Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında 28/04/2015 tarihlinde Kurumsal Bayilik Sözleşmesi'nin imzalandığını, işbu dava, belirsiz alacak davası için gerekli şartlar oluşmadan açıldığından, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hem müspet zarar hem de menfi zarar talebinde bulunulamayacağından, davacı şirketin talep sonucunu netleştirmesi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili şirketler arasındaki sözleşme, sözleşmede belirlenen şartlar doğrultusunda usule uygun olarak feshedildiğinden yoksun kalınan kar talebinde bulunulamayacağını, sözleşmenin süresi, 10 yıl değil, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 1 yıldır ve birer yıllık periyodlarla ancak 5 yıla kadar uzayabileceğini, sözleşmenin fesih tarihi, davacı şirketin iddia ettiğinin aksine 24/10/2016 tarihi olduğunu, davacı şirketin, sözleşmenin imzalanmasının üzerinden 2 yıla yakın bir süre geçtikten sonra ve sözleşmesel yükümlülükler...
Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir....
malzemenin bomba gövde yapımı için uygun malzeme olmadığını söyleyebilmesi için taraflar arasında mutabık kalınan ve sözleşme eklerinde belirtilmiş başka bir malzeme olması durumunda kendilerine teslim edilen malzemenin farklı bir malzeme olduğu ve yapılacak işleme uygun olmayacağı iddiasında bulunabileceği, Mevcut şartlarda davalı tarafından davacı yana teslimi yapılan API SL/X52 PSL1 standardına uygun çelik malzemenin bu iş için uygun olmadığı ve ayıplı olduğunu iddia etmenin doğru olmadığı yönündeki bilirkişi heyeti raporu gözetilerek asıl davacının protokolü fesihte haksız olduğu kanaatine varılarakAsıl davanın yediemin ücretinden kaynaklandığı iddia edilen alacakla ilgili davacı tarafça başlatılan icra takibine itirazının iptali talebi ile asıl talep edilen zarar kaleminin ön sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı zararın tahsili mahiyetinde olduğu asıl davacının fesihte haksız olduğu gözetilerek menfi zarar talebi kapsamında talep edilen yediemin ücretinden kaynaklandığı iddia edilen...
TL munzam zarar davalarının kabulünü, devir konusu işin başka bir firmaya daha düşük bedelle devri suretiyle davalı-karşı davacı şirketi çok büyük miktarlarda maddi-manevi-müspet-menfi-munzam zararlara ve kar kaybına uğrattığını, davacı/karşı davalıdan tazmini ve işlemiş işleyecek ticari avans faiziyle tahsilini, aksi kanaatle davacının davasının kabulü varsayımında dahi davacı tarafın müvekkil şirketi uğrattığı zararlardan kaynaklı alacakları ve munzam zararı ile davacının talebinin takas-mahsup edilmesini talep etmişlerdir....
Noterliğine ait 22/03/2012 tarih ve 1942 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, davacı vekilinin davalılardan ... İnş. En. Tur. Tic. Ltd. Şirketi aleyhine açtığı menfi zararın tazminine ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının tapu iptal ve tescil talebinin kısmen kabulü ile; dava konusu ... İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 1059 ada 3 parsel, 50/390 arsa paylı mesken vasıflı, 1. kat, 3 no.lu bağımsız bölüm ile davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, aynı yer 50/390 arsa paylı, mesken vasıflı, 1. Kat, 4 no.lu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tesciline, aynı yer 50/390 arsa paylı, mesken vasıflı, 3. Kat, 7 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tesciline, davacının ... İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ......
davacı ve davalılar ... yönünden tarafların karşılıklı sulh olması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların iradelerinin karşılıklı fesihte uyuşması nedeniyle sözleşmenin geri yetkili olarak feshine, asıl davadaki tazminat talebi yönünden davacı tarafça hem müspet hem menfi zararlar talep edilmiş olmakla sözleşmenin feshi nedeniyle sadece menfi zarar kapsamında olan 844.032,00....
K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalının Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçundan cezalandırılmış olduğunu, müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, davalının açıkça kötü niyetli hareket ederek kendisine çıkar sağlamaya çalıştığını, haksız ve kötü niyetli icra takibi sebebiyle müvekkillerinin hesaplarına bloke konulmuş, evlerine hacze gidilmiş, maddi ve manevi olarak zarar görmüş olduklarını beyanla; dava süresince müvekkillerinin icra baskısı sebebiyle daha fazla zarar görmesinin ve olası mağduriyetinin önüne geçmek amacıyla İİK 72 gereği tedbiren icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine, davalı açık bir şekilde kötü niyetli olduğundan müvekkillerinin davalıya Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ......
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müspet zararın istenebilmesi için ancak davalının temerrüte düşmesi gerektiğini, oysa sözleşmeye aykırı davranan ve temerrüte düşen tarafın davacı olduğunu, bu nedenle menfi ya da müspet zarar adı altında alacak isteyemeyeceğini, iş ortaklığını oluşturan davacı şirketlerin taahhüt ettikleri ve tahsil için verdikleri çekleri gününde ödemediklerini ve temerrüte düştüklerini, davacıların ödemedikleri çekler için erteleme istediklerini ve karşılıksız kaşesi vurulmamasını istediklerini, davacıların ödemedeki temerrütlerinin şirket kayıtları ve şirket içi yazışmalar ile sabit olduğunu, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmasını istediklerini, sözleşmenin 8. maddesinde temerrütün düzenlendiğini, buna göre alıcının herhangi bir çek ve senedi gününde ödememesi durumunda diğer çek veya senetlerin de muaccel hale geleceğini, müvekkilinin, ödemede temerrüt oluşması nedeniyle “sonraki satışların ancak peşin ödeme karşılığı yapılacağını ya da ödeme çekleri...
maden hakkının devrini taahhüt ettiğini, diğer taraftan bu sözleşmenin uygulanmasını ve maden hakkının müvekkiline devrinin yapılmasını engellemek suretiyle başından beri kötü niyetle hareket ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet veren davacının dava değeri üzerinden %25’ine tekabül eden müvekkili vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir....
Sözleşmenin sona ermesinde kusursuz olan taraf kusurlu olan taraftan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararları da isteyebilir. Eldeki davada davalı-karşı davacı tarafından eser sözleşmesi feshedildiğinden davacıya yaptığı ödemeyi geri talep edebilir. Sebepsiz zenginleşme hükümleri esas olduğundan faiz başlangıç tarihi kural olarak temerrütün oluştuğu zenginleşme tarihi ise de borçlunun zenginleşmede iyi niyetli olması halinde temerrüte düşürüldüğü tarih itibariyle başlar. Davadan önce temerrüdün oluştuğu ispat edilmediğine göre en geç dava tarihi itibariyle faiz başlatılmalıdır. Dolayısıyla yerel mahkemenin davadan itibaren faize hükmetmesi yerindedir. Davalı-karşı davacı sözleşmeyi, davacı-karşı davalının kusuru ile haklı sebeple feshetmiştir. Bu durumda kusuru olmayan karşı davacı menfi zararını talep edebilir. Müspet zarar mahiyetindeki kira kaybını talep edemez....


