WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılır.Zenginleşen, ister iyiniyetli ister kötüniyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Böyle bir çözümün yasal dayanağı bulunmamaktadır. Haksız fiillerde failin daima mütemerrit sayılması şeklindeki çözüme kıyasen de böyle bir sonuca varılamaz....

Davalı vekili, sözleşme hükümlerince ödenmesi gerekenden daha çok miktarda bir meblağın ödenmesi halinde, fazla ödenen kısım, hukuki bir sebebe dayanmaksızın yapılan ödeme niteliğinde olduğundan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını, davacı tarafça iddia edilen sebepsiz zenginleşme durumunun dava tarihinden çok önceki tarihlerde ve en geç taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihi olan 01.10.2006 tarihi itibariyle öğrenilmiş olduğunun kabulü ile süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında akdedilen “......

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...-) Dava, haksız fiil suretiyle mal iktisabına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, her türlü sebepsiz zenginleşme hallerinde iade borcu, sebepsiz zenginleşilen tarih itibariyle doğmakta olup, iade borcunun doğumu için sebepsiz zenginleşenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmemektedir....

Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava sebeplerinin haklı feshe dayanan tazminat davası olmadığı, Rekabet Kurulu'nun kararı nedeniyle, sözleşmenin 17 yıl süreceği inancıyla bayilik hizmet bedeli ödedikleri ancak Rekabet Kurulu'nun kararı nedeniyle işlemeyecek süreye isabet eden kısmın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talep edildiği, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süreli olduğu, Rekabet Kurulu kararı nedeniyle, sözleşme tarihinin 18.09.2005 tarihinden sonra olması nedeniyle, 12.12.2006 olan sözleşme tarihine 5 yıl ilave edildiğinde bitmesi gereken tarihin 12.12.2011 olmasına rağmen davacı tarafça bu süre beklenilmeden sözleşmenin 18/06/2011 tarihinde feshedildiği, bu nedenle davacı tarafın Rekabet Kurulu kararına dayanarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunması mümkün bulunmadığı, gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Bu durumda davacının avans olarak ödediği paranın iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istemekte haklı olduğu, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir....

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sebepsiz zenginleşme hukuksal sebebine dayalı alacağın tahsili amacıyla icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir....

Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşme davası kişisel nitelikte bir davadır. Yalnız zenginleşen borçlu ve mirasçıları aleyhine açılabilir. Bu itibarla, borçlu, karışma veya birleşme gibi bir sebeple mülkiyetini sebepsiz kazandığı bir şeyi, üçüncü bir kişiye devretmiş ise, alacaklı hak sahibi üçüncü kişiye, kişisel nitelikte olduğu için, sebepsiz zenginleşme davasını açamaz. Burada zenginleşen, şeyin mülkiyetini kazandığı için, üçüncü kişinin iyi veya kötü niyetli olması da sonucu değiştirmez. (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2020, s. 952) Eş söyleyişle, sebepsiz zenginleşmede " dolaysızlık şartı " aranmaktadır. Fakirleşme ile zenginleşme arasındaki ilişkinin dolaysız olması gerekir....

Görüldüğü üzere uyuşmazlık; vergiyi doğuran olay, mükellefiyet, muafiyet, istisna gibi vergi hukukuna ilişkin konulara ilişkin olmayıp, icra dairesinin yanlış uygulaması sonucu yersiz alındığı mahkeme kararı ile sabit olan paranın, sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Buna göre uyuşmazlığın, özel hukuku ilgilendirdiği ve çözüm yerinin adli yargı olduğu açıktır. Hal böyle olunca mahkemece; davacının talebi fazla tahsil edilen... alacağının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkin olduğu gözetilerek, işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu dava dilekçesinin idari yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir....

Bu bakımdan iade kararı verilirken, satış sedeli olarak verilen paranın alım gücünün, ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekmektedir. Aksi halde ise kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki zenginleşme iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak ve iade borçlularının iade de direnmelerine neden olacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde geçersiz sözleşme ile ödenen paranın sözleşme tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile tahsili talep edildiğine göre; bu talebin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesinin esas alınması suretiyle tahsili talebine ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Başka bir deyişle; davacı tarafça yapılan icra takibine konu edilen alacak talebinde, ödenen paranın ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde ödeme yapılması amaçlanmıştır....

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkil bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddiası, hesap bilgilerini yanlış girmesi sonucu sehven diğer davalıya EFT ile para gönderimi yapmış olduğunu, bu oluş şeklinin müvekkili bankanın dava konusu uyuşmazlıkta herhangi bir dahili ve harici etkisi olmadığını, dava konusu olayda müvekkil bankanın kusuru olmamakla birlikte, davacı, ikrar ettiği üzere bizzat kendi kusuruyla dava konusu uyuşmazlığa sebebiyet verdiğini, hesap sahibinin muvafakati olmaksızın dava konusu tutarın iade edilmesinin mümkün olmadığını, EFT alıcısının bankaya borcu bulunması nedeni ile takas/mahsup hakkı uyarınca bankanın nezdinde hesabından kredi tahsilatı yapıldığını, sehven yapılan EFT'nin mevzuat gereği diğer davalı tasarrufuna geçtiğini, iddia edildiği gibi işlem sehven yapılmış ise işlem tutarının sadece diğer davalı firmadan .sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceğini, diğer davalı hesabına alacak geçen tutar işbu...

UYAP Entegrasyonu