Davacıların iddiasına göre davalı GSM şirketleri ile arasında kira sözleşmesi olmadığı, taraflar arasındaki temel ilişkinin kira sözleşmesi kapsamında değil sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası niteliğinde olduğu gözetildiğinde, buna göre uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 11/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Dava; davalılara yersiz ödenen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Borçlar Kanununun konuya ilişkin 61 vd. maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....
Hukuk Dairesinin 12.03.2015 tarihli 2014/10444 E., 2015/4072 K. sayılı kararı ile; “...Dava, yersiz ödemenin sebepsiz zenginleşme nedeniyle istirdadına ilişkindir. 818 sayılı BK 66.maddesinde; sebepsiz zenginleşme davasının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yılın geçmesi ile, 6098 sayılı TBK 82.maddesinde ise 2 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK gibi 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/1.maddesinde; "TBK yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder "düzenlemesi yer almaktadır....
K. sayılı kararı ile takip dayanağı bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, bonoya dayalı talep hakkı zamanaşımına uğramış olsa da, taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde , böyle bir bonoya yazılı delil olarak dayanılabileceği, arada temel ilişki bulunmaması halinde ise TTK 732 . maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanılarak bulunulabileceği, bu durumda ispat külfetinin sebepsiz zenginleşmediğini savunan keşidecide olduğunu, davacı alacaklının, ticari ilişki ve bono nedeniyle alacağının bulunduğunu belirterek, davalı tarafından, satın ve teslim aldığı malzeme karşılığında düzenlenerek teslim edilen ve fakat zamanaşımına uğrayan 26.11.2007 tanzim tarihli 30.12.2007 vade tarihli ... TL bedelli bir adet bonodan kaynaklanan ... TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile 15.000,00-TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün .......
Mahkemece, davacı kurumun alacakta haklı olduğunu 07.10.2010 tanzim tarihli rapor ile öğrendiği ve davayı da 22.05.2012 tarihinde açtığı, böylelikle de davada 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava; yersiz ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. ... Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir....
Mahkemece, taraflar arasındaki intifa ve bayilik sözleşmeleri ayakta iken, sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak böyle bir alacak davası açılamayacağı, zira her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği, dava tarihi itibariyle ve halen de taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki devam ettiğinden henüz iddia edilen sebepsiz zenginleşme olgusunun işlemeye başlamadığı gerekçeleriyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyizi, lehlerine eksik vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir....
Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre zamanaşımı süresi, TBK'nun 82. maddesinde için kanunda 2 ve 10 yıllık süreler olarak öngörülmüştür. Ancak bu sürenin işleyebilmesi için davacı tarafın verdiğini geri istemeye hakkı olduğunu öğrenmiş olması gerekir. Bu durumda zamanaşımı, davacının dava açmaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda; davacı, davalı tarafından icra takibine konu edilen alacak istemine ilişkin olarak açmış olduğu menfi tespit davasında takip konusu borçtan sorumlu olmadığının tespitine karar verildiğini; bu hüküm ile davalıya yapılan ödemelerin yersiz ve haksız olduğunun belirlenmiş olduğunu ve bu ödemelerin iadesi gerektiğini belirterek iş bu davayı açmıştır....
Sonuç itibariyle, davacı tarafından davalılara hisse devri için ödenen 170.00,00'er TL'nin, söz konusu şirket hisselerinin davacıya devrinin yapılmamış olması ve şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen terkin edilmiş olması nedeni ile şirket hisselerinin davacıya devrinin yapılması mümkün bulunmadığı ve kaldı ki aradan geçen uzun süreye rağmen davacıya hisse devri yapılmamış olması nedeni ile davacının sözleşmeden haklı nedenle döndüğünün de kabulünün gerektiği, neticeden davalıların 170.000,00'er TL sebepsiz zenginleşmiş olmaları nedeni ile bu paranın davacıya iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne, dava açılmasından evvel davalıların temerrüde düşürülmesi için herhangi bir ihtarname vs.gönderilmemiş olduğundan dava tarihinden itibaren faize ve hisse devir işinin ticari iş olması nedeni ile faiz türü olarak ticari avans faizine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
Mahkemece, taraflar arasındaki kira ve bayilik sözleşmesinin henüz ayakta iken, sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak alacak davası açılamayacağı, dava tarihi itibariyle ve halen de taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin devam ettiği, henüz iddia edilen sebepsiz zenginleşme olgusunun işlemeye başlamadığı, dava ön koşulunun henüz oluşmadığı ve davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyizi, lehlerine eksik vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir....


