WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Öncelikle mahkemece gerekçeli kararda belirtildiği üzere davacının hizmet tespiti talebi olmadığı kabulüne karşın, bu yönde hüküm kurulması yanlıştır. Ayrıca kurulan hüküm de hizmet tespiti yönünden davacının böyle bir talebinin olmadığı belirtilirken, davacının hizmet döküm cetvelinde herhangi bir çalışmasının görünmediği bazı süreleri de kapsar şekilde, 01/02/1998-01/10/2011 tarihleri arasında davalı yanında asgari ücretle çalıştığı şeklinde, talebi aşan ve hizmet tespitini de içeren kendi içinde çelişkili hüküm kurulması da isabetsizdir. Gerçek ücretin tespiti sırasında yukarıdaki esaslar dahilindeki deliller celp edilip, değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcına dayanmayan yetersiz tanık ifadeleri doğrultusunda ve eksik araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

Somut olayda, işbu davanın hizmet tespiti talebine ilişkin olduğu, davacı ve işverenler arasında görülmekte olan işçilik alacakları istemine ilişkin ...... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/554E sayılı dosyasında 04.06.2014 tarihli celsede dosyanın hizmet tespiti davası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak eldeki dosyada 02.12.2014 tarihli celsede her iki dosyanın tefrikine karar verilmişken, 12.05.2015 tarihli son celsede dosyaların tefrik edildiği göz önünde bulundurulmaksızın her iki dosya bakımından da karar verildiği anlaşılmıştır. Her iki dosyanın tefrik edildiği dikkate alınmadan sadece hizmet tespiti talebi bakımından hüküm kurmak gerekirken işçilik alacakları istemi hakkında da karar verilmiş olması hatalıdır. Mahkemece salt hizmet tespiti istemi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

Mahkemelerinde görülmesi gerekli olduğundan, genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan bu davada, öncelikle mahkemenin davaya bakmakla görevli olup olmadığının tespiti açısından, hizmet tespiti ve kıdem tazminatına ilişkin olarak açılan Yalvaç Asliye Hukuk (...) Mahkemesine ait 1999/491 E. sayılı davanın kesinleşmesi, “bekletici sorun” yapılmak suretiyle sonucuna göre mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi zorunludur....

E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı işçilik alacakları ve hizmet tespiti için birlikte dava açmış olup, davacının işçilik alacakları yönündeki talebi hizmet tespiti yönünden verilen kararın sonucunun beklenilmesi amacıyla tefrik edilmiş, hizmet tespiti davasında davacının davalı işyerinde 23.05.2008-03.05.2010 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek, temyiz incelemesi sonucu Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ,,,,tarafından düzenlenen 15.02.2012 tarihli hesap raporunda, davacının hizmet süresi 01.05.2008-03.05.2010 tarihleri arası olarak kabul edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır....

“Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. 506 sayılı Yasa’nın 87. maddesinde; “ Bu Kanun'un işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı ” bildirilmiştir. 506 sayılı Yasa’nın 87. maddesi ile; asıl işveren ile alt işveren arasındaki ekonomik ve mali yönden sorumluluk hukukunun sınırlarının belirlendiği, maddede geçen “ bu Kanun'un işverene yüklediği ödevler ” tanımlamasının asıl işverene, alt işverenin taraf olduğu hizmet sözleşmeleri nedeniyle açılacak hizmet tespiti davalarında pasif husumet ehliyetini amaçlamadığı anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde ifadesini bulan hizmet tespiti davaları kural olarak bu ödevi yerine getirmeyen işverene karşı açılmalıdır....

Gerekçe: Dava; hizmet tespiti ve işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.maddede, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir....

Limited Şirketi'ne ait...-... arasında sefer yapan gemilerde çalışması nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili, Kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tespiti ve Kuruma bildirilen süre için de itibari hizmet süresinden yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkin olup işçilik alacaklarına ilişkin davanın tefriki nedeniyle eldeki dava hizmet süresinin ve itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının Deniz İş Kanunu'na göre çalışmadığı ve davacının çalıştığı geminin yabancı ülke bayrağı taşıması nedeniyle 4857 sayılı Kanun kapsamına girmediği, gemi adamı vasfı taşımadığı için itibari hizmet süresinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının 10.06.2003-30.05.2008 tarihleri arasında 1.. sicil sayılı ...'ne ait işyerinde geçen çalışmaları ile 02.06.2008-30.12.2009 tarihleri arasında ... Limited Şirketi'ne ait... sicil sayılı işyerinde geçen çalışmaları Kuruma bildirilmiştir. Davacının daha önce...'...

Hizmet akdinden söz edebilmek için belirli bir işin, işverene bağımlı olarak çalışma karşılığında bir ücret mukabili yapılması gerekmektedir. Aynı Kanunun 355 ve 356. maddelerinde düzenlenen istisna akdinde ise "belirli bir işin belirlenen bedel mukabilinde işverenin mesai kısıtlamasına tabi olmadan yapılıp veya başkalarına yaptırılıp teslim edilmesi" söz konusudur. Hizmet akdinde sürdürülen ve devam eden hizmet, istisna akdinde ise, işten hasıl olacak sonuç önemlidir. Bu ilkeler doğrultusunda, çalışmanın hizmet akdi kapsamında mı, yoksa istisna akdi kapsamında mı olduğu, işveren sıfatının kime/kimlere ait olduğunun tespiti gerekmektedir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi Dava, hizmet ve sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde hizmet tespiti yönünden buna ilişkin talepten vazgeçilmiş olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, sigortalılık başlangıcının tespiti yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 07.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti ile birlikte 26.12.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın, hizmet tespiti yönünden kısmen kabulüne, yaşlılık aylığı yönünden HMK 150.maddesi yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu