"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı hizmet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıdan satın ve teslim aldığı mobilyadan iki adet sandalyenin renginin farklı olması nedeniyle 3 sandalye ile birlikte değiştirmek üzere götürüldüğünü, evlenmek üzere olduğunu bildirmiş olmasına ve ihtara rağmen malların teslim edilmediğini, eşi ve ailesine karşı mahçup olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödenen 3.100 YTL nin faizi ile tahsiline,malların depoya teslimi ile 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-maddi manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edildiği, verilen kararın Yargıtay'ın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği bu defa davalının tavzih istemi üzerine mahkemece ek karar ile tavzih isteminin kabulüne dair verilen kararın süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan tavzih isteminin kabulüne dair ek kararın ONANMASINA, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden...
Davalılar vekili, 29.9.2015 tarihli son celsede davacı tarafa tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 38.000 TL küsur bir bedel ödendiğini, bu bedel içerisinde manevi tazminatın da bulunduğunu, icra takibi sonucundaki kapak bedelini davacı vekilinin hesabına yatırdıklarını savunmuştur....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 593,39-TL'nin 31.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının sigorta primi ve KDV ve aidat için ödediği toplam 1.487,82-TL ana para ve dava tarihine kadar işlemiş 73,05-TL faiz ile dava tarihinden itibaren ana paraya işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının menfi zarar talebinin kısmen kabulü ile 3.103,00-TL'nin dava tarihi olan 22.09.2010 tarihinden itibarden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının kullanmış olduğu banka kredisi nedeniyle talep edilen faizlerinin tahsiline ilişkin talep ile manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına...
tatil yapmak zorunda kalmaları nedeniyle yaptığı harcamalar ve sözleşmenin kalan süresi için maddi tazminat ile kullanamamasından dolayı manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak, tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalı-k.davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kiracı tarafından açılan tazminat davası karşı dava ise kiraya veren tarafından açılan kira alacağı ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne 6210 TL kar mahrumiyeti zararının tazminine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 2804 TL kira alacağı olmak üzere toplam 3959 TL'sının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Halbuki davacının zarar olarak ileri sürdüğü husus, sözleşmenin feshinden önce 2013 yılında eksik alınan araç nedeniyle oluşan kar mahrumiyeti, başka bir deyişle olumlu zarardır. Sözleşmenin feshi halinde böyle bir zararın istenilmesi söz konusu değildir. Kaldı ki bu zararını sözleşmeyi feshetmeden istemiş olsa bile, araç satışı ile ilgili sözleşmenin 3(1). maddesi içeriğinde yeterli araç satışı olmaması durumunda taraflar arasında gerçekleştirilecek işlemler gösterilmekte olup, doğrudan zarara yönelik hesabın nasıl yapılacağına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
nun sosyal medyada yapmış olduğu hain darbe girişimini övücü ve devlet büyüklerine hakaret içerikli olduğu belirtilen paylaşım nedeniyle feshedilmiş ve yukarıda açıklanan nedenlerle iddianın ispat edilmemiş olması nedeniyle davacı şirketin manevi haklarının ihlal edildiği anlaşılmakla , isnat edilen durum, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, davalının haksız olduğu iddia edilen eyleminden dolayı davacının sözleşmeyi feshetmesine dayanarak talep edilen kar mahrumiyeti, cezai şart alacağı, manevi tazminat ile haksız rekabetin önlenmesi ve kullanılan telefonların davacıya devri talebine ilişkindir. Davalılar vekili, sözleşmenin müvekkii açısından çekilmez hale geldiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenlerle feshedildiğini, başka bir bayiliğin alınmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili, kısmi dava açılamayacağını, davacı şirketin sözleşme hükümleri gereğince yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak, asıl davanın reddi ile karşı davada, müvekkil şirketin haklı sebeple sözleşmeyi sona erdirdiği tarihten, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar sözleşmenin konusu tedarik ve hizmetten elde edeceği net kârın yoksun kalınan kâr olduğu, bu bedel ile cezai şart ve müvekkilinin uğradığı manevi zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, yoksun kalınan kârın tespitine, 100.000 USD cezai şartın ve 10.000,00 TL manevi zararın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


