Buna göre davanın her iki tarafının tacir olmadığı ve davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başlatılan takibe itirazın iptali davası olup mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı bu nedenle Mahkememizin bu davada görevli olmadığı anlaşıldığından Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
K. sayılı emsal içtihadına göre, "Davada, geçersiz (harici) sözleşme gereğince ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme koşullarına göre tahsili talep edilmektedir. Geçersiz sözleşmelerde 07.06.1939 tarih ve ... E.- ... K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ve TBK'nun 146. (BK'nun 125.) maddesine göre zamanaşımı süresi 10 yıldır." Yargıtay . HD’nin 07/06/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "Taraflar arasındaki 05/07/2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi haricen düzenlenmiştir. TMK 706, TBK 237 (BK 213.md.), TK 26 ve Noterlik Kanununun 60 ve 89. maddeleri gereğince gayrimenkul mülkiyetinin nakline ilişkin sözleşmeler resmi şekilde yapılmadıkça geçersiz olup, hukuken alıcıya her hangi bir hak bahşetmez. Bu nedenle, taraflar arasında düzenlenen harici satış sözleşmesi mülkiyetin nakli bakımından geçersiz olup, taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler......
K. sayılı emsal içtihadına göre, "Davada, geçersiz (harici) sözleşme gereğince ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme koşullarına göre tahsili talep edilmektedir. Geçersiz sözleşmelerde 07.06.1939 tarih ve ... E.- ... K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ve TBK'nun 146. (BK'nun 125.) maddesine göre zamanaşımı süresi 10 yıldır." Yargıtay . HD’nin 07/06/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "Taraflar arasındaki 05/07/2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi haricen düzenlenmiştir. TMK 706, TBK 237 (BK 213.md.), TK 26 ve Noterlik Kanununun 60 ve 89. maddeleri gereğince gayrimenkul mülkiyetinin nakline ilişkin sözleşmeler resmi şekilde yapılmadıkça geçersiz olup, hukuken alıcıya her hangi bir hak bahşetmez. Bu nedenle, taraflar arasında düzenlenen harici satış sözleşmesi mülkiyetin nakli bakımından geçersiz olup, taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler......
Bu halde eldeki dava hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır, kaldı ki dava dilekçesinde davacı yan bu hukuki sebebe dayandığını açıkça bildirmektedir. Sebepsiz zenginleşme davalarında hak düşürücü süre değil zamanaşımı söz konusudur. BK 82. Maddeye göre; hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Bu halde somut davada davacının sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak talebi zamanaşımına uğramamıştır....
ya ödemek zorunda kalacağı paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, dava dışı..., davacı Banka'ya karşı açmış olduğu davanın sonuçlanmadığı ve davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadan işbu davayı açtığı, dava tarihi itibariyle davacı Banka'nın henüz bir zararı doğmadığı, bu durumda davacı Banka tarafından açılan işbu davanın erken açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ./... Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir....
Somut olaya dönüldüğünde; eldeki dava, ZMMS kapsamında yersiz ödendiği ileri sürülen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdatı ve bir kısım davalılar yönünden bu amaçla başlatılan icra takibinine yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmediği gibi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığından ticari dava olarak da kabul edilmesi mümkün değildir. Görülmekte olan dava az yukarıda belirtilen TTK'nun 4. maddesi kapsamında nispi ya da mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından Asliye Ticaret Mahkemesi görevli değildir. Bununla birlikte taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmaması ve davanın hukuki sebebinin sebepsiz zenginleşme olması göz önüne alındığında davaya bakma hususunda görevli mahkeme Kayseri 6....
Bu nedenle, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2)Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için temerrüde düşürülmesi gerekir. BK'nun 101. (TBK 117. mad.) maddesine göre gecikme faizinin işlemesi için borçluya ihtarname gönderilmek suretiyle temerrüde düşürülmelidir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizinin işlemeyeceği açıktır. Somut olayda; davacı tarafından, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihin de dava tarihi olması gerekir. Bu nedenle faize ifanın imkânsız hale geldiği tarih olan 01.11.2001 tarihinden itibaren hükmedilmesi yasaya uygun değildir. Ayrıca kabule göre de, ıslah ile artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal oranda faiz yürütülmesi gerekir....
... isimli firmaya bildirildiği, 18/05/2018 tarihli e-mail yazışmasıyla ise davalıdan yanlışlıkla yapılan ödemenin iade edilmesinin talep edildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde de paranın iade edilmesi konusunda davalı şirket ile yaklaşık 2 yıl süre ile görüşüldüğünün belirtildiği, buna göre davacının sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarih olan 16/05/2018 tarihinden itibaren iki yıl olduğu, icra takip tarihine göre ise TBK 82. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olduğu değerlendirilerek zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur....
Somut olayda davacının, dava dilekçesinde herhangi bir hukuki sebebe dayanmadığı, cevaba cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesinde sebepsiz zenginleşmeye dayandığı, istirdat ve sebepsiz zenginleşme hükümlerinin farklı usuli hükümlerden kaynaklandığı, bu iki dava türü için tali ve asli değerlendirmesinin yapılamayacağı, davacının TBK ve İİK hükümlerine göre dava açma hakkının bulunduğu nazara alınarak davacının talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu kapsamında değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Kabule göre de hak düşürücü süre dava şartı olmayıp, hak düşürücü sürenin geçtiği durumlarda davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, davanın ''hak düşürücü süre nedeniyle davanın dava şartı yokluğu'' sebebiyle reddine dair hüküm kurulması da hatalı olmuştur....
a sehven yaptığı ödeme sonrası kendi lehine tesis edilen ipoteğin teminatsız kalmaması bakımından 03/12/2013 tarihinde 36.670,00 TL konut kredisi kapama bedeli ödendiği, bunun üzerine Türkiye İş Bankası lehine konulan ipoteğin fek edildiği, davalı tarafın gerek alıcı gerekse satıcı sıfatı ile tapuda ve bankada yaptığı veya katıldığı işlemlerin tarih ve içerikleri dikkate alındığında sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iyiniyetli sayılmasının hukuken mümkün olmadığı, halin icabına göre kendisinden beklenen özeni göstermesi halinde fazla ödemeyi fark edebileceği, davalının 36.670.00 TL haksız zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 36.670,00 TL istirdat alacağının dava tarihi olan 17/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, faizin başlangıç tarihi ile faizin niteliği bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....


