Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. Buna göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle, TBK'nun 146.(BK. 125.) maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve sözleşme tarihine göre dava tarihi itibari ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, işin easasının incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
SAVUNMA: Davalı vekili; cevap dilekçesinde, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması gerektiğini, davalının borcunun bulunmadığını, bu nedenle borca itiraz ettiklerini, ---ile hiçbir alışverişlerinin olmadığını, geçersiz bir çeke dayalı geçersiz bir ciro nedeni ile alacak talep edilemeyeceğini, ciro silsilesinin bulunmadığını, bu nedenle belgenin alacak için delil oluşturmadığını, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak için ibraz edilmeyen çek üzerinden hak düşürücü süre geçtiğini, ayrıca davacının sebepsiz zenginleşmediğini, bilakis davalının mağdur olduğunu, davalının ---kullanma ve --- aldığını, kendisi--- yaptığını, gecikmeden --- sahibine tazminat ödediğini, çek adına düzenlenen kişi bu sebeple bankaya ibraz edemediğini, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmektedir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; davacının hamili olduğu zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine...
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Dairemizin 16.10.2018 gün ve 2017/3055 Esas -2018/9104 sayılı Kararı ile onanmış, davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş, yeniden yapılan inceleme sonunda: Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davanın dayanağı takip dosyası ile ilgili olarak zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, alacaklı tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/569 Esas 2012/870 Karar Sayılı dosyasından İİK’nun 33/a maddesine ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak açılan dava red edilmiş, Yargıtay 11....
Y...adına tespit edildiği, sonrasında davacı yanca defalarca istenmesine rağmen tapusunun davacıya devredilmediği, satış bedeli olarak ödediği meblağın kendisine iade edilmediği, bu suretle davalının satış bedelinin dava tarihinde ulaştığı alım gücü değeri kadar sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulü ile 8.015,59 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapusuz olup, senet ile satılan ve intikal ettirilmeyen taşınmazın bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Davada; taşınmaz satış sözleşmesi ile ödenen bedelin, tapu devrinin gerçekleşmemesi nedeni ile, TBK'nun 77-82.maddeleri (BK'nun 61-66.maddeleri) gereğince iadesi talep edilmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir....
"İçtihat Metni"Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, miktar itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, davalının kendisine ait olmayan alanı kiraya verdiğinden bahisle peşin ödenen bir yıllık kira parasının, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk ile ... 4. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın davalı ile dava dışı üçüncü kişi arasında ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından banka havalesi ile ödenen bir miktar paranın iadesi istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ise uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı davalının tacir olmadığı gibi inşaat yapım sözleşmesinin tarafı olan babasının para işlerini yürüttüğü kabul edilse dahi bu hususun bile davalıya tacir sıfatını vermeyeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
Mahkemece; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, davacının muhtesat bedelini talep etmekte haklı olduğu, davalıların tapudaki payları arza ilişkin olduğundan bina bedeli nedeniyle müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan karar davalı ... ve .... tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/13050 Esas – 2013/14180 Karar sayılı ilamı ile; "...Davada, davalılar ile birlikte malik olan davacının taşınmaz üzerinde yapmış olduğu muhtesatların, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satılması ile, muhtesat bedellerinden de hisse alan davalıların sebepsiz zenginleştiğini öne sürerek muhtesat bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. 818 sayılı BK.nun 61-66.maddeleri (6098 sayılı TBK.nun 77-82.maddeleri) gereğince, sebepsiz zenginleşme; ortaklığın giderilmesi yoluyla satışın yapıldığı ve bina dahil satış bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir....
Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise hamil keşideciye karşı dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunabilir. Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; davalılardan ...., çeke ciro yoluyla hamil olduğundan anılan yasa hükmü uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davacı keşideciden alacak talebinde bulunabilir. Böyle bir durumda sebepsiz zenginleşmediğinin keşideci tarafından kanıtlanması gerekir. Öte yandan, hamilin senedi bile bile borçlunun zararına hareket ederek kötü niyetle iktisap ettiği iddiasının da TTK'nın 599. maddesi hükmü uyarınca keşideci tarafından ispatlanması gerekir. Bu bağlamda davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/151035 sayılı dosyasında yürütülen soruşturmanın sonucunun işbu davaya etkisi de gözetilmelidir....
Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davanın konusunun TTK.nin 732 maddesine göre açılmış sebepsiz zenginleşme davası olduğu, TTK.nin 4. ve 5. maddeleri gereğince davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
Davalı vekili, müvekkilinin 89.790 TL'yi davalı bankaya yatırdığını, yaptığı işleme ilişkin dekontun şube çalışanının imzasını taşıdığını, kamera kayıtlarından müvekkilinin bankaya yatırdığı paranın tespitinin mümkün olmadığını, davacının davasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, kamera kaydı veya tanık anlatımıyla ispatının mümkün olmadığını, yazılı delillerine karşı yazılı bir delil dışında ispata muvafakatlerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu işlem nedeni ile davacı banka tarafından resmi belge niteliğinde olan banka dekontu düzenlendiği bu nedenle davacının iddiasını aynı mahiyette yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının bu yönde bir yazılı delil ibraz edemediği, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir....


