WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.11.2013 tarihli ve 2013/85 E., 2013/260 K. sayılı kararı ile; karara esas alınan bilirkişi raporunda sebepsiz zenginleşme konusu bedele ilişkin faiz oranının da hesaplandığı, icra takibi ile talep edilen bedelin uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 8. Yargıtay 3....

A.Ş nin pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, Dosya kapsamında sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu ve ayrıca temerrüt bildiriminin de yapılmadığı nazara alınarak 10.567,50 TL bakımından dava tarihinden, 3.165,00 TL bakımından ise ıslah dilekçesi tarihinden itibaren faiz işleyeceği..." gerekçesiyle, "1-Davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-Davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından Davalılar ... , ... Tic. A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile REDDİNE,3-Davacı ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından davalı ... Şirketine açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasının KABULÜ ile 10.567,50-TL'nin dava tarihi olan 28/11/2016 tarihinden, 3.165-TL'nin ise ıslah tarihi olan 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine tahsiline" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ......

firması ile 31.12.2016 itibarıyla ticari ilişkinin sona erdiği tespit edilmekle anılan tarih itibarıyla borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı gözetildiğinde 07.12.2018 tarihinde ..... adına yapılan 30.000,00 TL ödemenin sehven yapıldığının değerlendirildiği hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş bulunan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacağın tahsili talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77/1. maddesine göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı TBK'nın 79. ve 80. maddelerinde "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....

Davacı taraf, işbu davayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açtığını dava dilekçesinde açık ve net olarak belirttiği. Dava dilekçesinin talep konusunda açıkça sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden alacak talep ettiği sabit olduğu. Davacı 27.11.2021 tarihinden itibaren dava konusu plakanın teslim edilmediği bu sebeple müvekkil şirketin sebepsiz yere zenginleştiğini belirttiği. Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı dava açma hakkı geçmekle zamanaşımına uğradığı. Davacı, dava dilekçesinde açıkça 27.11.2012 tarihinden itibaren dava konusu plakanın teslim edilmediği açıkça belirtilmiş olduğu, davacının bu eylemden dolayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açma hakkı 27.11.2014 tarihinde zamanaşımına uğradığı. İşbu dava zamanaşımı süresi dolduğu tarihten yaklaşık 7 yıl sonra açıldığı. Bu sebeple davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak hakkı zamanaşıma uğramış olduğundan Zamanaşımı itirazında bulunduğu....

Somut olayda; davalıya ait taşınmazın uzun yıllardır davalının rızası ile davacı tarafça kullanıldığı, davacının bu taşınmaza bazı tadilat-tamirat masrafları yaptığı, nihayetinde taşınmazın davalı tarafça dava dışı üçüncü kişiye satıldığı ve davacının taşınmazı tahliye ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalının sözlü tashihi ile uzun yıllardır kullandığı taşınmazın kendisine devredileceği inancı ile yapmış olduğu tüm harcamaların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmektir. Bu noktada, 02.02.1991 gün, 1990/1 E.-1991/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir....

Mahkemece; 24/06/2016 tarihli duruşma oturumunda, davacının keşif talebinden vazgeçtiğini beyan ettiği, davanın niteliği ve keşif ve bilirkişi incelemesi talebinin bulunmadığı dikkate alındığında, davacının, davaya ilişkin iddialarını somut delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. ....... 1- Dava adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen adi yazılı satış sözleşmesi, resmi şekilde yapılmadığı için hukuken geçersizdir (TMK. md 706, TBK. md 237, Tapu Kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60). Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....

Bir başka ifade ile eldeki dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan ek dava niteliğindedir. İlk derece Mahkemesinin, davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bakiye alacak yönünden kısmen kabulüne dair verdiği karar davalının istinaf talebinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, davacının dava konusu taşınmazı kullanmaya devam etmesi karşısında davalının sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki içinde güncelleştirilmiş satış bedelinin tahsilinin de bulunduğu kısmi davanın kesinleşmiş olup, davalı açısından sebepsiz zenginleşme gerçekleşmediğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur....

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı taşınmazına yapmış olduğu inşaatların seviyesinin %34,3 oranında olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 643.428,00 TL tutarında yapmış olduğu imalat nedeni ile talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 643.428,00 TL alacağın 10.000,00 TL'sinin dava, 633.428,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir....

Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. (TBK m.77/1) Bunun için de, öncelikle iade borcunun kapsamı belirlenmeli, fakirleşme ve zenginleşme zamanı tesbit edilmelidir. Temyiz incelemesine konu eldeki dava ile benzer konulu davadaki 22.02.1991 gün 1990/1-1991/1 sayılı İBK kararı gereği “ Paydaşlardan birinin taşınmaz mal üzerinde yaptığı masraflar nedeni ile diğer paydaşın mamelekindeki artış, bu masrafın yapıldığı tarihte değil, şuy'un giderilmesi yoluyla satışın yapıldığı ve taşınmazın satış bedelinden payın alındığı tarihte gerçekleşir.”...

YHGK'nın 06.04.2011 tarih ve 2010/3-727 E., 2011/75 K; Dairemizin 12.03.2014 tarih ve 2013/8037 E., 2014/1827 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki sebepsiz zenginleşmeye ilişkin maddelerdeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Öte yandan, hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir....

UYAP Entegrasyonu