Davada, davalı idare tarafından davacıya hatalı ve yersiz ödendiği iddia olunan bedelin davacıdan geri istenmesi sonucunda iade edilen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenmiştir.Danıştay İçtihadı Birleştirme kararı ile çözümlenen husus, hatalı intibak veya hatalı terfi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteminin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.Bu Danıştay İBK.nın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.12.1984...
nun hesabına müvekkili tarafından havale edildiğini, buna rağmen müvekkilinin eşinin şirkete ortak olması için gerekli işlemlerin yapılmadığını, davalıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduklarını ileri sürerek, 40.000 TL'nin davalılardan reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalılardan ...'nun davalı sıfatının, davacının ise davacı sıfatının bulunmadığını, eşinin şirkete ortak olması için para yatıran davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkillerinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından yapılan havaleye ilişkin dekontta açıkça gönderilen paranın ...'ın ortaklık hisse bedeline ilişkin olduğunun yazılı olduğu, davacı da parayı eşinin davalı şirketten hisse alması için gönderildiğini beyan ettiği, dava konusu edilen bedelin davacı tarafından dava dışı ...'...
ın paranın geri gönderilmesine muvafakat ettiği belirtilse de, havale tarihinden önce icra Müdürlüğünün haciz ihbarnamesine istinaden davalı ...'ın hesabına bloke konulduğundan yine davalı Bankanın mudisi olan davalı ...'ın talebi ile iade edilmesi mümkün olmadığından, hesaptaki paranın İcra Müdürlüğüne gönderilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ayrıca davacının, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere sehven yaptığı anlaşılan havale nedeniyle sebepsiz zenginleşen ...'dan faizi ile birlikte talep hakkı doğduğundan yapılan işlem nedeniyle bir zararının doğduğundan bahsedilemez. Bu nedenle davalı banka yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir....
ın paranın geri gönderilmesine muvafakat ettiği belirtilse de, havale tarihinden önce icra Müdürlüğünün haciz ihbarnamesine istinaden davalı ...'ın hesabına bloke konulduğundan yine davalı Bankanın mudisi olan davalı ...'ın talebi ile iade edilmesi mümkün olmadığından, hesaptaki paranın İcra Müdürlüğüne gönderilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ayrıca davacının, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere sehven yaptığı anlaşılan havale nedeniyle sebepsiz zenginleşen ...'dan faizi ile birlikte talep hakkı doğduğundan yapılan işlem nedeniyle bir zararının doğduğundan bahsedilemez. Bu nedenle davalı banka yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ile kurulacak ortaklık için 25.000,00 TL para verdiğini, ortaklık kurulmadığı gibi paranın iade edilmediğini ileri sürerek bu paranın tahsili için davalı aleyhine ... ....İcra Müdürlüğünün 2007/2567 sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istenilmiştir. Davalı tarafından davacı ile birlikte otel işletilmesi hususunda ortaklık kurulması için anlaşıldığı ve anlaşma gereğince otelin davacıya teslim edildiği, ancak gönderilen paradan daha fazla maddi ve manevi zarara uğratıldığı nedeniyle davanın reddi savunulmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne ve icra takibine vaki haksız itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanunu 61 ve devamı maddelerine dayanan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak isteminden ibarettir....
Davalı vekili, dava konusu paranın, müvekkilinin borçlusu olan dava dışı ...'un talebi üzerine ve borcuna mahsuben davacı banka tarafından yatırıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankaca davalı hesabına yatırılan paranın dava dışı ...'un davalı kooperatife olan borcundan mahsup edildiği, bu nedenle davalının sebepsiz yere zenginleşmediği, sebepsiz zenginleşenin davalıya olan borcunda azalma meydana gelen dava dışı ...'un olduğu, davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir....
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE: Dava, İİK' nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.Dava dilekçesinde hatalı olarak gönderildiği ileri sürülen posta çeki hesabına yapılan havale bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Davacının, davalıya sehven yatırılan ---- gönderdiği, davalı tarafça iade edilmediği anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında kefalet sözleşmesi bulunmakta olup, uyuşmazlık bu sözleşme ilişkisinden kaynaklanan takip nedeniyle ödenilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 13.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 13.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Dava, gayrimenkul harici satış sözleşmesi nedeniyle ödenen paranın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın açıklanan bu niteliğine göre hükmün temyiz inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na ait olması nedeniyle dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na gönderilmesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı davanın reddini dilemiş, mahkemece davanın kabulü ile yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılır.Zenginleşen, ister iyiniyetli ister kötüniyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Böyle bir çözümün yasal dayanağı bulunmamaktadır. Haksız fiillerde failin daima mütemerrit sayılması şeklindeki çözüme kıyasen de böyle bir sonuca varılamaz....


