WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

K A R A R Davacı, sigortalılık süresinin tespiti ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Hizmet tespiti davaları 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/8.) maddelerinde düzenlemiş olup hizmet tespiti kararı ile sigortalının Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaları ile bu dönemdeki sigorta primine esas kazancı belirlenmektedir. Bu nedenledir ki sigorta primine esas kazancın tespiti davaları genel anlamda hizmet tespiti davalarının bir türü olarak nitelendirilebilir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.maddede, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir....

K A R A R Davacı, sigorta primine esas kazancının tespiti ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Hizmet tespiti davaları 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/8.) maddelerinde düzenlemiş olup hizmet tespiti kararı ile sigortalının Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaları ile bu dönemdeki sigorta primine esas kazancı belirlenmektedir. Bu nedenledir ki sigorta primine esas kazancın tespiti davaları genel anlamda hizmet tespiti davalarının bir türü olarak nitelendirilebilir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.maddede, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir....

K A R A R Davacı, sigorta primine esas kazancının tespiti ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Hizmet tespiti davaları 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/8.) maddelerinde düzenlemiş olup hizmet tespiti kararı ile sigortalının Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaları ile bu dönemdeki sigorta primine esas kazancı belirlenmektedir. Bu nedenledir ki sigorta primine esas kazancın tespiti davaları genel anlamda hizmet tespiti davalarının bir türü olarak nitelendirilebilir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.maddede, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir....

Mahkemece, davanın alacak ve kıdeme esas sürenin tespiti istemine ilişkin olduğu, bu nedenle hizmet tespiti ve alacak davalarının ayrı ayrı görülmesi gerektiğine ilişkin kurala aykırı yön bulunmadığı, davanın Kurum kayıtlarına işlenmeyen sigortasız çalıştırmanın tespiti istemine ilişkin olmadığı gerekçesi ile önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....

Somut olayda; davacı vekili, davacının davalı iş yerlerinde 10/10/1996 ile 05/08/2004 tarihleri arasında kesintisiz işçi olarak çalıştığını ancak sigortasının yapılmadığını bildirerek hizmet tespiti isteminde bulunmuştur. Davacı vekili ... 1. İş Mahkemesinin 2005/759 Esasında kayıtlı dosyasında davacının davalı iş yerlerinde 10/10/1996 ile 05/08/2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, haksız olarak işten çıkarıldığını kendisine alacak ve tazminatlarının ödenmediğini bildirerek hizmet tespiti dosyası ile birleştirilerek yargılama yapılarak alacak ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Dosya kapsamında ... 1. İş Mahkemesince ... 1. İş Mahkemesinin 2005/759 Esasında kayıtlı alacak ve tazminat dosyası bu hizmet tespiti dosyası ile birleştirilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 23/02/2012 tarih 2010/13231 E. - 2012/2270 K. sayılı kararında, Hizmet Tespiti ve Alacak - Tazminat davalarının ayrılmasına karar verildiği, ... 1....

E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık öncelikle hizmet süresinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Davalı işveren, davacı işçi ve S.G.K. aleyhine davacının iş akdi ile çalışmadığı yönünde menfi hizmet tespiti davası açmıştır. Öncelikle çözülmesi gereken dava resen araştırma ilkesine tabi kamusal nitelikteki menfi hizmet tespiti davasıdır. İşbu menfi hizmet tespiti davası bu davayı doğrudan etkileyeceğinden öncelikle menfi hizmet tespiti davasının yürütülüp, o dosyanın işçilik alacaklarına yönelik bu davada bekletici mesele yapılması gerekirken mahkemece bu davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeden eldeki davada yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece; 8.4.2008 tarihli oturumda (bu yönde bir talep olmamasına rağmen) “davacının 1000,00 TL sigorta primi talebinin hizmet tespiti davası olarak değerlendirildiği, hizmet tespiti davası ile işçilik alacaklarına ilişkin dava birlikte görülemeyeceğinden her iki davanın tefrikine ve SSK’nın davaya dahil edilmesine karar verildiği, alacak davasının bu oturumda sonuçlandırıldığı, hizmet tespiti davasının ise ayrı bir esasa kaydedildiği, davacı vekilinin 15.4.2008 tarihinde ...'nın davaya dahil edilmesi için dilekçe ibraz ettiği görülmüştür. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 18.7.2002 - 30.5.2005 tarih aralığında asgari ücret ile 1032 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç doğru olmamıştır....

İlk Derece Mahkemesince davacının talebiyle bağlı kalmak suretiyle davanın kabulü ile; davacının .... sicil numaralı işyerinde 04.01.1994 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. 506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1 (bir) günlük hizmet tespiti isteminde bulunduğu, 04.01.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin ......

Mahkemece; davacının ...Ltd.Şti. ve ... ...işyerlerinde 02.10.1996 – 31.03.2009 tarihlerinde asgari ücretle sürekli ve kesintisizçalıştığının tespitine, davalı Kurum'a bildirilen sürelerin dışlanmasına, bu hizmetlerinin diğer hizmetleriyle birleştirilmesine, davacının fazlaya ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine,... Ltd.Şti'ye yönelen hizmet tespiti davasının reddine, ...'...

"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davacı ve davalı arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının, davalı ...’a ait 46 M 0088 plakalı dolmuşta şoför olarak 15.06.1998 ile 17.11.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarında hizmetinin tespiti amacıyla eldeki davayı açtığı, mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayanmadığı,bahsi geçen aracın hasılat kirası yolu ile işletildiği, dolayısıyla taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı gerekçe kılınarak davanın reddine karar verildiği görülmüştür....

UYAP Entegrasyonu