Şeklinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermiş, kararın infazı için ------ müzekkere yazılmış olduğunu, haklı davalarının kabulü ile sebepsiz zenginleşme konusu 25.920,00-TL'nin davalı tarafça müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar talep ve dava etmiştir. ll. CEVAP:Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, sehven gönderildiği iddia olunan paranın iadesine ilişkin sebepsiz zenginleşme davasıdır.Uyuşmazlık: Davacı şirketin, açıklamasız ----- banka hesabına ------ mobil ödemecilik uygulamasından 25.920,00 TL gönderdiği olayda, bu ödemenin dava davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açıp açmadığı, ---- dava dışı şirket ile davacı arasında hukuki ilişki olup olmadığı hususundadır....
, bu nedenle paranın hesaba iadesini talep ettiklerini, banka tarafından bu şekilde para iadesinin yapılamayacağının bildirildiğini, paranın gönderildiği şirketten onay ve muvafakat verilmesi gerektiğini, paranın gerçek gönderileceği ve müvekkilinin ticari ilişki içinde olduğu dava dışı -----, hesap numarası ---- yanlışlıkla para gönderilen davalı ------ aynı olduğunu ancak --- farklı olduğunu, davalı şirket ile ticari ilişkilerinin bulunmadığını iddia ederek; davalı şirket hesabına yatan para üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı firma ile ticari ilişkisi bulunmayan müvekkilinin davalı yana borcu bulunmadığının tespiti ile hatalı gönderilen paranın müvekkiline iadesine, davalının cevap verme süresi içinde gönderilen paranın iadesi halinde davalı taraftan mahkeme masrafı ve vekalet ücreti talebi olmadığını, davalının parayı iade etmekten imtina etmesi halinde yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini, dava tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan reeskont...
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, açılan davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizin 19/11/2013 gün, 2013/121 esas, 2013/18051 karar sayılı ilamı ile; " Somut olayın özelliği itibariyle davacı bankanın, müşterisinin hesabına internet yoluyla bilgisi dışında girilerek davalı vakfın hesabına 10.000,00 TL para transferi yapılması nedeniyle gönderilen paranın geri ödenmesini istediğine göre davanın sebepsiz zenginleşmeye dayandığının kabulü gerektiğinden uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği..." belirtilerek bozulmuştur....
Davalı; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, paranın kendilerinden 15.10.2008 tarihinde talebi üzerine temerrüdün bu tarihte oluştuğunu, bu nedenle faizin ancak bu tarihten sonra istenebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Borçlar Kanunu’nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Bu davada, sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılmaktadır....
Davada, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya fazla ödenen miktarın tahsili talep edilmektedir. 818 sayılı BK.'nun 62.maddesi (6098 sayılı TBK.'nun 78.maddesi) gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu madde de belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle, davacı idarenin hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir. HGK.'nun 05.....1984 tarih, 1982/...; 387 E .- 1984/997 K.sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği açıklanmıştır. Davacı ile davalı arasında iş akdinden kaynaklanan hizmet sözleşmesi bulunmadığına göre davalıya yapılan fazla ödemenin genel mahkemelerde yapılacak yargılama sonucunda hüküm altına alınması gerekir....
e havale ettiğini, daha sonra ortaklık kurulmasından vazgeçildiğini, ancak gönderilen paranın kendisine iade edilmediğini, murisin 2006 yılında vefat ettiğini öğrendiğini beyan ederek sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak 24.300 Euro'nun TL karşılığı olan 83.045,25-TL'nin davalı mirasçılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar; dava konusu havale 2005 tarihli olduğundan zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın dava dışı... ile inşaat yapımı konusunda anlaşma yaptığını, havale tarihi itibariyle inşaatın devam ettiğini, gönderilen havalenin inşaat için olup, davacının...'ın isteği doğrultusunda muris ...'e para gönderdiğine dair kabul beyanı bulunduğunu, davacının parayı...'a gönderdiğini, ancak muris ...'in hesabını aracı olarak kullandığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak...'dan alamadığı parayı kendilerinden almaya çalıştığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir....
den tahsili ile davacıya verilmesine; davacı tarafından davalı ...Şti.'ye internet bankacılığı yolu ile havale edilen 150.000,00-TL'nin sehven havale edildiği iddiası karşısında, söz konusu işlem ve tazmin talebi bakımından davalı davalı ....'nin husumet ehliyeti bulunmadığından, açılan davanın davalı ...yönünden HMK'nın 114.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi Davada, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme ilişkisi son bulmuş olmasına rağmen sehven yapılan sözleşmelerin aracı kılınan davalı banka tarafından kendi alacağına mahsup edildiği ileri sürülerek; alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istenilmiş; hükam, davacı tarafça davalı bankaya yönelik olarak verilen karar yönünden temyiz edilmiştir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
zenginleştiği, bahsi geçen icra dosyalarına bu davalı adına yapılan-yapılacak ödemenin esasen davacı parası ile yapılmış olduğunun kabulü gerekeceği gerekçesiyle davacının bu davalıya yönelik davasının kabulüne ve sehven gönderilen 2.450-TL'lik davacı alacağının bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK.) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir...." Davada, ispat yükü kural olarak davalı/alacaklıya aittir. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir....


