WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Noterliği’nin 19.01.2012 tarihli ihtarının keşide edildiğini, davalıların temerrüde düştüğünden bahisle; 4–5–6–7. katlardan seçilmek, güney batı cepheli olmak kaydıyla 2 adet dairenin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına kayıt ve tescilini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen 49.000,00 Euro ve 5.000,00 Euro ceza-i şartın (126.360,00 TL) sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, sözleşme konusu edimlerine yerine getirilmemiş olması nedeniyle uğramış oldukları her türlü zarar ve kaybın sözleşme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline karar istemiş, birleşen davada davacı vekili aynı talepleri yineleyerek arsa sahipleri davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Asıl davada ve birleşen davada davalılar,davanın reddini dilemiştir....

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların her ikisininde tacir olarak sözleşme yapmaları sebebi ile davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yapılan sözleşmenin ticari nitelikte olduğunu, tarafların tacir sıfatıyla sözleşme yaptıklarını, dolayısıyla ticari nitelikte olan sözleşmeye dayalı açılan davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini belirtelerek davanın usulden reddini savunmuş, dilekçede yazılı açıklamalar çerçevesinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, iptali istenen senetler ve sözleşmenin feshine karar verilmesini sözleşmeden kaynaklanan menfi ve tüm maddi ve manevi zararların tazmininden ibaret olduğu anlaşılmıştır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/353 KARAR NO : 2021/681 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 09/06/2021 KARAR TARİHİ: 23/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirket ile davalı yan her ikisinin de tacir olduğunu, müvekkili olduğu şirket ile davalı tarafın 4.552,74-€ karşılığı özel bir zemin kaplama malzemesinin tedariki ve satın alınması konusunda aralarında anlaştığını, davalı tarafın kendilerine gönderilen teklifi ve içeriğindeki sözleşmeyi kaşelediğini ve imzalayarak mail ile müvekkiline gönderdiğini, elektronik iletide de "konu bölümüne "sipariş onayı" şeklinde belirttiğini, daha sonra vermiş oldukları siparişleri iptal ettiklerini, sözleşmeyi fesh ettiklerini, bunun üzerine müvekkil şirket adına cezai şartın davalı -borçludan taraflarına yazılı...

Uyuşmazlık noktaları: Davalıların 12/02/2021 tarihli sözleşmeden dönmelerinin haklı nedene dayalı olup olmadığı, haklı nedene dayalı değilse davacının doğrudan zarar kapsamında maddi zarar, dolaylı zarar kapsamında mahrum kalının kar/ gelir ve manevi tazminat isteminde haklı olup olmadığı, bu tazminatların davacıya mı yoksa şirkete mi ödenmesi gerektiği, tazminat isteminde haklı ise tazminat miktarlarının tespiti noktalarında toplanmaktadır. 12/02/2021 tarihli...A.Ş'ne ait hisse devrine ve yeni hissedarlık yapısına ilişkin sözleşme alınıp incelendiğinde, satıcı ... ile alıcılar ... ..., ..., ... arasında imzalandığı, satıcının ... A.Ş'deki 2000 adet hissesini sözleşmedeki hüküm ve koşullara tabi olmak üzere alıcılara devretmeyi , alıcıların da hisseleri devir almayı kabul ve beyan ettikleri, sözleşmenin 1....

Sektörel reklamcı bilirkişi tarafından davacı reklamcının tam hizmet ajansının gerektirdiği hizmetleri verdiği ve sözleşmeye uygun davrandığı” yönündeki tespit dikkate alındığında, davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı bu nedenle davacının uğramış olduğu zararların tazmin edilmesi gerektiği yine davalının karşı davadaki taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağından sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi sonucu, oluşan bütün zararların, müspet ve menfi zarar kapsamında davalıdan talep edilebileceği kanaatine varılmıştır....

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir....

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...

Davacının rayiç bedele yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmekle kabulü gerekir. Öte yandan davacının bu müspet zararı yanında menfi zarar isteminde de bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak taraflar arasındaki sözleşmede davalı yan edimini yerine getirmemekle artık müspet zarar yanında aynı anda menfi zarar da istenmesi mümkün değildir. Sözleşme yerine gelse idi ancak o zaman eksik ya da geç yerine gelme nedeni ile uğranılan zarar istenebilecekti. Davacının kira alacağı ve cezai şarta ilişkin taleplerinin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddi gerekir....

UYAP Entegrasyonu