ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/364 Esas KARAR NO : 2022/104 DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisap Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/06/2021 KARAR TARİHİ : 07/02/2022 YAZIM TARİHİ : 21/02/2022 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisap Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili hakkında Ankara ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlattığı icra takibi üzerine müvekkilinin, 02.10.2017 tarihli dilekçesi ile takibe konu senetteki imzaya, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, müvekkilinin işbu dava dilekçesinde, dava konusu takibin tedbiren durdurulmasını talep etmişse de Ankara ......
İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası ile, ".... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında cebri icra ve muhafaza tehdidi altında ihtirazı kayıtla ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak borçludan tahsilidir. 141.802,00 TL" açıklaması ile 141.802,00 TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş 58.065,97 TL faiz olmak üzere toplam 199.867,97 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 15/08/2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından sunulan 10/08/2022 tarihli dilekçe ile takibe yasal süre de itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmeksizin 06/09/2022 tarihinde elde ki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ki uyuşmazlığın temelini davacı tarafından, alacaklısının dosyamız davalısı ... Faktoring Anonim Şirketi, borçlusunun dava dışı .... AŞ ile diğer dava dışı borçluların olduğu .......
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Yine aynı Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. İki yıllık zamanaşımı süresi, hak sahibinin, mal varlığındaki eksilmeye yol açan işlemi ve sebepsiz zenginleşeni tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ondan önceki noksan bilgiler ve tahminler bu sürenin başlangıcına esas olamaz....
Somut olayda, davacı taşınmazın kendisine devredileceği inancı ile yapmış olduğu tüm harcamaların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmektir. Bu nokta, 02.02.1991 gün, 1990/1 E.-1991/1 K.sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusu davalı ...'in bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Davada ise bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'...
Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir.", olarak belirtildiği üzere, davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak ödediği paranın iadesini talep edebilir ve sebepsiz zenginleşme davasının davalısı, mal varlığı zenginleşen asıl icra dosyası alacaklısıdır. Bu noktadan itibaren tespit edilmesi gereken husus ödemenin dava dışı ... tarafından yapılmış olması nedeni ile davacının ödenen bedelin iadesini isteyip isteyemeyeceğidir. Haczin davacıya ait ... isimli iş yerinde yapıldığı ve yine ... tarafından davacıya ait mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunulduğu, istihkak davası aşamasında davacının istihkak iddiasını yineleyip davacı olduğu, davacı vekilinin dava dışı ...'ün davacının sigortalı çalışanı olduğu ve davacı adına hareket ettiği onun mal varlığından ödeme yaptığını savunduğu, davacı vekilinin iddiası ile dava dışı ...'...
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan aldığı borca karşılık banka havalesi yolu ile 06.02.2008 tarihinde 21.000 TL., 08.02.2008 tarihinde 5.000 TL.olmak suretiyle davalı hesabına ödediğini, ancak davalı şirketin bu borca karşılık aldığı teminat senetlerini doldurarak mükerrer tahsilat amaçlı icra takibine konu ettiğini, müvekkili tarafından fazladan ödenen 22.638.62 TL.nin sebepsiz zenginleşme nedeni ile iadesinin gerektiğini belirterek 22.638.62 TL.nin ödeme tarihi olan 08.02.2008 tarihinden başlayarak reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın sebepsiz zenginleşme davası olmayıp, istirdat davası olduğu, davanın ise zamanaşımına uğradığını, bir yıllık sürede açılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir....
Dairemizin 12.03.2014 gün ve 2013/8037 E., 2014/1827 K.; 07.09.2015 tarih ve 2014/9969 E., 2015/5634 K. 19.10.2015 tarih ve 2014/9196 E., 2015/6667 K. sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki sebepsiz zenginleşmeye ilişkin maddelerdeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir....
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için, borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.Somut olayda; kesinleşmiş mahkeme kararı ile, davacı adına olan tapu kaydı iptal edildiğine göre; davacı, bu satış nedeni ile ödediği bir bedel var ise, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu bedeli davalı taraftan talep edebilecektir.Davacı bu satış için davalılara 7.000,00 TL ödediğini iddia etmiş ise de bu iddiasını yazılı belge ile ispat edememiştir.Kural olarak muvazaalı işlemin tarafları birbirine karşı kendi muvazaasına dayanarak talepte bulunabilir, üçüncü kişilere karşı bu durumu ileri süremez ise de, somut olayda olduğu gibi “tapu da bedelin düşük gösterilmesi suretiyle yapılan muvazaa” taraflar arasındaki muvazaa niteliğinde değildir....
Sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hamilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (Bozgeyik, H.: Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, Cilt:VII, Atatürk Üniv. Huk. Fak. Dergisi Haziran-2003, s.589 vd.). eTTK m.644'e istinaden açılan davalarda ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini veya senet bedelini cirantalardan birine veya hamile ödediğini savunan keşideciye aittir. Diğer bir deyişle keşideci, ancak bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir....
Kişiye ödenen 33.352,18-TL nedeni ile davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahisle ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın süresinde açıldığı, çekin keşide edildiği tarih itibariyle, davalının tacir vasfına haiz olduğu dosya kapsamına giren deliller ile sabit olduğu gibi alacağın temelinin kambiyo senedi olması hasebiyle mahkememizin görevli olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği mahkememizce tespit edilmiştir....


