nın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan bu davada sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, bu nedenle bu davalının icra takibindeki 300.000,00 Euro asıl alacak yönünden itirazının haksız olup iptali gerektiği, icra takibindeki işlemiş faiz yönünden senedin zamanaşımına uğradığı, davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği, bu kısma yönelik itirazın iptali talebinin reddi gerektiği, asıl alacak üzerinden koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davacının davalı borçlu ... yönünden ise bu davalının icra takibinin dayanağı olan bonoda kefil olduğu, TTK'nın 732. maddesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hamilin sadece keşideciye karşı müracaat hakkı olup temel ilişkiye dayalı olarak davalı kefile müracaat hakkı bulunmadığı, bu davalı yönünden itirazın iptali davasının reddi gerektiği gerekçeleriyle, davalı ...'...
-KARAR- Davacı vekili, tapuda Kocaeli ili Gebze ilçesinde bulunan davalıya ait üzerinde akaryakıt satış ve servis istasyonu kurulu taşınmazda müvekkili şirkete 18.12.2025 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış ve süresi 5 yılı aşan sözleşmelerin muafiyetten bu tarihten sonra yararlanamayacağının belirtildiği 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 56.maddesi uyarınca aynı kanunun 4.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle Rekabet Kurulu tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar nedeni ile müvekkilinin yaptığı yatırımlar ile davacıya ödenen primlerden 781.843,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi gerektiğini belirterek bu bedelin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, muaccel olmayan borcun dava konusu edilemeyeceğini, sözleşmenin devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir....
Mahkemece, davacının, dava dışı üçüncü kişiye ( ... ) yaptığı satış ve devir işlemine istinaden dava konusu taşınmazın zilyetliğinin 01.10.2004 tarihinde sona erdiği, taraflar arasında geçerli nitelikte sözleşme ilişkisi bulunduğundan zamanaşımı süresinin BK’nun 125. maddesi gereğince on yıl olduğu, davacı yönünden zamanaşımı süresinin zilyetliğin sona erdiği tarih olan 01.10.2004 tarihinden itibaren başlayacağı, dava tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; tapusuz taşınmaz satışı nedeniyle ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi istemine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir....
Maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilinin talep edildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı bankanın dava tarihi itibarıyla davalıdan toplam 180.000,00 TL tutarında asıl alacağı bulunduğu, 180.000,00 TL tutarındaki asıl alacağın; 50.000,00 TL tutarındaki asıl alacak kısmına 05.11.2016 tarihinden, 60.000,00 TL tutarındaki asıl alacak kısmına 19.12.2016 tarihinden ve 70.000,00 TL tutarındaki asıl alacak kısmına 21.12.2016 tarihinden itibaren TCMB avans işlemlerinde uygulanan ve dönemlere göre değişken faiz oranları üzerinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten talep edilebileceği belirtilmiştir....
Ancak; dava konusu uyuşmazlık, davacının, davalıların murisinden satın aldığı taşınmazın, tapu iptal ve tescil davası sonucu elinden gitmesi nedeni ile, bu satış için davalıların murisi için yaptığını iddia ettiği bir kısım ödemelerin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iadesinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Sebepsiz zenginleşmeden sözedilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....
Davalı, cevap dilekçesinde; olayda herhangi bir kusurlu davranışının söz konusu olmadığını, hile yapmadığı gibi gerçek dışı beyanlarda da bulunmadığını, hatalı yapılan ödemelerin 60 gün geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olmadığını, sebepsiz zenginleşme nedeni ile açılan davalarda da zamanaşımı süresinin 1 yıl olmasına rağmen davanın bu l yıllık süre içerisinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, 8.240,75 TL'nin temerrüt tarihi olan 02.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2)Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir....
Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davada, geçersiz satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin, TBK'nun 77-82.maddeleri (BK'nun 61-66.maddeleri) gereğince güncelleştirilerek (davalıya ödenen bedelin, sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinin; güncelleştirmeyi de içerdiğinden), iadesi talep edilmektedir. Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır....
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davacılar eldeki dava ile davalının murislerine olan borcu nedeniyle alacak davası açmışlardır. Davalı davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur....
Sebepsiz zenginleşme 818 sayılı Kanun'un 61 ve devamındaki (6098 sayılı Kanun md. 77 vd.) maddelerde düzenlenmiş olup aynı Kanun'un 62 nci maddesine göre borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir (6098 sayılı Kanun md. 78/1). Bu anlamda kendisini borçlu sanarak ödeme yapan gerçek borçludan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği bedeli, 818 sayılı Kanun'un 66 ncı (6098 sayılı Kanun md. 82) maddesinde düzenlenen özel zamanaşımı süreleri içerisinde talep edebilir. Zira alacak hakkı sebepsiz zenginleşmeden doğmuş olup burada özel hüküm mevcudiyeti sebebiyle genel zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. 10....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davasında ... Sulh Hukuk ve ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kira sözleşmesinden doğan sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. ... Sulh Hukuk Mahkemesince, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin 28. maddesinde yetkili mahkemenin ... olduğunun belirlendiği gerekçesiyle HMK'nın 17. maddesi gereğince yetkisizlik kararı verilmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise, alacak davalarında yetkinin kesin yetki kuralı olmayıp, tarafların süresinde ve usûlüne uygun yetki itirazında bulunmaları halinde mahkemece dikkate alınabileceği tarafların yetki itirazında da bulunmadığı dikkate alındığında ......


