzenlenen sektörel fuarları da gerçekleştirdiğini, davanın kabulünü talep ettiği, Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek ..........
Şti ile toplam 78.500,00-TL bedel üzerinden anlaştığını, 01/05/2012 tarihi itibariyle iş bedelinin 72.000,00-TL' lik bölümünün tahsil edildiğini, davacının işi bıraktıktan sonra geriye kalan hak ediş bakiyesinin 6.500,00-TL olduğunu, davacı tarafça ayrıca bu bedelin ödenmediğine dair bir delil de sunulmadığını, davacı tarafça manevi tazminat da talep edilemeyeceğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Aynı yazıda davalı yüklenicilerin, hiçbir imalat yapmadıklarına, yaptıkları imalat için bedel talep etmeyeceklerine, ya da yaptıkları imalatın bedelini tahsil ettiklerinden bakiye alacakları bulunmadığına dair bir kabulleri de bulunmamaktadır. Yazıda, önceki anlaşmalar gereğince verilen senetlerin iade edileceği belirtilmiş, ancak “önceki anlaşmalar” tabiriyle dava dışı Osman Şentürk ve Yıldız İnşaat'la yapılan anlaşmaların mı, davacılarla yapılan anlaşmaların mı, yoksa her üçünü de kapsayacak şekilde tüm anlaşmaların mı kastedildiği, yine iadenin tüm senetleri kapsayacak şekilde tamamen mi, yoksa kısmen mi olacağı açıklanmamış, iade edilecek senetler tarihleri ve miktarları gösterilerek sayılmamıştır. Bu haliyle ....03.2009 tarihli yazı daha ziyade, ....03.2009 tarihli “Fesihname ve İade Taahhüdü” başlıklı protokolle yapılan feshi ve bu protokol uyarınca yapılacak senet iadelerini kuvvetlendirmek ve teyit etmek amacıyla verilmiş bir ek taahhüt niteliği taşımaktadır....


