Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, tüketici kredisi ve kredi kartı borcu nedeniyle davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına, 3.468,57 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tüketici kredisi kullanılırken ve kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalanırken teminat olarak gösterilen maaş hesabından kredi taksit tutarları ile birikmiş kredi kartı borcu tutarınının tahsili için davalı bankaca konulan blokenin kaldırılması ve tahsil edilen paranın iadesi istemine ilişkindir....
iadesi ile birlikte 3.700,00-TL maddi tazminatın, 7.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 21/06/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir....
Karşılık dava yönünden yapılan incelemede; yukarıda da açıklandığı üzere, fesihte tarafların ortak kusurlu olması halinde sözleşmenin tasfiyesi gerekir. Tasfiyeden amaç, tarafların sözleşme etkisinden kurtulması, sözleşmenin yapıldığı tarihteki durumlarına geri döndürülmesi durumudur. Feshe taraflar ortak kusuru ile sebebiyet vermiş olduklarından, iş sahibi feshe bağlı olarak (maddi) tazminat talebinde bulunamaz. Ayrıca sözleşme gereği işyerinde personel bulundurmama ve personel atamama nedeniyle (Sözleşme 23. madde) kesilen cezanın, sözleşmenin akdedilmesinden 13 ay geçdikten sonra tahakkuk ettirilmesi karşısında, sözleşmenin cezaya ilişkin maddesinin uygulanmayacağı hususunda karşı yanda (yüklenicide) haklı bir güven oluşturulduğu, bu nedenle de iş sahibinin (karşılık davacının) ceza kesmesinin (buna bağlı tazminat istemesinin) yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Karşılık davacı manevi tazminat isteminde de bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı... Tur. Ve Yatırım A.Ş (... Tatil Klubü) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılarla devre tatil sözleşmesi imzaladığını, davalıların sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmediklerini, devre tatili hiç kullanmadığını, toplamda 12.292,00 TL bedel ödediğini belirterek ödenen 12.292,00 TL bedelin iadesi ve uğranılan hak kayıpları nedeniyle 6.000,00 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, cevap vermemiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesinin feshine, 7.055,04 TL. maddi tazminat ile 2.000 TL. Manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, sözleşmenin feshi ile 20.000 TL. Maddi ve 5.000 TL. Manevi tazminatın ticari faizi ile ödetilmesini istemiştir. Mahkemece maddi ve manevi tazminat isteği kısmen kabul edilmiş ancak faiz isteği konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....
Davacı dava dilekçesinde ayıplı malların satıcıya iadesi ile ödediği bedelin istirdadını istemiştir. Bu durumda davacının açıkça sözleşmeden döndüğü ve sözleşmenin feshini talep ettiği kuşkusuzdur. 4077 sayılı yasanın 4.maddesine göre tüketici, ayıplı mal teslimi halinde bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Her ne kadar yasada “ Tüketicinin sözleşmeyi sona erdirmesi, durumun gereği olarak haklı görülemiyorsa, bedelden indirim ile yetinilir.” Hükmü mevcut ise de somut olayda dava konusu edilen satıma konu eşya mobilya olup her zaman göz önünde bulunan ve umulan faydadan ziyade estetik amaçlı olarak kullanılması hedeflenen bir mal olduğundan tüketicinin ayıplı eşyanın görüntüsüne katlanmasını beklemek doğru değildir....
Şirketi tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, 2004 yılı devre tatil hakkını kullanmak üzere davalının işletmekte olduğu tatil köyüne gittiğinde içeri alınmadığını belirterek, sözleşmenin feshi ile başka bir yerde tatil yapmak zorunda kalmaları nedeniyle yaptığı harcamalar ve sözleşmenin kalan süresi için maddi tazminat ile kullanamamasından dolayı manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır....
konusu durum karşısında sözleşmenin Yunanistan yönünden feshi değerlendirildiğinde; feshin sözleşmede belirtilen şartlara uygun olduğu nedenle davacının kar kaybı ve manevi tazminat talepleri yerinde olmadığı, sözleşmenin Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Makedonya, Eski Yugoslavya Cumhuriyeti ve Bosna yönünden feshi değerlendirildiğinde; sözleşmenin 29/01/2010-29/01/2011 dönemine rastlayan 1 yıl içinde satış performansı 32.968,75TL miktarı ile sınırlı kalmış olup sözleşmede kararlaştırılan 500.000,00 Euro satış performansına ulaşamadığı, bu durumda sözleşme birinci yılın sonunda yani 29/01/2011 tarihinde kendiliğinden sona erdiğinden kar kaybı ve manevi tazminat talep edilemeyeceği, yine sözleşmenin 29/01/2014 yılına kadar uzadığı kabul edilse dahi satış performansı 32.968,75 Euro ile sınırlı kaldığından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, yüklenicinin sözleşmenin feshi nedeniyle kar kaybı alacağı talebinde bulunabilmesi için fesihte tamamen kusursuz olması gerektiği nedenle...
Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, TBK’nin 58.maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, manevi tazminatın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....
Dosyanın incelenmesinde, davacının satış sözleşmesinde satıcının temerrüdü iddiasıyla açtığı davada sözleşmeden dönerek ödediği (11.500,00 TL) beledin iadesi ile (500,00 TL) maddi ve (5.000,00 TL) manevi zararının tazminini talep ettiği, dava dilekçesinde maddi zararının tamamının 54.500,00 TL olduğunu açıkladığı görülmüştür. Mahkemece sözleşmenin ispatlanamadığı gerekçesiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre paranın iadesi talebinin kabulüne, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Maddi tazminat alacağının bir kısmı dava edildiğinden HMK'nın 362 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği kesinlik sınırının belirlenmesinde iddia olunan alacağın tamamının dikkate alınması gerekir....


